Suriye’de rejim güçleri ile SDG arasındaki çatışmalarda 4 günlük ateşkes ilan edildi. Bu sürede SDG’nin ve onun arkasındaki ana güç olan PKK’nın Şam tarafından önerilen 14 maddelik anlaşmayı kabul etmesi beklenecek.
Ancak ateşkesten daha önemlisi, Amerika Birleşik Devletleri’nin Suriye’de taraf değiştirmesi ve PKK’nın bu ülkedeki uzantısı olan YPG’yi desteklemekten açıkça vazgeçtiğini söylemesi oldu. Hatta Amerikan Başkanı Trump ‘Onlara çok paralar verdik ama onlar yaptıklarını zaten bizden çok kendileri için yapıyordu’ dedi.
ABD ile PKK/YPG’nin Suriye’deki iş birliği 2014 yılında bu örgütün Irak Şam İslam Devleti (IŞİD veya Arapça kısaltmasıyla DEAŞ) ile savaşıyor olmasıyla başlamıştı. ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon DEAŞ’ı havadan vururken PKK/YPG de karada bu örgütle savaşmış ve DEAŞ geriletilmiş, hatta neredeyse yok olma noktasına gelmişti.
Savaşın ardından PKK/YPG, sayıları 10 bini aşam DEAŞ’lıyı ve onların ailelerini hapishanelere atmış ve bu hapishanelerin korumasını üstlenmişti. Suriye’de ne zaman PKK/YPG ile Türkiye veya Suriyeli güçler arasında çatışma yaşansa PKK/YPG her seferinde bu cezaevlerinin güvenliğinden söz ediyor, içerdeki mahkumların kaçabileceğini söylüyor ve Batıyı böyle korkutuyordu. Cezaevlerinde Batı Avrupa kökenli çok sayıda isim de bulunuyor ve bu ülkeler kendi vatandaşlarını geri almak istemiyor.
Ancak Suriye’de son bir haftadır yaşanan çatışmalarda PKK/YPG bu kartı kullanamadı. Rakka kentinde bir cezaevindeki 120 kadar DEAŞ tutuklusu kaçtı veya bir iddiaya göre PKK/YPG tarafından serbest bırakıldı. Suriye ordusu onların 90’ını ilk gün, geri kalanını ise izleyen günlerde yakaladı. Dün Amerikan Başkanı Donald Trump bile bu yakalamalardan ötürü Suriye ordusunu kutladı, PKK/YPG’den söz etmedi.
Haritada SDG’nin kontrol ettiği bölge her gün biraz daha küçülüyor.
Barack ilan etti: Artık YPG ortağımız değil
Dünün en önemli açıklaması ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Başkan Trump’ın Suriye Özel Temsilcisi Tom Barack’tan geldi. Barrack açık açık artık Suriye’deki ‘ortaklarının YPG olmadığını’ söyledi, DEAŞ’a karşı mücadelede Suriye ordusuyla iş birliği yapacaklarını duyurdu.
Barack’ın bu çok önemli açıklamasının tam metni şöyle:
“Suriye’de Kürtler için şu anda en büyük fırsat, başkan Ahmed Şara liderliğindeki yeni hükümetçe yürütülen Esad sonrası geçiş sürecinde yatıyor. Yurttaşlık hakları, kültürel güvenceler ve siyasi katılım eşliğinde birleşik bir Suriye devletine tam entegrasyona giden bir yol var. Birçok Kürdün devletsizlik, dil kısıtlamaları ve sistemsel ayrımcılığa tabi tutulduğu Beşar Esad rejiminde yukarıda sayılanların hiçbiri söz konusu bile değildi.
ABD’nin Suriye’nin kuzeydoğusundaki askeri varlığının gerekçesi IŞİD’le mücadelede güç birliğiydi. Kürtlerin öncülük ettiği SDG, 2019’a kadar IŞİD’in halifeliğini yenilgiye uğratmada en etkili ortağımızdı. Binlerce IŞİD mensubu ve aile bireyini yakalayıp Hol ve Şaddadi gibi hapishanelerde ve kamplarda tuttular. O dönemde işbirliği yapılabilecek işlevsel bir merkezi Suriye devleti yoktu. Esad rejimi zayıflamıştı, tartışmalıydı ve İran ve Rusya’yla ittifakı nedeniyle IŞİD’e karşı güvenilir bir ortak değildi.
