Amerika Birleşik Devletleri, 28 Şubat sabahı ortada bir provokasyon bile yokken durduk yerde İsrail’le birlikte İran’a savaş başlattı. Bu savaş başladığından beri de hem bir ittifak olarak NATO’yu hem de çeşitli NATO müttefiklerini “Kendilerine yeterince destek vermediği” gerekçesiyle eleştiriyor.
Bu eleştiriler, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Fox News’e verdiği bir mülakatta yep yeni bir noktaya tırmandı. ABD’nin isteğine karşın Hürmüz Boğazı’na destek göndermeyen ya da üslerin kullanımına izin vermeyen NATO müttefiklerini eleştiren Rubio “Onlardan hava saldırıları yapmalarını istemiyoruz. Askeri üslerini kullanmaya ihtiyacımız olduğunda cevap ‘Hayır.’ oluyor. O zaman neden NATO’dayız?” ifadelerini kullandı.
Rubio senatör olduğu dönemden bu yana NATO’yu “sıkı savunduğunu,” ancak bu İttifakın “giderek tek yönlü ilişki haline geldiğini” ileri sürdü.
NATO’ya ilişkin nihai kararın ABD Başkanı Donald Trump’a ait olduğunu söyleyen Rubio “Bu çatışmanın ardından bu ilişkiyi yeniden değerlendirmemiz gerekecek. NATO’nun ve bu İttifakın ülkemiz için değerini yeniden değerlendirmemiz gerekecek” diye konuştu.
Rubio İran’a ilişkin planlarında “bitiş çizgisini gördüklerini” söyleyerek “Bugün ya da yarın değil ancak yaklaşıyor” dedi.
Onun bu sözlerinden bir gün sonra Başkan Donald Trump aynı konuda konuştu ve ABD’nin NATO karşıtı tonu daha da arttı.
İngiliz The Telegraph gazetesine mülakat veren Trump, ülkesinin NATO üyeliğinden çekilme ihtimaline ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Trump, ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın ardından ittifak üyeliğini yeniden gözden geçirip geçirmeyeceği sorusuna, “Yeniden gözden geçirmenin de ötesinde olduğunu söyleyebilirim. NATO beni hiçbir zaman cezbetmedi. Onların kağıttan kaplan olduğunu hep biliyordum, bu arada (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin de bunu biliyor.” yanıtını verdi.
NATO’nun ABD’ye destek vermemesini eleştiren Trump, bunu “anlaşılması zor” olarak niteleyerek, yardımın “otomatik olarak” gelmiş olması gerektiğini savundu.
Ukrayna’daki savaşın “bir test” olduğunu belirten Trump, ABD’nin “kendi sorunu olmamasına rağmen” NATO’ya yardım ettiğini ancak buna karşılık bulamadığını kaydetti.
Trump, İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın “ülkesinin savaşı olmadığını ve bu savaşa sürüklenmeyecekleri” açıklamasını eleştirerek, İngiltere’nin donanmasının “çok eski olduğunu” ve “uçak gemilerinin işlev görmediğini” savundu.
Starmer’in daha fazla savunma harcaması yapıp yapmaması gerektiğine ilişkin bir soruya da “Ona ne yapıp yapmayacağını söylemeyeceğim. Ne isterse yapabilir. Sorun değil. Starmer’in tek istediği, enerji ücretlerinizi tavana çıkaran pahalı rüzgar türbinleri.” yanıtını verdi.
ABD Başkanı Trump, 28 Mart’ta İran’la “savaş” sürecinde Körfez ülkelerinin kendilerine destek verdiğini, ancak NATO ülkelerinin yardıma gelmediğini kaydederek, “Onlar bizim yanımızda değilse biz neden onların yanında olalım ki?” demişti.
Starmer Trump’a cevap verdi
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Başbakanlık Ofisi 10 Numara’da düzenlediği basın toplantısında, ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasıyla devam eden sürecin etkilerini değerlendirdi.
Daha önce yaptığı, “Bu bizim savaşımız değil, bu çatışmaya sürüklenmeyeceğiz, bizim ulusal çıkarımıza değil” açıklamasını yineleyen Starmer, ülkede artan yaşam maliyetlerini düşürmenin en etkili yolunun Orta Doğu’da tansiyonu düşürmek ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak olduğunu vurguladı.
