Trump yönetiminin dikkatleri Epstein soruşturmasından uzaklaştırmak için İran'a operasyon düzenlediği iddiaları konuşuladursun, ABD'de pefodil iş insanının mağdur ettiği kadınlar anlatmayadevam ediyor.

Trump yönetiminin dikkatleri Epstein soruşturmasından uzaklaştırmak için İran’a operasyon düzenlediği iddiaları konuşuladursun ABD’de pefodili iş insanının mağdur ettiği kadınlar yaşadıklarını anlatmaya devam ediyor. Bir kadın Epstein’in ‘asistanı’ sıfatıyla yıllarca istismar edildiğini anlatırken bir diğeri de Epstein’in kendisini bir diğer taciz failine, Mısırlı iş insanı Mohamed Al Fayed’e gönderdiğini açıkladı…

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail, 28 Şubat’ta İran’a operasyon başlattığında saldırıların zamanlaması hayli gündem olmuştu. Bazı haberlerde, operasyonun aslında daha geç yapılacağı ama Hamaney’in konumu hakkında istihbarat alınması üzerine saldırıların öne çekildiği yazmıştı. Bir yandan da Epstein belgeleri nedeniyle iç siyasette köşeye sıkışan Trump’ın İran’a savaş açarak dikkatleri bambaşka bir noktaya çekmeye çalıştığı yorumları yapılmıştı. Fakat yılın siyasi olayı denebilecek Epstein davasından Trump’ın hasarsız çıkması çok zor…

Geçen sene Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası’nın ABD Kongresi’nden geçmesinde etkili olan isimlerden Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Thomas Massie savaş başladıktan sonra yaptığı bir açıklamasında “Dünyanın diğer ucunda bir ülkeyi bombalamak, Epstein belgelerini ortadan kaldırmayacak” değerlendirmesini yapmıştı. İran savaşı üçüncü haftasına girdi ve Amerikan medyası henüz Epstein dosyalarını unutmuş değil.

Ünlü Amerikan komedyen Conan O’Brien Pazar gecesi Oscar ödül töreninin açılışında yaptığı bir espriyle başta Amerikan kamuoyu olmak üzere tüm dünyaya Epstein davasını tekrar hatırlattı. 2012’den bu yana ilk kez en iyi erkek ve en iyi kadın oyuncu kategorilerinde hiç İngiliz adayın yer almadığını söyleyen O’Brien “İngilizler de ‘En azından biz kendi pedofillerimizi yargılıyoruz’ diyebilir” dedi.

Öte yandan, her ne kadar dünyanın gündemi İran savaşı ve Orta Doğu’daki çatışmalar da olsa ABD’de Epstein’in mağdur ettiği kadınlar hikayelerini anlatmaya devam ediyor.

Üstelik bir mağdur, Epstein’in kendisini bir başka tacizciye, sadece taciz etmek için kadınları işe aldığı ortaya çıkan iş insanı Mohammed Al Fayed’e gönderdiğini söyledi… Geçenlerde The Times’a konuşan Epstein mağduru, pedofil iş insanının kendisini Harrods’ın sahibi Mohammed Al Fayed’e gönderdiğini dile getirdi. Bu iddiayla ilk kez iki cinsel saldırı faili arasında bağ ortaya çıktı.

Mohammed Al Fayed’i magazin dünyası daha çok 1997’de Fransa’daki trafik kazasında Prenses Diana ile birlikte yaşamını yitiren Dodi Fayed’in babası olarak biliyor. Baba Al Fayed, yıllarca oğlu ile Diana’nın ölümünün kaza olmadığı iddiasıyla gündeme gelmişti. Ancak 2023’teki ölümünden sonra Al Fayed’e taciz ve tecavüz suçlamaları yapılmıştı ve bugüne kadar 400’den fazla kadın, milyarder iş insanının kendini taciz ettiğini söyledi. Hakkındaki ifşaatlarda Al Fayed’in sadece taciz etmek için kadın çalışanları işe aldığı, tacizlerin 1970’li yıllara kadar dayandığı ve iş insanının “genç ve sarışın kızlardan hoşlandığı” anlatılıyor.

Mağdur Natalie 17 yaşındayken moda sektöründeki bir bağlantısı aracılığıyla Epstein ile tanıştığını ve çok kısa sürede pedofili finansçının kontrolü altına girdiğini anlattı. Kimliği gizli tutulan ve haberde Natalie ismiyle anılan kadın, “Jeffrey, nerede olduğumu daima takip ederdi, mesela İspanya’da ya da Almanya, Londra veya Paris’teyim diyelim, nerede olduğumu hep bilirdi” diye anlattı.

