ABD 21 Mart’ta denizde bekleyen İran petrolünün satışına izin vermişti. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent kararı “Fiyatları düşük tutmak için İran’ın petrolünü Tahran’a karşı kullanacağız” diye savunmuştu.
Kararla ‘ABD’nin yaklaşık 140 milyon varil petrolü hızla küresel piyasaya sunacağını’ öne süren Bessent dünya çapındaki enerji miktarının artacağını, bunun da arz üstündeki geçici baskıyı hafifleteceğini iddia etmişti.
ABD’li bakan ayrıca Çin’in İran petrolünü ucuza stokladığını öne sürmüştü.
Çinli Sinopec İran petrolünü almayacağını duyurdu. Şirket kararı riskleri değerlendirdikten sonra aldıklarını açıkladı.
28 Şubat’tan bu yana süren ABD/İsrail-İran savaşı nedeniyle Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin durması ve bölgedeki enerji tesislerin hedef alınması petrol piyasalarını sarsıyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), 12 Mart’ta 400 milyon varillik rekor petrol rezervini piyasaya sürme kararı vermiş, bir gün sonra savaşın petrol piyasalarında ‘tarihin en büyük arz kesintisi’ne yol açabileceği uyarısında bulunmuştu.
Daha sonra ABD de benzer bir adım atsa da bu, petrol piyasasında tansiyonu düşürmedi. Savaştan önce varil başına 70 dolar seviyesindeki brent petrol, an itibarıyla (11:51) 114,01 dolar.
Basra Körfezi’nin ağzındaki dar su yolu Hürmüz Boğazı, Ortadoğu’daki petrol ve LNG’yi (sıvı doğalgaz) Umman Denizi ve Hint Okyanusu’yla dünya pazarlarına ulaştırıyor.
Boğaz, küresel petrol ticaretinin yaklaşık üçte birinin sağlandığı kritik bir deniz yolu. Bölgedeki petrol üreticilerinin günlük 17-20 milyon varil ham petrol ve kondensatı Hürmüz Boğazı’ndan küresel piyasalara gönderiliyor.
Hürmüz Boğazı’nın tam bir merkezi kontrol otoritesi bulunmuyor. Tankerler, İran ve Umman’ın karasularından geçiyor.
İran, ticari gemilere serbest geçiş hakkı tanıyan Birleşmiş Milletler (BM) anlaşmasını imzalamış olsa da henüz onaylamamıştı. Petrol ve doğalgazda yüzde 90’ın üzerinde dışa bağımlı olan Türkiye de enerji fiyatlardaki yükselişten etkilenecek ülkelerin başında geliyor.
Hürmüz Boğazı’ndan geçen LNG ticaretinin büyük kısmını Çin başta olmak üzere Asya’daki alıcılar oluştururken küresel gaz piyasalarında tedarike yönelik olası aksaklıklar Avrupa başta olmak üzere fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.
