Gürlek: Klavye delikanlılığı yapan açık kimliğiyle yapacak

Adalet Bakanı Akın Gürlek sosyal medyada kimlik doğrulaması zorunluluğu ve avukatlara görüş sınırlaması düzenlemeleriyle ilgili konuştu.

Siyaset 20 Şubat 2026

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medyada kimlik doğrulaması zorunluluğu ve avukatlara görüş sınırlaması düzenlemeleriyle ilgili konuştu.

Gürlek daha önce “Sosyal medya hesaplarına girmek için hem kimlik doğrulama hem de cep telefonu doğrulama gerekecek” demişti.

İfade Özgürlüğü Derneği (İFÖD), 18 Şubat’ta düzenlemenin internette anonimliği yok ederek bireyleri ‘fişlenme’ korkusuyla otosansüre sürükleyeceği uyarısında bulunmuştu.

İFÖD, şöyle demişti: “Bir taraftan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı nezdinde yürütülen ’15 yaş altı çocuklara sosyal medyanın yasaklanması’ ve oyun platformlarına yönelik kısıtlayıcı düzenlemeler; diğer taraftan Adalet Bakanı Akın Gürlek’in sosyal medya hesaplarına ‘kimlik ve cep telefonu’ doğrulaması getirileceğini açıklaması, yapbozun parçalarını tamamlamaktadır. Amaç, çocukları korumak değil; herkesin izlendiği, fişlendiği ve denetlendiği devasa bir ‘Dijital Panoptikon’ inşa etmektir.”

‘Panoptikon’ İngiliz filozof Jeremy Bentham tarafından 1785’te ortaya atılan ve herkesin gözetlendiği ve denetlendiği bir düzeni tarif eden bir kavram.

Adalet bakanı dün düzenlemenin yürürlüğe girmesinden sonra Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) hesaplara süre tanıyacağını duyurmuştu.

Gürlek düzenlemeyle ilgili bu kez şunları söyledi:

“Yapılacak düzenlemeyle bir kişi sosyal medyada itibar suikastı yapıyorsa, açık kimliğiyle yapacak. Klavye delikanlılığı yapan açık kimliğiyle yapacak.

Bunun için bir geçiş süreci olacak. O süre içinde kişinin gerçek hesaba geçmesi gerekecek. Geçmiyorsa sahte hesaplar kapatılacak.

Bu, yurtdışından vatandaşlarımız için de geçerli olacak. Aynı şekilde pasaportla doğrulama olacak, cep telefonuna da bir doğrulama mesajı gelecek.”

Avukatlara görüş sınırlamasını ‘Hiçbir hak sınırsız değil’ diye savundu

Hükümetin bir diğer hedefi avukatların, müvekilleriyle görüşlerine sınırlama getirmek. CHP bunun İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasıyla ilgili olduğunu öne sürüyor.

Gürlek terör ve örgütlü suçları işaret ederek şöyle konuştu:

“Savunma hakkının ortadan kaldırılması ya da özünün zedelenmesi gibi bir yaklaşımımız kesinlikle söz konusu olamaz. Hiçbir hak sınırsız değildir.

Ceza infaz kurumlarında, somut ve ciddi güvenlik riski ortaya çıktığında kanuna dayalı, hakim kararıyla ve belirli sürelerle sınırlı bazı usuli tedbirler alınabilir. Bu, savunma hakkını kaldırmak değil, kötüye kullanımın önüne geçmektir.

Bir görüşme delillerin yok edilmesine ya da örgütsel talimat aktarımına araç haline geliyorsa hukuk devleti buna kayıtsız kalamaz. Terör ve örgüt suçlarında avukatların müvekkilleriyle görüşmesinde sıkıntı var.

Tutukluların suçluluğu henüz kesinleşmediğinden orada masumiyet karinesi var ancak avukatlarının örgütsel süreçlerin bir parçası olması, aynı şekilde içeriden aldığı talimatları da dışarı iletmesi hukuk devletinde kesinlikle kabul edilemez.

‘Her görüşmede uygulanacak diye bir şey yok’

Üzerinde çalışılan düzenlemeye göre, bu konuda somut şartlar aranacak yani bir kere mahkeme kararı olacak, ikincisi de somut bir tespit olacak. Böyle bir durum ortaya çıkarsa.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları da ‘Avukatla terör suçlarında ya da örgüt suçlarında hakim kararıyla somut delil olması durumunda yapılan kısıtlamalar makuldür’ diyor.

Bizim yasamızda bu konuda bir düzenleme olmadığından bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu anlattık. Bu illa yüzde 100 her görüşmede uygulanacak diye bir şey de yok.”

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.