Suriye'de Şam yönetimiyle SDG arasında "kademeli entegrasyon" adı verilen bir mutabakata varıldığı sabah saatlerinde açıklandı. ABD ve Fransa anlaşmayı kutladı. Neçirvan Barzani tebrik mesajı yolladı. Ankara'dan ise olumlu veya olumsuz tek bir şey bile henüz yansımadı.

Suriye’de Şam yönetimi ile SDG arasında “kademeli entegrasyon” adı verilen yeni bir mutabakata varıldı. Geçmişteki 10 Mart veya yakın zamandaki 18 Ocak mutabakatlarından ciddi biçimde ayrılan bu yeni anlaşma ile PKK’nın Suriye’deki uzantısı olan YPG’nin üç tugaydan oluşan bir tümeni ve Halep’teki bir Suriye tümenine katılacak bir tugay askeri birliği korumasının önü açıldı.

Bu anlaşmanın Fransa ve ABD’nin arabuluculuğuyla ortaya çıktığı söyleniyor. Nitekim, SDG Sözcüsü İlham Ahmed anlaşma için bu iki ülkeye teşekkür etti. Anlaşmayı ilk kutlayanlardan biri Ankara’daki ABD elçisi ve Başkan Trump’ın Suriye özel temsilcisi Tom Barrack oldu. Benzer şekilde Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da anlaşma için tarafları tebrik etti. Kuzey Irak’tan Neçirvan Barzani da anlaşmayı övdü. Sabah saatlerinde anlaşmanın duyurulmuş olmasına karşın Ankara’dan henüz hiç kimse anlaşmayla ilgili olumlu veya olumsuz bir tepki vermedi.

Suriye’deki anlaşma sabah saatlerinde devlet televizyonu tarafından duyuruldu. SDG’nin web sitesinde de duyurulan anlaşmanın tam metni şöyle:

“Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye Hükümeti Arasındaki Anlaşma Metni;

Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye hükümeti arasında, kapsamlı bir anlaşma uyarınca ateşkese varılmış; iki taraf arasındaki askeri ve idari güçlerin kademeli bir entegrasyon süreci üzerinde de mutabakata varılmıştır.

Anlaşma askeri güçlerin temas hatlarından çekilmesini, İçişleri Bakanlığı’na bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlo şehir merkezlerine girmesini ve bölgedeki güvenlik güçlerinin entegrasyon sürecinin başlatılmasını, Suriye Demokratik Güçleri’nden üç tugayı içeren bir askeri tümen oluşturulmasını ve buna ek olarak Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde Kobani güçleri için bir tugay kurulmasını kapsamaktadır.

Anlaşma ayrıca sivil memurların kadrolarının korunmasıyla birlikte özerk yönetim kurumlarının Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesini de içermektedir. Ayrıca Kürt halkının medeni ve eğitim haklarının düzenlenmesi ve yerinden edilenlerin bölgelerine geri dönüşlerinin garanti altına alınması konusunda da anlaşmaya varılmıştır.

Anlaşma ilgili taraflar arasındaki işbirliğini güçlendirerek ve ülkeyi yeniden inşa etme çabalarını birleştirerek Suriye topraklarını birleştirmeyi ve bölgede tam entegrasyon sürecini gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır.”

10 Mart’a da 18 Ocak’a da benzemiyor

İlan edilen anlaşma gerek geçen yıl imzalanan 10 Mart mutabakatında gerekse 18 Ocak günü Suriye geçici Cumhurbaşkanı Ahmet Şara tarafından açıklanan 14 maddelik metne göre önemli farklılıklar içeriyor.

18 Ocakta Ahmet Şara’nın tek taraflı açıkladığı ama SDG tarafından imzalanmayan anlaşmada örneğin Kuzey Irak’tan gelen PKK’lıların bölgeden ayrılması özel bir madde olarak düzenlenmişti. Dün açıklanan anlaşmada bu konuya hiç değinilmiyor.

Yine 18 Ocak metninde YPG’nin askeri birimlerindeki kişilerin bireysel olarak Suriye ordusuna katılmasından söz ediliyordu, oysa yeni anlaşmada YPG’nin üç tugaydan oluşan bir tümen ve ayrıca Kobani’de konuşlandırılacak ama Halep’teki Suriye ordusuna bağlanacak bir tugayı koruması kayda alınmış durumda. YPG’nin tümeninin nerede duracağından ise söz edilmiyor.

