ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA), karanlık maddenin evren üzerindeki etkisi hakkında yeni ayrıntılara ulaştığını açıkladı. Bilim, evrendeki kütle çekimi etkisini yaratan ama bizim göremediğimiz bir 'karanlık madde' olduğuna inanıyor uzun süredir.

Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi NASA’dan bilim insanları, James Webb Uzay Teleskobu’ndan elde edilen verileri kullanarak, karanlık maddenin, şimdiye kadar üretilmiş en ayrıntılı ve yüksek çözünürlüklü haritalarından birini oluşturdu.

Nature Astronomy dergisinde yayımlanan makaledeki haritanın, görünmez, hayaletimsi maddenin yıldızları, galaksileri ve görebildiğimiz her şeyi oluşturan “normal” maddeyle nasıl örtüştüğü ve iç içe geçtiğini gösterdiği belirtildi.

Bilim insanları, Albert Einstein’ın genel görelilik ve kütle çekim teorisine göre hesap yaptıklarında, evrenin genişlemesini ve evrendeki toplam kütle çekimi etkisini izah edecek kadar kütle bulamıyorlar. Ama bu etki de var. Bundan hareketle, evrende bizim göremediğimiz, klasik anlamda elektro manyetik radyasyon yaymayan bir ‘karanlık madde’ ile ‘karanlık enerji’nin varlığına inanılıyor.

NASA bilim insanlarının dergideki açıklamasında, “Bu, Webb ile yaptığımız en büyük karanlık madde haritası ve diğer gözlemevleri tarafından yapılan herhangi bir karanlık madde haritasından 2 kat daha keskin” ifadesine yer verildi.

Açıklamada, daha önce karanlık maddenin “bulanık şekilde” görülebildiği, şimdi de “Webb’in inanılmaz çözünürlüğü sayesinde” evrenin görünmez iskeletinin çok ayrıntılı şekilde ortaya çıktığı kaydedildi.

Söz konusu makalede görüşlerine yer verilen Massey ve JPL astrofizikçisi Jason Rhodes, “Bu harita, karanlık madde olmasaydı, galaksimizde yaşamın ortaya çıkmasını sağlayan unsurlara sahip olmayabileceğimize dair daha güçlü kanıtlar sunuyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Karanlık madde haritası 2007’de yapılmıştı

Sextans takımyıldızında bulunan karanlık madde haritası, NASA’nın Hubble Uzay Teleskobu’ndan elde edilen veriler kullanılarak, Rhodes’un yönettiği proje kapsamında 2007’de yapılmıştı.

Bilim insanları, evren yaratılmaya başladıktan sonra karanlık maddenin daha önce kümelenmeye başladığını ve bu karanlık madde kümelerinin daha sonra normal maddeyi bir araya çekerek, yıldızların ve galaksilerin oluşmaya başlaması için yeterli madde içeren bölgeler yarattığını düşünüyor.