İran’daki savaş ve küresel enerji piyasalarındaki gelişmeler doların petrol ticaretindeki hakimiyetini tartışmaya açtı. Deutsche Bank sürecin petro-yuan dönemini başlatabileceği uyarısı yaptı.

İran’daki savaşın küresel piyasalara etkileri derinleşirken doların petrol ticaretindeki rolü de tartışma konusu haline geldi. Deutsche Bank çatışmanın uzun vadede petrol ticaretinde Çin yuanının daha fazla kullanılmasının önünü açabileceğini bildirdi.

Alman bankası Deutsche Bank stratejisti Mallika Sachdeva yayımladığı değerlendirme notunda İran’daki çatışmanın petrodolar sisteminde aşınmaya yol açabileceğini belirtti. Sachdeva sürecin petro-yuanın başlangıcını tetikleyebileceğini ifade etti.

Raporda İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçişlere, petrol ödemelerinin yuan ile yapılması şartıyla izin verdiğine yönelik medya haberlerine dikkat çekildi. İran’ın en büyük petrol müşterisinin Çin olduğu vurgulandı.

Araştırma raporunda, petrodolar sistemindeki kırılmaların doların küresel ticaret ve tasarruflardaki rolünü zayıflatabileceği ve rezerv para statüsünü etkileyebileceği ifade edildi. Çin’in ise yuanın uluslararası kullanımını artırmaya yönelik adımlarını hızlandırdığı kaydedildi.

Petrodolar düzeninin temellerinin 1974 yılında atıldığı, Suudi Arabistan’ın petrolü dolar üzerinden fiyatlandırmayı kabul ettiği ve karşılığında ABD’den güvenlik garantisi aldığı hatırlatıldı. Ancak mevcut durumda Suudi Arabistan’ın Çin’e, ABD’den dört kat daha fazla petrol sattığı bilgisi paylaşıldı.

Körfez ülkelerinin de mBridge Projesi gibi dolar dışı ödeme sistemlerini denediği ve alternatif finansal altyapılar geliştirmeye çalıştığı belirtildi.

Dünya petrol ve gaz arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğinin neredeyse durma noktasına gelmesi, emtia fiyatlarında sert yükselişlere neden oldu.

İran, yabancı gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişine izin verildiğini ancak bunun, ülkeye yönelik saldırıları desteklememeleri ve Tahran yönetiminin belirlediği kurallara uymaları şartına bağlı olduğunu açıkladı.

Küresel enerji ticaretinde yaşanan bu gelişmeler, sadece petrol fiyatlarını değil, uluslararası finans sisteminin temel dengelerini de etkileyebilecek yeni bir sürecin işareti olarak değerlendiriliyor.