ABD elçisi: Kürt halkı için bu an özel bir önem taşıyor

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Türkiye Büyükelçisi , Suriye’de SDG ile Suriye Geçici Yönetimi arasında imzalanan anlaşmaya ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Barrack, sabah saatlerinde duyurulan anlaşmayı “bir dönüm noktası” olarak nitelendirerek, anlaşmayla ortaya konulacak yaklaşımın “yalnızca toprak genelinde egemenliği pekiştirmekle kalmayacağını, aynı zamanda uluslararası topluma açıklık ve adalet konusunda net bir mesaj” göndereceğini ifade etti.

Açıklamasında, geçtiğimiz haftalarda Suriye Geçici Yönetimi tarafından yayımlanan 13 No’lu kararnameye de değinen Barrack, söz konusu düzenlemenin “eşitlik ve aidiyet yolunda dönüştürücü bir adım” niteliği taşıdığını belirtti.

Barrack, mesajını “Diyalog ve saygı yoluyla kurulan birlik ile Suriye, bölgede ve ötesinde istikrar ve umut ışığı olarak hak ettiği yeri yeniden kazanmaya hazırdır” ifadeleriyle tamamladı.

Barrack’ın paylaşımının tamamı şöyle:

“Bugün Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDF) arasında varılan kapsamlı anlaşmanın duyurulması, Suriye’nin ulusal uzlaşma, birlik ve kalıcı istikrara doğru yolculuğunda derin ve tarihi bir dönüm noktasıdır. Daha önceki çerçevelere ve gerilimleri azaltmaya yönelik son çabalara dayanan bu dikkatlice müzakere edilmiş adım, kapsayıcılığa, karşılıklı saygıya ve tüm Suriye topluluklarının kolektif onuruna olan ortak bağlılığı yansıtmaktadır.

Suriye hükümeti için bu anlaşma, gerçek bir ulusal ortaklığa ve kapsayıcı yönetişime olan sarsılmaz bağlılığı göstermektedir. Askeri, güvenlik ve idari yapıların birleşik devlet kurumlarına aşamalı olarak entegrasyonunu kolaylaştırırken, üst düzey SDF temsilcilerinin yüksek seviyelerde katkıda bulunma fırsatlarına sahip olmasını sağlayarak, Suriye’nin gücünün çeşitliliği kucaklamaktan ve tüm halklarının meşru özlemlerini karşılamaktan kaynaklandığı ilkesini teyit etmektedir. Bu yaklaşım, yalnızca toprak genelinde egemenliği pekiştirmekle kalmaz, aynı zamanda uluslararası topluma açıklık ve adalet konusunda net bir mesaj da gönderir.

Olağanüstü fedakarlıkları ve sarsılmaz dirençleriyle Suriye’yi aşırıcılığa karşı savunmada ve savunmasız nüfusları korumada çok önemli bir rol oynayan Kürt halkı için bu an özel bir önem taşıyor. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi No. 13’ün yakın zamanda uygulanması –tarihsel dışlanmalardan etkilenenlere tam Suriye vatandaşlığını iade etmesi, Kürtçeyi Arapça ile birlikte ulusal dil olarak tanıması, ilgili alanlarda öğretimini mümkün kılması ve ayrımcılığa karşı koruma sağlaması– eşitlik ve aidiyet yolunda dönüştürücü bir adım teşkil ediyor. Bu önlemler, uzun süredir devam eden adaletsizlikleri düzeltiyor, Kürtlerin Suriye ulusu içindeki ayrılmaz yerini teyit ediyor ve güvenli, müreffeh ve kapsayıcı bir geleceğin şekillenmesinde tam katılımlarının yollarını açıyor.

Bu ortak amaç ruhuyla, her iki taraf da cesur adımlar attı: Suriye hükümeti anlamlı bir şekilde kapsayıcılığı ve hakları genişletme yolunda ilerlerken, Kürt toplulukları da katkılarını onurlandıran ve ortak iyiliği ilerleten birleşik bir çerçeveyi benimsedi.

Bu gelişmelerin tümü, kurumların yeniden inşasına, güvenin yeniden tesis edilmesine, yeniden yapılanma için gerekli yatırımların çekilmesine ve tüm Suriyeliler için kalıcı barışın sağlanmasına zemin hazırlamaktadır. Diyalog ve saygı yoluyla kurulan birlik ile Suriye, bölgede ve ötesinde istikrar ve umut ışığı olarak hak ettiği yeri yeniden kazanmaya hazırdır.”

