Pekin yüzyılın en büyük 'enerji hamlesini' sessizce tamamladı. ABD silah depolarının boşalmasını ve petrol krizini izlerken Çin 1.4 milyar varillik devasa rezerviyle dünyayı şoke etti.

Teorik olarak Orta Doğu’daki bir savaşın en büyük kaybedeni olması gereken Çin Washington’ın bölgedeki askeri ve diplomatik kaynaklarını tüketmesini stratejik bir avantaja dönüştürüyor. Enerji arzını güvence altına alan ve ABD’nin mühimmat depolarındaki boşalmayı yakından izleyen Pekin küresel güç rekabetinde kartları yeniden karıyor.

Hürmüz Boğazı’na olan bağımlılığına rağmen Çin olası bir ablukaya karşı “ihtiyatlı” bir hazırlık sürecini tamamlamış görünüyor.

Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü verilerine göre Pekin ocak ve şubat aylarında ithalatını %16 artırarak 1,3 ila 1,4 milyar varillik ucuz petrol rezervi oluşturdu. Bu miktar, ülkenin yaklaşık dört aylık dış bağımlılığını tek başına karşılayabiliyor.

Suudi Aramco’nun Yanbu üzerinden sevkiyatları kaydırması ve Rusya’nın günlük 300 bin varil ek arzı Pekin’in elini güçlendiriyor. Ayrıca yaptırımlara rağmen Malezya üzerinden gizlenen yoğun İran petrolü akışı “piyasa altı fiyatlarla” devam ediyor.

Çin’de elektrik nihai enerji tüketiminin %30’unu oluşturuyor. Bu oran hem ABD hem de AB ortalamasının üstünde. Ulaşımdaki elektrifikasyon petrol fiyatlarındaki dalgalanmaların üretim maliyetlerine yansımasını yavaşlatarak Çin mallarına küresel piyasada “haksız” bir rekabet avantajı sağlıyor.

Washington’ın İran ve müttefiklerine karşı harcadığı Tomahawk, Patriot ve THAAD füzeleri ABD savunma sanayisini zor bir ikilemle karşı karşıya bırakıyor. ABD boşalan silah depolarını doldurmak için üretim kapasitesini artırmaya çalışırken ironik bir şekilde Çin’den ithal edilen kritik minerallere bağımlı. Uzmanlar 21. yüzyıl savaşlarının 20. yüzyıl tedarik zincirleriyle yürütülemeyeceğini vurguluyor. Pekin, Trump yönetimiyle yapılacak olası ticaret müzakerelerinde bu “hammadde bağımlılığını” masada koz olarak tutuyor.

Trump yönetiminin Orta Doğu operasyonları ABD’nin geleneksel müttefikleri arasında güven bunalımı da yarattı. Politico tarafından yapılan son araştırmalar Almanya, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerde halkın Çin’i yapay zeka ve ileri teknolojide ABD’den daha “güvenilir ve stabil” bir ortak olarak görmeye başladığını ortaya koyuyor. ABD Orta Doğu’ya odaklanmışken Pekin, Pasifik ve Arktik okyanuslarında deniz tabanını haritalandırarak olası bir denizaltı savaşı için “asimetrik avantaj” peşinde koşuyor.