ABD Başkanı Donald Trump yönetimi bölgedeki askeri varlıklarını artıracak bir adım daha attı. Pentagon, 2 bin 500 deniz piyadesinden oluşan 911 gücünü İran'a yapılacak operasyon için Japonya'dan yola çıkardı.

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, bölgedeki askeri varlıklarını önemli ölçüde artıracak bir adım attı. Pentagon, 2 bin 500 deniz piyadesinden oluşan “911 gücü” isimli seçkin birliğin Japonya’dan Orta Doğu’ya yeniden konuşlandırılması emrini verdi. 911’in, ABD kara birliklerinin kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı çevresinde düzenlenecek bir kara operasyonuna öncülük edeceği öne sürüldü. Elit askerlerden oluşan kuvvetin İran’ın kontrolündeki boğazın yeniden açılması operasyonunda kilit rol oynayacağı belirtildi. 

ABD Donanması’nın 911 görev gücü 31. Deniz Piyade Sefer Birliği’nin (MEU) bir parçası. Birlik amfibi kara ve hava muharebesi ile lojistik destek konusunda uzmanlaşmış hızlı bir müdahale gücü olarak biliniyor. Japonya’nın güneyindeki Okinawa adasında konuşlanan birlik, yüzer üslerden faaliyet gösterebiliyor. Bu sayede, çatışma bölgesine yakın bir konumda beklerken kıyıdan uzakta kalabiliyor.

ABD’de “911 gücü” olarak anılan MEU’lar, savaş hazırlık seviyelerinin yüksekliğiyle tanınıyor. Washington bu birlikleri daha önce 2001’deki Afganistan işgali gibi çatışmalarda sahaya sürmüştü. ABD’li yetkililer yeni misyonun niteliği hakkında henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak birliğin Basra Körfezi’ne tek giriş noktası olan Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü yeniden sağlamakla görevlendirileceği tahmin ediliyor.

Dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı, 28 Şubat’ta başlayan çatışmalardan bu yana yoğun çatışmalara sahne oldu. Tahran yönetiminin boğazı ABD ve İsrail’e kapatma kararı, bölgede gemi trafiğini neredeyse durma noktasına getirdi. Hürmüz krizi, küresel ekonomide büyük bir kargaşaya ve petrol fiyatlarında ciddi artışlara yol açtı.

Her bir Deniz Piyade Sefer Birliği (MEU), farklı unsurlardan oluşan karma bir yapıya sahip. Birliğin bünyesinde piyade, zırhlı araçlar ve topçu birliklerinden oluşan bir kara muharebe unsuru bulunuyor. Bunun yanı sıra helikopterler ve F-35B gibi savaş uçaklarından oluşan bir havacılık grubu ile lojistik ve komuta ekipleri de yer alıyor. 31. MEU ayrıca, gemilerdeki elektronik karıştırma araçları sayesinde insansız hava araçlarına karşı mücadele konusunda da deneyimli.

Orta Doğu’ya konuşlanacak 2 bin 500 deniz piyadesi USS Tripoli gemisiyle hareket ediyor. Gemiye genellikle USS New Orleans ve USS San Diego adlı 2 amfibi nakliye gemisi eşlik ediyor. USS Tripoli çok sayıda F-35B savaş uçağı, MV-22 Osprey ve çeşitli helikopterler taşıyor. Gemi, deniz ve kara saldırıları için “Lightning Carrier” (Yıldırım Taşıyıcı) olarak görev yapabilecek şekilde dönüştürülebiliyor. Diğer gemiler ise kara çıkarma operasyonları için topçu birlikleri ve amfibi hücum araçları taşıyor.

Naval News’in tahminlerine göre birlik geçen hafta Filipin Denizi’nde faaliyet gösteriyordu. Uzmanlar 911’in Hürmüz Boğazı’na ulaşmasının 10 ila 15 gün sürebileceğini hesaplıyor. Trablus’taki Amfibi Hazırlık Grubu, bölgede hali hazırda konuşlu bulunan USS Gerald R Ford ve USS Abraham Lincoln uçak gemilerine katılacak.

31. Deniz Piyade Sefer Birliği’nin yeniden konuşlandırılması Orta Doğu’daki acil ihtiyacı karşılarken Pasifik bölgesinde bir boşluk yarattı. Bu hamle Tayvan ve Güney Kore’yi de kapsayan bölgeyi hızlı müdahale gücünden mahrum bıraktı. daha önce de THAAD füze savunma sistemine ait füzeleri ve fırlatma rampalarını Güney Kore’den Orta Doğu’ya taşımıştı. Karar, Pasifik’teki müttefiklerin hem Çin hem de Kuzey Kore’den gelebilecek saldırılara karşı savunmasız kalabileceği endişesine yol açtı.