Natalie, Epstein’in yörüngesinde olduğu yıllarda hep olduğu gibi, 1997 yazında bir gün yine çağrı cihazına Epstein’in asistanından bir mesaj geldiğini ve mesajda “Burada iyi bir seçeneğin olabilir. Bu adam çok etkili. Onunla buluşmalısın” yazdığını vurguladı. Mesajda “bu adam” diye bahsedilen kişi ise, o yıllarda Londra’daki Harrods mağazası ile Paris’teki Ritz otelinin sahibi olan Mohamed Al Fayed idi.

Epstein’in yüksek profilli ve güçlü ortaklarına “kadın sunduğu” artık herkesin malumu fakat İngiltere ve Fransa’da kendi taciz ağını oluşturan Al Fayed’in ismi daha önce Epstein dosyasında geçmemişti.

Epstein’in asistanının mesajından sonra Al Fayed’in Saint-Tropez’de demirli yatına gittiğini söyleyen Natalie ülkesinde Al Fayed’in pek meşhur olmadığını, o nedenle geçen Kasım ayında bir haberde resmini gördükten sonra iş insanını tanıdığını kaydetti ve “Fotoğraftakinin o olduğundan yüzde bir milyon emindim” dedi.

“Yatta bir parti falan yoktu ama birkaç kişi vardı” diyen Natalie, Prenses Diana ve Dodi’yi yatta görmediğinin altını çizdi. Temmuz ve Ağustos 1997’de gazetelerin sayfaları Diana, Dodi ve Mohamed’in Saint-Tropez’de demirli yattan fotoğraflarıyla doluydu. Zaten bu yazın sonunda 31 Ağustos 1997’de Diana ve Dodi, Paris’te magazincilerden kaçarken hayata veda etti.

Natalie, Al Fayed’in yatta kendisine uygunsuz cinsel yorumlarda bulunduğunu ve “kendisiyle yeni şeyler denemek istediğini” söylediğini anlattı. Yattan gitmek istediğini ama karaya demirleyince kadar bir yere gitmesine izin verilmediğini dile getiren Natalie, Al Fayed’in daha sonra kendisini istismar ettiğini söyledi. Natalie, “Bu muameleye alışmış gibiydim” dedi.

Gazeteye konuşan bir kaynak Epstein ile Al Fayed’in Mısırlı iş insanının kayınbiraderi olan ve aynı zamanda model ticareti yapmakla suçlanan silah tüccarı Adnan Kaşıkçı aracılığıyla tanıştığına işaret etti.

Diğer Al Fayed mağdurlarıyla iletişimde olduğunu vurgulayan Natalie, Al Fayed’in taciz soruşturmasını yürüten İngiliz polisine ifade vermekten memnuniyet duyacağını söyledi. İngiltere kamuoyunda Al Fayed’e yardım eden kişilerin de gereken cezayı alması için emniyet güçlerine soruşturmanın insan ticareti olarak yürütülmesi yönünde baskı yapılıyor.

Bir diğer Epstein mağduru da yaşadıklarını The Wall Street Journal’a anlattı.

Epstein’in “asistanı” mağdur Svetlana Pozhidaeva, Epstein öldükten sonra özgürlüğüne kavuştuğunu ve nihayet hayatını yeniden kurabileceğini düşünüyordu ama pek öyle olmadı… İsmini değiştirip başka bir şehre taşınan Pozhidaeva Epstein dosyaları açıklanana kadar kendi halinde yaşıyordu. İlk başta Epstein’in ağına düştüğü 2008-2019 yıllarına dönmek istemediği için belgelere pek ilgi göstermediğini belirten Pozhidaeva diğer mağdurlar gibi kendi isminin de gizleneceğini düşünmüştü.

ABD Adalet Bakanlığı, 30 Ocak’ta yayımladığı belgelerde Pozhidaeva’nın ismini e-postaların gönderen ve alıcı kısmında gizledi ancak bir postanın gövde kısmında Pozhidaeva’nın adı kaldı. Olayın ardından bir blogger’dan yeni isminin ifşa edilmesiyle ilgili giderek artan tehditler aldığını aktaran kadın daha önce verdiği demeçlerin aksine şimdi yaşadıklarını ismini gizlemeden anlatmaya karar verdi. Yeni ismini hala gizleyen Pozhidaeva, Epstein’in “asistan” sıfatı altında istismar ettiği pek çok kadından sade biri.

