NATO'nun yeni şefi olmak için ülke ülke dolaşan geçici Hollanda Başbakanı Mark Rutte, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüştü. İki lider görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısında konuyu ele alırken Erdoğan Rutte'ye üstü kapalı destek verdi.

NATO 2024 sonbaharınde yeni genel sekreterini belirlemek için seçimlere gidecek. Hollanda’nın geçici Başbakanı Mark Rutte de koltuğun en güçlü adayı. Rutte bu amaçla destek toplamak için ittifaka dahil olan tüm ülkelerin kapılarını çalmaya devam ediyor. Hollandalı politikacının bugünkü durağı ise Türkiye.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hollanda Başbakanı’nın bugün İstanbul’u ziyaret etmesinden sonra seçmilerde büyük olasılıkla ittifaktaki ağırlığını Rutte’nin NATO şefliğine adayacak. İki liderin görüşmesinde bu konunun ana gündem maddelerinden biri olduğu düşünülüyor.

Türkiye’nin desteği büyük olasılıkla diğer adaylardan biri olan Romanya Cumhurbaşkanı Klaus Iohannis’in başvurusunda geri adım atmasına neden olacak.

Konuyla ilgili doğrudan bilgisi olan ve Bloomberg’e konuşan bir kaynağa göre Rutte, İstanbul seyahatinin masraflarını kendi parasıyla ödüyor. Hollandalı lider, görevinden ayrıldığında mevcut NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in yerini alması için Türkiye’den destek alacağına inanıyor.

Cumhurbaşkanının düşüncelerine aşina olan birçok Türk yetkiliye göre de Erdoğan’ın kararını Rutte’yi ağırladıktan sonra vermesi bekleniyor. Kaynaklar Erdoğan’ın muhtemelen Hollandalı liderin adaylığını destekleyeceğini ancak nihai kararın yine cumhurbaşkanına ait olduğunu söylüyor.

ABD’nin Avrupa’ya bağlılığı ve eski başkan Donald Trump’ın potansiyel zaferi konusundaki şüphelerin arttığı bir dönemde, NATO’nun üst düzey görevi önümüzdeki yıllarda kritik önem taşıyacak. NATO şefi, Rusya ile savaşında Ukrayna’yı savunmak için müttefiklerin desteğini toplamaya devam etmek zorunda kalacak.

NATO müttefikleri, dışişleri bakanlarının Mayıs ayı sonuna kadar Prag’da gayrı resmi bir toplantı için bir araya gelmesinden önce Stoltenberg’in halefi üzerinde anlaşmaya varmayı hedefliyor.

Rutte’yi destekleyen ABD ve diğer büyük ülkeler bu durumu bu ay yapılacak bir toplantıda resmileştirmeyi umuyorlardı. Ancak Romanya’nın mart ayında Iohannis’i öne çıkarmaya yönelik sürpriz hamlesi, birçok yetkilinin bu adaylığın Rutte’ye verilen desteği zayıflatmak için çok geç olduğunu söylemesine rağmen süreci geciktirdi.

NATO içindeki müzakerelere aşina olan yetkililer, herhangi bir adayın tüm müttefiklerin oybirliğiyle desteğine ihtiyacı olması nedeniyle, 32 ülkeden 28’inin bu görev için Hollandalı lideri desteklediğini ve Türkiye’nin onayının Iohannis’in yarıştan çekilmesine yol açabileceğini söyledi. Bu da Slovakya ve Macaristan’ın Rutte’nin elinde kalan son ülkeler olmasına neden olacak.

Rutte: NATO’nun güneyde Türkiye’nin liderliğine ihtiyacı var

Brüksel’de değişim rüzgarları eserken İstanbul’da iki lider basına kapalı görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda ilk olarak söz alan Rutte NATO şefliğine adaylığının söz konusu olduğunu belirterek şöyle konuştu:

“Türkiye NATO’da çok önemli bir müttefik. ABD’nin ardından Türkiye NATO bünyesindeki en büyük ikinci askeri gücü temsil ediyor. Türkiye zorlu bir bölgede, zor komşuları olan bir coğrafyada yer alan bir ülke. Maalesef gündeminde terörizm var.”

İkili görüşmede terörle mücadeleyi de ele aldıklarını söyleyen Rutte “Bütün bu bölgede ve genel transatlantik ilişkilerinin istikrarı bakımından NATO’nun güney kanadının Türkiye’ye ihtiyacı var, Türkiye’nin liderliğine ihtiyacı var” dedi.

Gazze’de 200 günü aşkın süredir devam eden İsrail saldırılarına da değinen Hollandalı politikacı, Türkiye’nin bölgesel bir güç olduğuna vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye belirleyici bir rol oynuyor. Bunu yaparken de Gazze’deki durumu çözmeye yönelik çabalar sarf ediyor. Aynı zamanda Ukrayna’daki bu korkunç savaşla ilgili de çabaları var. O bakımdan siz önemli bir rol oynamaktasınız. Türkiye jeopolitik bir aktör. Türkiye’nin (bölgede) çok etkisi var.”

