Suriye’den Irak’a nakledilen IŞİD tutuklularından biri ABD’nin yargılamak istediği Türk-Alman vatandaşı Yunus Emre S.. Bingazi saldırısından ve Türkiye'ye dönüp kurduğu şirketle 2016'da İHA temin etmekten sorumlu tutuluyor.

ABD’nin özellikle yargılamak istediği Türk-Alman vatandaşı Yunus Emre S.’nin Suriye’den Irak’a nakledilen IŞİD tutukluları arasında bulunduğu bildirildi. Washington Bingazi saldırısı ve İHA temini suçlamalarıyla Yunus Emre S.’nin iadesini talep ediyor.

DW’nin Almanya’nın kamu yayıncısı ARD’ye bağlı haber portalı tagesschau.de’nin özel haberine göre Suriye’den Irak’a nakledilen IŞİD’li tutuklular arasında ABD’nin uzun süredir yargılamayı istediği Alman ve Türk vatandaşı Yunus Emre S. de var.

Köln yakınlarındaki Brühl semti doğumlu Yunus Emre S. 2012 yılında Libya’nın Bingazi kentindeki ABD Konsolosluğuna düzenlenen saldırıya katılmakla suçlanıyor. El Kaide bağlantılı Ensar el-Şeria grubunun üstlendiği saldırıda aralarında iki CIA ajanı ve ABD’li büyükelçi John Christopher Stevens’in olduğu dört ABD’li hayatını kaybetmişti. ABD Yunus Emre S.’yi bu nedenle 2018 yılında yaptırım listesine almıştı.

Suriye’de yakalanmasının ardından Fırat Haber Ajansı ANF’nin söyleşi yaptığı Yunus Emre S. 2012 yılında eylemi gerçekleştiren hücreye üye olduğunu itiraf etmişti. IŞİD’e 2013’te katılan, 2017 sonunda da Suriye’de yakalanan Yunus Emre S. kısa süre önce Irak’a nakledilene kadar Suriye’de hapishanede tutuluyordu.

ABD uzun süredir Avrupalı hükümetlere vatandaşlarını geri almaları ve yargılamaları çağrısını yapıyor. Ancak Alman hükümeti lojistik zorlukları, güvenlik riskini ve kamuoyundaki endişeyi gerekçe göstererek buna yanaşmıyor. ABD, 2020 yılında da Berlin’e Yunus Emre S.’yi kendilerinin yargılayıp yargılayamayacağını sormuş, buna da olumlu cevap alamamıştı. Alman hükümeti Federal Başsavcılığın S. hakkında zaten soruşturma yürüttüğü ve Kölnlü IŞİD’liyi kendilerinin cezalandırabileceği cevabını vermişti. Ancak Almanya Suriye’de hapishanede tutulan hiçbir ‘radikal İslamcıyı’ ülkeye geri getirmeye yanaşmadığından Yunus Emre S. de Demokratik Suriye Güçleri’nin (SDG) kontrol ettiği hapishanelerde kaldı.

1991 Köln Brühl doğumlu Yunus Emre S. “IŞİD içinde önemli bir lojistikçi” ve “örgütün insansız hava aracı (İHA) teminatçısı” olarak tanınıyordu. ABD Hazine Bakanlığı 2018 yılında IŞİD’e insansız hava aracı sağlamakla suçlanan üç kişiyi kara listeye aldığında onlardan biri de Yunus Emre S. idi.

Bakanlık Yunus Emre S.’nin 2015 yılında Türkiye’de “Profesyoneller Elektronik” şirketini kurduğunu, şirketi vasıtasıyla IŞİD’e İHA için gerekli teçhizatı sağladığının saptandığı gerekçesiyle onu yaptırım listesine aldığını duyurmuştu. “Profesyoneller Elektronik”in “İHA’larla ilgili teçhizat tedariği için IŞİD’e paravan şirket olarak hizmet ettiği” belirtilmiş, söz konusu şirketin sadece 2016 yılının ilk yarısında IŞİD’e 500 bin dolarlık insansız hava aracı malzemesi sağladığı ileri sürülmüştü.

Örgüt içinde “Ebu Dua” olarak adlandırılan Yunus Emre S. ANF’yle söyleşide Köln’de doğup büyüdüğünü, hiçbir mesleği olmadığını, 2010 başlarında Almanya’da popüler olan “radikal İslamcı” vaiz Pierre Vogel’in videolarından etkilendiğini, kendisine El Kaide lideri Usame bin Ladin’i rol model aldığını anlatmıştı.

IŞİD’e katılımı da o dönem yine Almanya’da da popüler olan Avusturya doğumlu Mohamed Mahmoud aracılığı ile gerçekleşti. Yunus Emre S. kardeşi ve eşiyle birlikte Mısır’a giderek hakkında yakalama kararı çıkması üzerine Avrupa’dan Mısır’a kaçan Mahmoud ile bağlantı kurdu. Kahire’de iki ay kaldıktan sonra Libya’ya geçen Yunus Emre S. daha sonra Türkiye’ye giderek Hatay üzerinden IŞİD’e katıldı.