Bugün durum köklü biçimde değişmiş durumda. Artık Suriye’de, 2025’in sonlarında -90’ıncı üye olarak- Küresel IŞİD’le Mücadele Küresel Koalisyonu’na katılmış, tanınan, yönünü Batı’ya ve ABD’yle terörle mücadelede işbirliğine çevirmiş merkezi bir hükümet var. Bu, ABD-SDG ortaklığının temelini da sarsıyor: SDG’nin IŞİD karşıtı başat güç rolü artık büyük ölçüde miyadını doldurmuş bulunuyor. Çünkü Şam artık IŞİD hapishaneleri ve kamplarının denetimi dahil güvenlik yükümlülüklerini üstlenmeye hem istekli hem muktedir.
Son gelişmelerin işaret ettiği gibi ABD halihazırda etkin biçimde söz konusu geçiş sürecini ilerletmeye odaklanmıştır, SDG’nin rolünü uzatmaya değil.
Bu bağlamda:
* Geçiş dönemi anlaşmasına varılıp takvim dahilinde ve barış içinde uygulanabilmesi için Suriye hükümeti ve SDG’yle yoğun istişareler yürüttük. Anlaşma 18 Ocak’ta imzalandı.
* Anlaşma SDG güçlerinin ulusal orduya entegrasyonunu (bireysel olarak ki bu hala en ihtilaflı konulardan biri), belli başlı altyapıyı teslim etmesini (petrol sahaları, barajlar, sınır noktaları vb.) ve IŞİD hapishane ve kamplarının denetimini Şam’a devretmesini öngörüyor.
ABD’nin Suriye’de uzun süre askeri varlık bulundurmak gibi bir niyeti yok. Önceliği IŞİD kalıntılarının yenilmesi, geçmişin izlerinin silinmesi, ayrılıkçılık ya da federalizmden uzak durulup ulusal bütünlüğün sağlanması.
Bu, Kürtler için eşsiz bir pencere açıyor: Yeni Suriye devletine katılım demek eksiksiz yurttaşlık hakları (devletsiz bırakılmışlar dahil), Suriye’nin bütünleyici bir parçası olarak tanınma, Kürt dili ve kültürüne (Kürtçe eğitim, Nevruz’un milli tatil ilanı vb.) anayasal güvence ve SDG’nin iç savaş kargaşasındaki yarı özerkliğinin çok ötesinde bir boyutta yönetişime katılım demek.
Riskler (kırılgan ateşkesler, zaman zaman çatışmalar, köktencilerden yana kaygılar ya da bazı aktörlerin geçmişin yaralarını deşme isteği gibi) bulunsa da ABD Kürtlerin hakları ve IŞİD’le mücadelede işbirliği için bastırıyor. Alternatifi, yani bitmek bilmez bir ayrışma, istikrarsızlığa ya IŞİD’in küllerinden doğmasına yol açabilir. ABD diplomasisinin desteğini almış bu entegrasyon, uluslararası tanınırlığı bulunan bir Suriye ulus-devleti bünyesinde kalıcı haklar ve güvenlik elde etmek için Kürtlerin bugüne kadarki en iyi şansı.
ABD Suriye’de şu iki noktaya odaklanmış bulunuyor:
1- IŞİD’lilerin tutulduğu ve halen SDG’nin korumasında bulunan hapishanelerin güvenliğinin sağlanması
2) SDG ile Suriye hükümeti arasında SDG’nin barışçıl entegrasyonunu ve Kürtlerin tarihte görülmemiş biçimde siyasi düzlemde tam Suriye yurttaşlığına geçişini sağlayacak görüşmelerin ilerletilmesi…“
Trump-Erdoğan Suriye konuştu
ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye’nin ön planda olduğu bir telefon görüşmesi yaptı.
