Türkiye’nin 2 bin kilometre menzilli balistik füze geliştirdiğini duyurması İsrail’de güvenlik gündeminin üst sıralarına çıktı. İsrailli analiz platformu Nziv, CENK programının bölgesel güç dengelerine etkisini mercek altına aldı. CENK’in, İsrail’i savunma planlamasında değişiklik yapmaya zorlayacağı belirtildi. Türkiye’nin 2026’da gelişmiş modelleri seri üretime geçirmesinin beklendiği kaydedildi.
Türkiye’nin 2 bin kilometre menzilli balistik füze geliştirdiğini bildirmesi İsrail’de CENK programının yakından takip edilmesine yol açtı. İsrailli Nziv platformu Türkiye’nin yeni balistik füzesini kapsamlı bir analizle ele aldı. CENK programının Türkiye’nin bağımsız caydırıcılık kapasitesini artırma hedefinde önemli bir aşamayı temsil ettiği ifade edildi. Analizde bu adımın Ankara’nın savunma alanında dışa bağımlılığı azaltma stratejisinin bir parçası olduğu bildirildi.
Nziv, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Batı’dan silah tedarikine bağımlılığı azaltma yönündeki politikasına dikkat çekti. Türkiye’nin özellikle İsrail ile İran arasındaki bölgesel mücadelenin arka planında Orta Doğu’da daha etkili bir aktör olmayı hedeflediği vurgulandı. CENK’in bu stratejik çerçevede geliştirildiği belirtildi.
2 bin kilometrelik menzilin Orta Doğu, Kuzey Afrika, Güney Avrupa ve Rusya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyayı kapsadığı bilgisi yer alan değerlendirmede, bu kapasitenin Türkiye’ye uzun menzilli caydırıcılık imkanı sağladığı açıklandı.
Türkiye’nin uçaklardan tanklara ve uzun menzilli balistik füzelere kadar geniş bir yelpazede üretim yapabilen güçlü bir yerli askeri sanayi kurmayı hedeflediği vurgulandı. ROKETSAN ve gibi şirketlerin bu süreçte öncü rol üstlendiği aktarıldı. Türkiye’nin savunma alanında teknolojik kapasitesini artırdığı ifade edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın amacın “kimsenin meydan okumaya cesaret edemeyeceği bir caydırıcılık seviyesine” ulaşmak olduğunu belirttiği hatırlatıldı. Analiz bu yaklaşımın uzun menzilli füze programlarına ivme kazandırdığını yazdı.
Platform ayrıca Türkiye’nin 2025 yılında hipersonik yeteneklere sahip TAYFUN Blok-4 füzesini tanıttığını bildirdi. Mach 5’in üzerindeki hızlara ulaşabilen bu kapasitenin dünyadaki mevcut savunma sistemlerini alt edebilecek yeteneklere sahip olduğuna dikkat çekildi.
Nziv Türkiye ile İsrail’in askeri olarak birbirine doğrudan tehdit oluşturmadığını, ancak gelişmenin Tel Aviv’deki güvenlik çevrelerinde endişe yarattığını kaydetti. Türkiye ile Tel Aviv arasındaki mesafenin yaklaşık 450–475 kilometre olduğuna dikkat çekildi. 2 bin kilometre menzilli bir füzenin Türkiye topraklarının herhangi bir noktasından fırlatılması halinde İsrail’in tamamını kapsayabileceği belirtildi.
Bu durumun İsrail üzerinde bir “balistik şemsiye” oluşturma potansiyeli taşıdığına yer verilen analizde güvenlik uzmanlarının, orta menzilli füzelerin bölgesel denklemi değiştirdiği yönünde uyarılarda bulunduğu bilgisi paylaşıldı.
İsrail’in kuzeybatıdan gelebilecek yeni bir tehdide karşı savunma sistemlerini uyarlamak zorunda kalabileceği kaydedildi. “Ok” ve “Davut Sapanı” gibi sistemlerin operasyonel planlamasında değişiklik yapılmasının gerekebileceği bildirildi.
Nziv siyasi gerilimler ve Türkiye’nin soykırım karşıtı tutumu nedeniyle CENK’in sahadaki güç dengelerini değiştirebilecek bir tehdit olarak algılandığını yazdı. Analizde uzun menzilli füze cephaneliğinin gelecekte siyasi veya askeri baskı aracı olarak değerlendirilebileceği yönündeki görüşlere yer verildi.
Türkiye’nin 2026 yılında gelişmiş füze modellerinin seri üretim aşamasına geçmesinin beklendiğini aktaran Nziv bu sürecin teorik kapasiteyi sahada operasyonel bir gerçekliğe dönüştürebileceği değerlendirmesini yaptı.
Orta menzilli balistik füze programı kapsamında geliştirilen CENK sistemi Roketsan tarafından tasarlanan ve orta menzilli balistik füze kategorisine giren bir platform olarak öne çıkıyor. Sistem yaklaşık 1000 km’yi aşan hedefleri vurma kapasitesiyle Türkiye’nin bugüne kadar üzerinde çalıştığı en uzun menzilli balistik füze olma potansiyeline sahip.
CENK, ROKETSAN’ın kısa menzilli TAYFUN ve taktik BORA sistemlerinin ardından daha ileri menzil ve stratejik etki sunmayı hedefleyen bir gelişme olarak dikkat çekiyor. CENK’in kompozit katı yakıtlı boost motoruna sahip olduğu, yüksek patlayıcı veya parçacık etkili harp başlığı taşıyabileceği ve GPS ile GLONASS destekli ataletsel navigasyon sistemine sahip olduğu belirtiliyor.
Bu tür sistemler menzil boyunca yüksek doğruluk sağlarken hedefe yaklaşırken manevra yapma kabiliyeti gibi gelişmiş güdüm yeteneklerini de içerebiliyor. Mobil treylerler üzerinde konuşlandırılması ve hipersonik hızlara ulaşabilme kapasitesi gibi özellikleri, CENK’i balistik sınıftaki orta menzilli sistemler arasında öne çıkarıyor.