Yunus Emre S. Mohamed Mahmoud’un onları Suriye’ye kaçırma şartının El Nusra’ya katılmak olduğunu, Suriye’ye gittiklerinde Türkiye sınırına yakın bir bölgede önce askeri eğitim aldıklarını da aktarıyor. S. yine kendi ifadelerine göre 2013 yılında farklı grupların çatışma döneminde hamile olan o zamanki eşiyle Türkiye’ye geçti. Bir süre sonra eşi Almanya’ya dönerken S. üç yıl boyunca Türkiye’de kaldı.

“O dönem Antalya’da Ukraynalı kız arkadaşımla lüks bir yaşam tarzım vardı” diyen S. ile kardeşinin 2013 sonundan itibaren IŞİD ve müttefiklerine silah aksesuarları ve ekipman sattıkları iddia ediliyor. Kardeşlerin ayrıca Türkiye üzerinden silahlar için dürbünler ve İHA’lar temin ettiği, Mart 2017’de Yunus Emre S.’nin Hatay’ın batısındaki bir sınır kapısından Rakka’ya geçtiği, 25 Kasım 2017’de de yakalandığı ifade ediliyor. Kardeşi İsmail S.’nin akıbeti konusunda ise bilgi yok.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı Suriye’deki IŞİD mensuplarının Irak’a naklinin 12 Şubat 2026 gecesi tamamlandığını bildirmişti. CENTCOM’dan yapılan yazılı açıklamada, 21 Ocak’ta başlayan ve 23 gün süren süreçte 5 bin 700’den fazla IŞİD mensubu erkeğin Irak’a nakledildiği belirtilmişti.

Alman güvenlik birimleri ve Dışişleri Bakanlığı Irak’a nakledilen IŞİD’liler arasında kaç Alman vatandaşı olduğunu saptamaya çalışırken Irak makamları bu sayının 27 olduğundan yola çıkıyor. Suriye’de son olarak IŞİD ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle tutulan 40’tan fazla Alman vatandaşı bulunduğu tahmin ediliyor. Bunlar arasında kaçının Türkiye kökenli veya çifte vatandaş olduğu ise belirsiz.

Almanya Suriye’de tutulan IŞİD üyelerinin ülkeye getirilmesine ve burada yargılanmasına karşı çıkıyor. Berlin bu konuda güvenlik endişesini gerekçe gösteriyor.

Ayrıca çoğu on yıldan fazladır orada olan tutukluların Almanya’ya getirilmesi ve yargılanması halinde Suriye’deki tutukluluk süresinin Almanya’da alacakları cezadan mahsup edilebileceği, orada hapiste geçen bir günün Almanya’da verilecek cezadan üç gün olarak düşülmesi endişesi siyasette ve kamuoyunda yankı buluyor. Frankfurt Eyalet Yüksek Mahkemesi daha önce bir vakada bu yönde karar vermişti.

Almanya’dan Irak ve Suriye’ye giderek oradaki örgütlere katılanlara dair kesin güncel sayılar bulunmuyor. Alman hükümetinin Şubat 2023’te yöneltilen bir soru önergesine verdiği cevapta, bu sayının bin 150’den fazla olduğu belirtildi. Giden yüzde 25’inin kadın olduğu kaydedildi. Gidişlerin 2011’de başladığı, en yüksek katılımın 2013-2015 yıllarında kayda geçtiği bildirildi.

Almanya’dan Suriye ve Irak’a giderek IŞİD ve El kaide ile onlara yakın örgütlere katılanların yüzde 25’ini kadınlar ve genç kızlar oluşturdu. Almanya’dan Suriye ve Irak’a giderek IŞİD ve El kaide ile onlara yakın örgütlere katılanların yüzde 25’ini kadınlar ve genç kızlar oluşturdu

Gidenlerin yüzde 65’inin IŞİD, El Kaide veya onlara yakın örgüte katıldığı, yarıdan fazlasının Alman olduğu açıklandı. Bu grupta çifte vatandaş olanlar da yer alıyor. Alman ve çifte vatandaşlar dışında ikinci en büyük grubu 152 ile Türk vatandaşları oluşturdu. Geri kalanların da 25 ayrı ülke vatandaşı oldukları belirtildi.

Almanya, Suriye hapishanelerinde tutulan IŞİD ve benzeri örgüt üyelerini getirmeyi reddetse de Suriye’den IŞİD saflarında bulunup da Kürt kamplarında tutulan durumu kritik 27 kadın ile 80 çocuk ve genç Almanya’ya getirildi.