20’li yaşlarının başında Epstein ile tanışan Pozhidaeva pedofil finansçı ile tanıştığında reşit olduğu için yıllarca hep utandığını söyleyerek “Hep bu duruma düşmek benim suçummuş diye düşündüm” dedi. Pozhidaeva iş insanının kendisinin göçmenlik, finans ve konaklama gibi işlerini hallettiğini ve onu diğer modellerle tanıştırması için baskı yaptığını ifade etti. Pozhidaeva, Epstein’in bu taktiği uyguladığı tek kadın değildi…

Epstein’in fuhuş ağının nasıl işlediği ve kimlerin mağdur olarak değerlendirileceği meselesi uzun bir süre netlik kazanamadı. 2019’da hazırlanan iddianamede Epstein, 2002-2005 yılları arasında, yani 2008’de yargı makamlarıyla yaptığı anlaşmayı kapsayan dönemde, kız çocuklarını fuhuş ağına dahil etmekle suçlandı. Epstein’in 2008’deki cezasından sonra tuzağa düşürdüğü yetişkin kadınlar iddianameye dahil edilmedi.

Soruşturmaya yakın isimlerden edinilen bilgiye göre, 2019’da savcılar davayı gizli tutmak ve Epstein’ın kaçmasını önlemek amacıyla yakalanması için gereken minimum mağdur sayısını kullanarak suçlamada bulundular. Savcılar, soruşturmanın genişletilmesi için (Epstein’in ölmemesi halinde) yetişkin mağdurları da soruşturmaya dahil etmeyi planladı.

Epstein 2008’de çocuğun cinsel istismarından hüküm giydikten sonra, odağını ergen gibi görünen yetişkin kadınlara çevirdi. Pek çoğu Pozhidaeva ve Natalie gibi Avrupa ve Rusya’da modellik yapan kadınlardı. Bu kadınlara, ünlü bağlantılarıyla ilişkilendirdiği sahte iş teklifleriyle Victoria’s Secret gibi yerlerde iş bulmayı vaat etti ve bu sözünü nadiren tuttu.

Epstein onların sağlık masraflarını karşılıyor, para pul işleri, oturma izni ve konaklama gibi meselelerini hallediyordu. Bazı kadınlara ve ailelerine ise krediler verdi. Bu durum da onların Epstein’den kopmalarını imkansızlaştırdı.

Fuhuş ağı genelde saadet zinciri gibi işler; insan tacirleri mağdurlarını kullanarak başka mağdurlar bulurlar. Epstein’in operasyonu da benzer şekilde işliyordu. Mağdurlarına, başka mağdurlar bulmaları için baskı yapıyordu. Bu durum 2019’daki iddianamede de yer aldı. Kurbanlardan bazıları cinsel eylemlere dahil olmamak için Epstein’e başka kadınlar getirebileceğini söyledi.

Avrupa’da meşhur moda markalarının defilelerinde podyuma çıktığını, Epstein ile model menajeri Daniel Siad aracılığıyla tanıştığını ve Siad’ın kendisine Epstein’in Victoria Secret’ta iş ayarlayabileceğini söylediğini dile getirdi. Siad daha önce Epstein’le profesyonel şekilde çalıştıklarını ve ancak Epstein’in operasyonlarından haberdar olmadığını ifade etmişti.

Pozhidaeva, Epstein’in kendisinin vize ve konaklama işlerini halledip, eski Rus bakan yardımcısı Sergei Belyakov aracılığıyla da göçmenlik prosedürlerini yürüttüğünü anlattı. Pozhidaeva, Belyakov’un kendi adına ’ye yazdığı göçmenlik mektubunu 2023’te kamuoyuna açıkladı ancak Belyakov mektubu hatırlamadığını ifade ederek, konuyla ilgili yorum yapmayı reddetti. Açıklanan belgeler, eski Rusya Ekonomik Kalkınma Bakan Yardımcısı Belyakov ile Epstein’in yıllar boyunca yazıştığını gösteriyor.

Pozhidaeva’nın ifadesine göre Epstein onu yakından izledi, uygunsuz fotoğraflarını çekti ve başka erkeklerle ilişkileri hakkında düzenli olarak bilgi istedi. Ona ve ailesine verdiği kredileri de titizlikle takip etti. Epstein’ın mağdurlarına ne kadar borçlu olduklarını ayrıntılarıyla gösteren harcama raporları gönderdiği ve bu taktiğin ayrılmayı mali açıdan imkansız hale getirdiği biliniyor. Pozhidaeva, Epstein’in Belyakov gibi Rusya’da güçlü bağlantıları olduğunu ve bu durumun da ailesi için endişe duymasına neden olduğunu sözlerine ekledi.