Bu konuda tüm diplomatik yolları deneyeceklerinin altını çizen Starmer, Dışişleri Bakanı ve Maliye Bakanı’nın G7’deki mevkidaşlarıyla konuyu ele aldığını, Savunma Bakanı’nın ise Orta Doğu ziyaretinde meseleyi görüştüğünü söyledi.
“Ulusal çıkarlarımız için Avrupa ile daha yakın ilişkiler kurmamız gerekiyor”
Starmer, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusunda aralarında İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, Japonya, Kanada ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) de bulunduğu 35 ülkenin yaptığı ortak açıklamayı hatırlatarak, “Bu hafta Dışişleri Bakanı (Yvette Cooper) bu ülkelerdeki mevkidaşlarını bir toplantıda ağırlayacak ve seyrüsefer özgürlüğünün yeniden sağlanması, durdurulan gemilerin ve mürettebatın güvenliği ve durdurulan hayati malların yeniden yola çıkması konusunda atılabilecek diplomatik ve siyasi adımları değerlendirecek.” dedi.
Bu toplantının ardından askeri yetkililerin çatışmaların sona ermesini takiben Hürmüz Boğazı’nın erişilebilirliğini ve güvenliğini sağlama konusunu ele alacaklarını aktaran Starmer, geçişlerin güvenliği için askeri, diplomatik ve ticari paydaşların ortak hareket etmesinin önemine işaret etti.
Starmer, gerilimin ekonomiye ve İngiltere’deki yaşam maliyetlerine etkisine değinerek daha önce açıkladığı destek ve yardım paketlerini hatırlattı.
Ekonomik etkileri değerlendirmeye devam edeceklerini söyleyen Starmer, “Bu fırtınadan ülkemizi güvenli şekilde çıkarmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Ne olursa olsun, dünya bu kırılgan yolda yürürken şunu net bir şekilde gördük, uzun vadeli ulusal çıkarlarımız Avrupa ve Avrupa Birliği’ndeki (AB) müttefiklerimizle daha yakın ilişkiler kurmamızı gerektiriyor.” diye konuştu.
Bu kapsamda AB ile görüşmelerde önemli aşamalar kaydedildiğini belirten Starmer, İngiltere’nin AB’den ayrılmasının ülkeye büyük bir zarar verdiğini ifade etti.
“Savaşa katılma konusunda üzerimde büyük bir baskı var”
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Starmer, ABD Başkanı Trump’ın “NATO’dan çıkma ihtimali, yeniden gözden geçirmenin de ötesinde.” açıklamasına ve İngiltere’ye yönelik eleştirilerine değindi.
NATO’nun yıllardır müttefikleri güvende tutan bir yapı olduğunu dile getiren Starmer, “Benim veya başkalarının üzerinde hissettiği baskıya ya da çıkan seslere bakmaksızın İngiltere’nin çıkarları doğrultusunda hareket edeceğim. O yüzden bunun bizim savaşımız olmadığı ve buna sürüklenmeyeceğimizi net şekilde söylüyorum. Aynı şekilde, savunma, güvenlik ve ekonomik geleceğimiz için Avrupa’yla daha yakın ilişkiler içinde olmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Trump’ın İran saldırılarında kendilerine destek vermeyen İngiltere gibi ülkelere yaptığı “ABD artık size yardım etmeyecek.” ifadesi de sorulan Starmer, şunları söyledi:
“Savaşa katılma konusundaki pozisyonumu değiştirmem için üzerimde büyük bir baskı var. Ama ben savaş konusundaki pozisyonumu değiştirmeyeceğim. Üzerimde ne kadar baskı olursa olsun, ne kadar gürültü olursa olsun, ben İngiltere Başbakanıyım ve ulusal çıkarlarımız doğrultusunda hareket etmek zorundayım.”
Starmer, savunma, güvenlik ve istihbarat konusunda ABD ile yakın ilişkilerin sürdüğüne işaret ederek “Hürmüz Boğazı’yla ilgili planlamalar Amerikalılarla görüşmeyi de içeriyor” dedi.
