Charles Darwin'in evrim teorisinin şekillendiği Galapagos adalarından Floreana'nın dev kaplumbağaları yok oluşlarından 150 yıl sonra doğal yaşam alanlarına geri bırakılıyor. 

Charles Darwin’in evrim teorisinin şekillendiği Galapagos adası Floreana’nın dev kaplumbağaları yok oluştan 150 yıl sonra doğal yaşam alanlarına geri bırakılıyor. 

Bilim insanları Galápagos Ulusal Parkı Müdürlüğü ve Galápagos Koruma Derneği işbirliğiyle yapılan bu çalışmayı kaplumbağa popülasyonun Dünya’nın ekolojik açıdan en farklı takımadalarından birine geri kazandırılmasında “önemli bir dönüm noktası” olarak tanımlıyor.

Aşırı avlanma ve istilacı türler popülasyonu bitirdi

NASA’dan yapılan açıklamaya göre, Floreana Adası’nda kaplumbağalar, balina avcılarının yoğun avlanması ve kaplumbağa yumurtalarını ve yavrularını yiyen domuzlar ve sıçanlar gibi yeni avcıların ortaya çıkmasıyla 1800’lerin ortalarından itibaren ortadan kayboldu. Kaplumbağalar olmadan ada değişmeye başladı. Oysa Galápagos’ta dev kaplumbağalar bitki örtüsünü otlayarak, yoğun bitki örtüsünün içinden yollar açarak ve adalar arasında tohum taşıyarak tarihsel manzaranın şekillenmesine yardımcı oluyordu.

Hibya Ajansı’nın haberine göre Washington’daki NASA Genel Merkezi’nde NASA Earth Action’ın Biyolojik Çeşitlilik ve Ekolojik Tahmin programının yöneticisi Keith Gaddis konuyla ilgili açıklamasında şöyle dedi:

“Bu NASA’nın Dünya gözlemlerinin fark yarattığı türden bir proje. Ortaklarımıza pratik bir soruyu yanıtlamalarında yardımcı oluyoruz: Bu hayvanlar sadece bugün değil, on yıllar sonra da hayatta kalma şansının en yüksek olduğu yer neresi olacak?”

Galápagos Ulusal Parkı Müdürlüğü ve koruma ortakları 20 Şubat’ta Floreana’daki iki bölgede 158 dev kaplumbağa serbest bıraktı. Galápagos Koruma Derneği’nin Bilim ve Koruma Başkan Yardımcısı ve projenin eş baş araştırmacısı James Gibbs “Bu kaplumbağaların adaya geri dönmesi çok önemli bir olay. Charles Darwin onları orada gören son kişilerden biriydi” dedi.

Bilim insanları 2000 yılında beklenmedik bir keşif yaptı. Gibbs ve diğer araştırmacılar Galápagos’un en yüksek zirveli Isabela Adası’nın kuzeyindeki Wolf Volkanı’nda bilinen diğer kaplumbağalara benzemeyen sıra dışı kaplumbağalar buldu.

DNA analiziyle soy bağı doğrulandı

Yaklaşık on yıl sonra adadaki mağaralarda ve müze koleksiyonlarında bulunan soyu tükenmiş Floreana kaplumbağalarının kemiklerinden alınan DNA bu kaplumbağaların Floreana soyundan geldiğini doğruladı ve o zamandan beri adaya geri dönmesi beklenen yüzlerce yavru üreten bir üreme programı başlatıldı. Araştırmacılar balina avcılarının muhtemelen bir asırdan fazla bir süre önce kaplumbağaları adalar arasında taşıyarak bu duruma yol açtığını düşünüyor.

Galápagos Ulusal Parkı Müdürlüğü Galápagos’ta 10 binden fazla kaplumbağa yetiştirip serbest bıraktı; bu, şimdiye kadar gerçekleştirilen en büyük yeniden vahşileştirme çabalarından biri. Ancak her ada farklı bir bulmaca sunuyor.

Adalar arasındaki mikroiklim kaplumbağaların rotasını belirliyor

Galápagos’taki bazı tepeler ve küçük dağlar bulutları engelliyor ve her daim yeşil bitki örtüsüyle serin ve nemli kalıyor. Diğerleri ise o kadar kuru ki, yağmurdan sonra yeşil bitki örtüsü sadece kısa bir süre görünüyor. Bu bölgeler aynı adada bulunduğunda, kaplumbağalar aralarında hareket ediyor ve bazı hayvanlar her yıl mevsimsel beslenme ve yuvalama alanları arasında kilometrelerce yol kat ediyor.

Gibbs “Kaplumbağalar için bu zor bir durum, çünkü onlar esaretten bu ortama getiriliyorlar. Yiyeceklerin nerede olduğunu bilmiyorlar. Suyun nerede olduğunu bilmiyorlar. Nerede yuva yapacaklarını bilmiyorlar. Onları koşulların zaten uygun olduğu bir yere yerleştirebilirseniz onlara çok daha iyi bir şans vermiş olursunuz.” dedi.