Macron’dan destek açıklaması

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Şam yönetimi ile terör örgütü YPG arasında bugün varılan ateşkes ve kademeli entegrasyonu öngören mutabakatın uygulanmasını destekleyeceklerini belirtti.

Macron, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, Fransa’nın, egemen, birleşik, istikrarlı, barış içinde, halkın tamamına saygı duyan ve terörle mücadeleye dahil olan bir Suriye’yi desteklediğini ifade etti.

Bu sabah varılan kapsamlı anlaşmadan ötürü taraflara tebriklerini ileten Macron, bu mutabakatın, kalıcı bir ateşkes ve terör örgütü YPG’nin “barışçıl bir şekilde entegrasyonunu” sağlayacağı değerlendirmesinde bulundu.

Macron, mutabakata ilişkin “Fransa, tamamen uygulanmasını destekleyecek. Fransa, ortaklarıyla birlikte Suriye ve Suriye halkının istikrar, adalet ve yeniden inşası sürecinde desteklemeye devam edecek.” ifadesini kullandı.

İlham Amed’den ABD ve Fransa’ya teşekkür

SDG Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed, varılan anlaşma için arabuluculuk yapan ABD ve Fransa’ya teşekkür etti. Sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada Ahmed, güvenlik güçlerinin bölgeye girişinin “sorumlu ve kademeli bir sürecini garanti altına almak için” gerçekleştiğini belirtti. Ahmed, bu sürecin “tüm bileşenlerin ortaklığını ve onurunu koruyacağını” da sözlerine ekledi.

Ahmed’in açıklamasının tamamı şöyle:

“Başta Amerika Birleşik Devletleri ve Fransa olmak üzere, Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri arasında istikrar yolunda önemli bir adım teşkil eden bir anlaşmaya varılması için yoğun çaba gösteren arabulucu devletlere ve taraflara derin şükranlarımızı sunarız.

Entegrasyon sürecinin gerçekleşmesinde garantör rolü oynayacaklarını umuyoruz.

Güvenlik güçlerinin (bölgeye) girişi, tüm bileşenlerin ortaklığını ve onurunu koruyan, farklı bölgelerde adil ve dengeli bir kalkınmanın yolunu açan, sorumlu ve kademeli bir entegrasyon sürecini garanti altına almak için gerçekleşmektedir.

Suriye’nin birliğine hizmet eden, toplumsal barışı güçlendiren, yeni bir istikrar ve kalkınma döneminin temelini atan ve Efrin ile Serêkaniyê halkının bölgelerine güvenli ve onurlu bir şekilde geri dönüşünü sağlayan entegrasyon sürecini başarıya ulaştırma konusundaki kararlılığımızı teyit ediyoruz.”

Barzani: İstikrar ve toplumsal barış için güçlü bir zemin

Kuzey Irak’ta yayın yapan Rudaw’ın aktardığına göre Irak Kürdistan Özerk Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani, savaşın durdurulması ve göçzedelerin evlerine dönmesini de kapsayan bu adımı tam desteklediklerini vurguladı.

Anlaşmanın Suriye’deki krizin çözümü için hayati bir öneme sahip olduğunu belirten Neçirvan Barzani, şu ifadeleri kullandı:

“Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında savaşın durdurulması, askeri ve idari kurumların entegre edilmesi, Kürt halkının sivil ve eğitim haklarının güvence altına alınması ve göçmenlerin topraklarına dönüşü için yapılan anlaşmayı destekliyoruz. Bu anlaşma, barışçıl çözüm ve gerginliklerin sona erdirilmesi yönünde atılmış önemli ve doğru bir adımdır.”

Barzani, “Her zaman vurguladığımız gibi; diyalog, karşılıklı anlayış ve siyasi yöntemler, herkesin çıkarına hizmet edecek kalıcı bir çözümün tek anahtarıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Anlaşmanın sadece bugünü değil, Suriye’nin geleceğini de şekillendirecek bir potansiyele sahip olduğuna dikkat çeken Barzani, mesajını şu şekilde sonlandırdı:

“Bu mutabakat istikrar, toplumsal barış ve halkların bir arada yaşaması için güçlü bir zemin sunmaktadır. Umudumuz; bu adımın birleşik bir Suriye’nin inşasına, Kürt halkının ve tüm bileşenlerin haklarının gelecekteki anayasada anayasal güvence altına alınmasına ve bölge genelinde huzurun sağlanmasına vesile olmasıdır.”