Trump bu görüşmenin yapılacağını Beyaz Saray’daki basın toplantısında duyurdu.
Trump gazetecilere “Çok sevdiğim, çok beğendiğim Cumhurbaşkanı Erdoğan ile çok önemli bir görüşmem var” dedi.
İsviçre’nin Davos kentine gitmek için Beyaz Saray’dan ayrılırken de gazetecilerin sorularına, “Çok güzel bir görüşmeydi” yanıtını verdi ama detaya girmedi.
Görüşmeyi Türkiye kamuoyuna Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı duyurdu.
Buna göre Erdoğan görüşmede Suriye’nin toprak bütünlüğünün Türkiye için önemini vurguladı.
Görüşmede IŞİD’lilerin tutulduğu cezaevlerinin konuşulduğu da kaydedildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze Barış Kurulu’na daveti nedeniyle ABD Başkanı Trump’a teşekkür ettiği de belirtildi.
Trump, Suriye’deki durum için ne dedi?
Beyaz Saray’daki basın toplantısında Trump, Suriye’deki son gelişmelere dair soruları da yanıtladı.
“Suriye’de iyi bir iş çıkardığını” savunan Trump, 19 Ocak’ta Ahmed Şara ile yaptığı görüşmede IŞİD tutuklularının durumunu konuştuklarını söyledi.
On binlerce IŞİD tutuklusu halen Kürt silahlı güçlerin kontrolündeki cezaevlerinde bulunuyor.
Suriye yönetimi bu cezaevlerinin kontrolünü almak istiyor.
Şara’nın çok çalışkan, güçlü ve sert biri olduğunu belirten Trump, “Öylesi bir yerde [Suriye] temiz bir çocuğu göreve getirip, bir şeyler başarmasını bekleyemezdiniz” dedi.
Trump, daha sonra “Kürt müttefiklerinin ABD tarafından terk edilmiş hissedip hissetmeyeceği” sorusuna ise şöyle yanıt verdi:
“Kürtleri seviyorum. Onlara muazzam paralar ödendi. Petrol ve başka şeyler verdik. Bunu bizim için yaptıklarından daha fazla kendileri için yapıyorlardı. Ama Kürtlerle iyi anlaşıyoruz ve Kürtleri korumaya çalışıyoruz.”Suriye’nin kuzeydoğusundaki çatışmalar geçiş dönemi devlet başkanı Ahmed Şara ile Abdi arasında 19 Ocak’ta gerçekleşen görüşmenin olumsuz sonuçlanması sonrası yeniden alevlenmişti.
Dört günlük ateşkes devreye girdi
Suriye Savunma Bakanlığı, entegrasyon için YPG/SDG’ye tanınan 4 günlük süre çerçevesinde ateşkes ilan edildiğini duyurdu.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, YPG/SDG ile varılan son mutabakat kapsamında, TSİ 20.00’den itibaren geçerli olmak üzere tüm askeri operasyon bölgelerinde 4 gün süreyle ateşkes ilan edildiği belirtildi.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, ateşkesin uygulanmaya başlandığı belirtildi.
Açıklamaya göre mutabakat sağlanan maddeler şu şekilde:
“- SDG’ye, bölgelerin fiilen entegrasyonuna ilişkin ayrıntılı bir plan hazırlanması ve istişarelerin tamamlanması için 4 gün süre tanındı.
– Mutabakat sağlanması halinde, Suriye ordusu Haseke ve Kamışlı kent merkezlerine girmeyecek, birlikler şehirlerin çevresinde konuşlanacak. Haseke vilayetinin ve Kamışlı kentinin barışçıl entegrasyonuna ilişkin takvim ve ayrıntılar daha sonra ele alınacak.
– Suriye askeri güçleri, Kürt köylerine girmeyecek, bu köylerde yerel halktan oluşan yerel güvenlik güçleri dışında silahlı unsur bulunmayacak.