Erdoğan: Kararımızı stratejik akıl çerçevesinde vereceğiz

Ortak basın toplantısında Rutte’den sonra söz alan Erdoğan da müstakbel genel sekreterin NATO’nun Avrupa Atlantik Güvenliği’nin sağlanmasındaki asli konumunun korunmasına öncelik vermesini beklediğini belirtti ve ekledi:

“Ayrıca müttefikler arasındaki savunma sanayi alanındaki yaptırım, kısıtlama ve engellemelerin ortadan kaldırılmasında, tıpkı Sayın Stoltenberg gibi yoğun ve güçlü çaba sarf edilmesi şarttır. Bu hususları genel sekreterlik için adaylığını açıklayan Romanya Cumhurbaşkanı Sayın Iohannis’le ayrıca geçtiğimiz hafta talebi üzerine yaptığım telefon görüşmesinde paylaştım. Bu sürece, kararımızı stratejik akıl ve hakkaniyet çerçevesinde vereceğimizden kimsenin şüphesi olmasın.”

Erdoğan temmuz ayında Washington’da gerçekleştirilecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi ile hazırlıklarının da gündemlerinde yer aldığını belirterek, ittifak içerisindeki dayanışmayı ve müttefikler arasındaki insicamı sağlamanın öncelikle NATO Genel Sekreteri’nin görevi olduğunu ve bu kapsamda bu göreve aday olan Rutte ile yeni NATO Genel Sekreteri’nde ne tür hasletleri görmek istediklerini paylaştıklarını ifade etti.

Hollanda Başbakanı Rutte ile başta Gazze ve Ukrayna özelinde ortak güvenliği ilgilendiren gelişmeler hakkında da fikir alışverişinde bulunduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle konuştu:

“Gazze’de devam eden katliamların durdurulması ve kalıcı ateşkesin temini büyük önem arz ediyor. Ateşkes ve insani yardımların Gazze’ye kesintisiz ulaştırılması hususunda İsrail yönetimine daha fazla baskı yapılması gerekiyor. Bölgeyle temaslarında ateşkes, barış ve istikrar için gereken adımların atılması yönündeki beklentilerimizi vurguladık. Terörle mücadele konusu da istişarelerimizin en öncelikli başlıklarından biriydi. Türkiye’nin bölücü terörle mücadele noktasında ödediği ağır bedeller ortadadır. Aralarında çocukların, kadınların, sivillerin ve güvenlik güçlerimizin olduğu binlerce vatandaşımızı PKK’nın saldırılarında kurban verdik. Müttefiklik hukukuna uygun biçimde PKK ve uzantıları başta olmak üzere hiçbir terör örgütüne müsamaha gösterilmemesi gerektiğini ifade ettim.”

Erdoğan ayrıca iki ülke arasındaki münasebetlerin geçmişinin 400. yılı aştığını anımsattı ve ticari ilişkilere değindi:

“Görüşmelerimizde ülkelerimiz arasındaki çok boyutlu işbirliğini gözden geçirdik. İkili münasebetlerimizi daha ileri seviyelere taşıma kararlılığımızı teyit ettik. Ticari ve ekonomik ilişkilerimiz derinleşerek güçlenmeye devam ediyor. Hollanda, Türkiye’deki en büyük yabancı yatırımcı ülke konumundadır. Girişimcilerimiz ise Hollanda’da 6 milyar avro değerindeki yatırımlarıyla yaklaşık 80 bin kişiye istihdam sağlıyor. İkili ticaretimiz geçtiğimiz sene 13 milyar doları buldu. Bu rakamı ilk aşamada 15 milyar dolara, ardından da 20 dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Savunma sanayi, yeşil ve dijital dönüşüm ile enerji sektörlerinde tesis edeceğimiz yeni ortaklıklar bu hedefe ulaşmamıza yardımcı olacaktır.”

Öte yandan Erdoğan, Avrupa Birliği (AB) ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesine yönelik çalışmaların bir an önce başlatılmasının önemli olduğunu belirterek, Türkiye olarak bu duruma atfettikleri ehemmiyete görüşmede bir kez daha dikkati çektiğini söyledi.

Zira 18 Nisan’da Hollanda parlamentosu Gümrük Birliği revizyonu için tutuklu siyasetçi Selahattin Demirtaş ve Gezi Davası tutuklusu iş insanı Osman Kavala’nın serbest bırakılmasını şart koşmuştu.

Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarının böyle bir adım atması mümkün mü: İsrail’le artık ticari ilişkilerimizi kestik, kesiyoruz

Fidan Gümrük Birliği için ‘Demirtaş ve Kavala’ şartı koşan Hollanda yolunda