– Sayın Mazlum Abdi, örgüt içinden Savunma Bakan Yardımcılığı ve Haseke Valiliği için birer aday, Halk Meclisi’nde temsil edilecek isimler ve devlet kurumlarında istihdam edilmek üzere personel listesi sunacak.
– SDG’ye bağlı tüm askeri ve güvenlik unsurlarının Savunma ve İçişleri bakanlıkları bünyesine entegre edilmesi hususunda anlaşma sağlandı. SDG’ye bağlı sivil kurumlar da Suriye hükümetinin idari yapısına entegre edilecek.
– Cumhurbaşkanlığı, Kürtlerin dilsel ve kültürel hakları ile vatandaşlık haklarına ilişkin 13 sayılı kararnamenin uygulanacağını, bunun da ulusal ortaklık temelinde, tüm bileşenlerinin haklarının güvence altına alındığı birleşik ve güçlü bir Suriye inşa edilmesine yönelik ortak bir bağlılığı yansıttığını bildirir.”
YPG/SDG’den yapılan açıklamada da “Ateşkese tam bağlıyız.” ifadeleri kullanıldı.
BM ateşkesi memnuniyetle karşıladı
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Sözcüsü Farhan Haq, günlük basın toplantısında soruları cevapladı.
Suriye Savunma Bakanlığının, hükümet ile YPG/SDG arasında sağlanan mutabakat kapsamında ilan edilen 4 günlük ateşkesin yürürlüğe girdiğini duyurması hakkında Haq, “Açıkçası eğer sahada şiddeti durduracak bir anlaşma varsa, bu memnuniyetle karşılanacak bir gelişme olur.” ifadesini kullandı.
Süleyman Şah Türbesi arazisi Suriye kontrolüne geçti
Suriye ordusu, Karakozak mevkinde ateşkes öncesinde kontrolü sağladı
Öte yandan Suriye ordusu, ateşkesin yürürlüğe girmesinden hemen önce 19.00 sularında, Süleyman Şah Türbesi arazisinin bulunduğu Karakozak mevkini örgütten kurtardı.
Suriye ordusu gündüz saatlerinde, Halep’e bağlı Ayn el-Arab (Kobani) ilçesinin güney kesimlerinde örgüt unsurlarıyla şiddetli çatışmaların ardından Sırrin beldesine girerek ilerleme kaydetmişti.
Fırat Nehri’nin batısındaki ordu güçlerinin, nehrin karşı tarafında tepelik alanda yuvalanan teröristlerin açtığı yoğun ateş nedeniyle köprüyü geçememesinden ötürü Suriye ordusu Sırrin cephesindeki ilerleyişini hızlandırdı.
Sırrin’den kuzeydeki Ayn el-Arab ilçesi yönüne ilerleyen ordu, Karakozak köyünün bulunduğu mevkiyi çevirdi.
Bölge, Şam yönetimi ile örgüt arasında 20.00’de yürürlüğe giren ateşkesten hemen önce 19.00 sularında Suriye ordusunun hakimiyetine girdi.
SDG’nin köprü çevresi ve Süleymah Şah Türbesi arazisini yoğun şekilde mayınlamış olması nedeniyle arazinin içine henüz girilemedi.
Barzani’den ateşkese destek
Öte yandan Suriye Cumhurbaşkanı Ahmet Şara, KDP lideri Mesut Barzani ile bölgedeki son gelişmeleri bir kez daha görüştü. Görüşmede, bölgedeki son gelişmelerin yanı sıra “istikrar ve güvenliğin güçlendirilmesinin yolları” konusu ele alındı.
Şara, görüşmede “Kürtlerin ulusal, siyasi ve medeni hakları dahil olmak üzere tüm haklarının korunduğunu” vurguladı.
Barzani ise Şam yönetimi ve YPG/SDG arasındaki Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması’na desteğini dile getirdi.
Açıklamada tarafların “bölgede barış ve güvenliğin sağlanması, ihtilafların herkesin yararına olacak şekilde çözülmesi için koordinasyon ve istişarenin sürdürülmesi konusunda mutabık olduğu” ifade edildi.
