Merkez Bankası savaşın başlamasıyla birlikte attığı hamlelerle hem fonlama hem de piyasa faizlerini yükseltti. Döviz satışlarıyla da savaş öncesi piyasadaki likidite fazlası likidite açığına döndü, bu koşullarda Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun faiz kararını pas geçmesi, yani faize dokunmaması bekleniyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) bugün yılın ikinci Para Politikası Kurulu (PPK) kararını açıklayacak. ABD ve İsrail’in İran’a açtığı savaşın yarattığı negatif etkiler ve artan enflasyon endişeleri nedeniyle Merkez Bankası’nın bugün faize dokunmaması ve şahin bir PPK karar metni açıklaması bekleniyor.

Ekonomi gazetesinden Şebnem Turhan’ın haberine göre, savaş başladığından bu yana piyasayı sıkılaştırmak için adımlar atan Merkez Bankası döviz satışlarının da etkisiyle PPK toplantısına likidite açığıyla giriyor. 10 Mart itibariyle piyasada 220 milyar lirayı aşan likidite açığı oluştu, ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti yüzde 40’a yükseldi.

Döviz satışı 20 milyar dolara yaklaştı

Merkez Bankası savaşın ilk fitili ateşlendiği andan itibaren tedbirlerini aldı ve finansal istikrara etkisinin azaltılması için hamle yaptı. Öncelikle politika faizinden piyasayı fonladığı 1 hafta vadeli repo ihalelerine ara verdiğini duyuran Merkez Bankası, ayrıca TL uzlaşmalı vadeli döviz satım ihalelerine başladı. Bunun yanı sıra TL’yi korumak için de döviz talebini karşılamak için yoğun satışları gerçekleştirdi.

Uzmanlar savaşın ilk haftasında 13.2 milyar dolar satış yapıldığını hesaplarken bu haftanın ilk gününde de 8 milyar dolar daha satışı yapıldığına işaret etti. Savaşın TL varlıklar üzerindeki etkilerini azaltmak için 20 milyar dolara yakın döviz satışı yapan Merkez Bankası’nın bu hamleleri piyasadaki likidite fazlasında da etkili oldu.

Merkez Bankası verilerine göre 10 Mart’ta net fonlama 220 milyar lira likidite açığına döndü. 27 Şubat’ta 764.4 milyar lira likidite fazlası bulunuyordu. Yoğun döviz satışları bu fazlanın açığa dönüşmesini sağladı. Verilere göre 10 Mart itibariyle yüzde 40 faizden 731.15 milyar lira borç veren Merkez Bankası, 431.32 milyar lirası depo ihaleleri, 97 milyar lirası likidite senedi, 773.7 milyon lira da gecelik sterilizasyon yaptı. Merkez Bankası’nın ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti de yüzde 40 seviyesinden oluştu.

Adımlarla faizler 3 puan yükseltildi

Fonlama faizini yüzde 40 ile faiz koridorunun üst seviyesine çıkaran Merkez Bankası’nın hamleleri piyasa için gösterge faiz oranı olan TLREF’in de yükselmesine neden oldu. TLREF faiz oranı yüzde 39,9945 ile faiz koridorunun üst sınırına dayandı. Savaş başlamadan önce 27 Şubat’ta Merkez Bankası’nın ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti yüzde 37, TLREF faiz oranı ise yüzde 36,8726 seviyesinde bulunuyordu. Savaşın başlamasıyla birlikte hem fonlama tarafında 3 puan sıkılaşma gerçekleştiren Merkez Bankası piyasa faizlerinin de yükselmesini sağladı.

Merkez Bankası ayrıca tahvil alım ihaleleri ile de TL’ye desteğini sürdürdü. Geçen hafta boyunca günlük 8 ihale açan Merkez Bankası dün de 8 ihale ile 16.9 milyar liralık alım gerçekleştirdi. Böylece Merkez Bankası’nın bu ay ihalelerle yaptığı tahvil alımları 110.1 milyar liraya ulaştı. Merkez Bankası’nın toplam tahvil stoku ise 416.6 milyar liraya yükseldi, Merkez Bankası’nın 2026 Para Politikası raporunda bu yıl için toplam APİ portföy büyüklüğü 450 milyar lira olarak belirlenmişti.

Trend bozulması riski korkutuyor

Bu arada piyasa uzmanlarının bir tedirginliği daha var ki o da enflasyonda trendin ciddi şekilde bozulma riskinin olması. Bilgi veren uzmanlar 12 Mart PPK’nın yanı sıra 22 Nisan PPK’sında da indirimi olmayacağını hem taze meyve ve sebzede en çok tüketilen ürünlerde yaşanan sıkıntılar ile benzin fiyatlarının etkisinin enflasyonu negatif etkileyeceğini vurguladı.

Uzmanlar, değişen tahminlerin şimdilik yüzde 25,5 yılsonu enflasyonuna işaret etse de yüzde 30 yılsonu enflasyonu ihtimalinin de çekingen de olsa konuşulmaya başlandığına dikkat çekti. Öte yandan Merkez Bankası PPK için yapılan anketlerde de 12 Mart toplantısının pas geçilmesi öne çıkıyor. Matriks ’in anketinde faizin yüzde 37’de sabit tutulması beklenirken 2026’nın devamında altı toplantıda 4 faiz indirimi tahmini oluştu. Ankette yılsonu politika faizi beklentileri de 1 puan yukarıya çıktı. Merkez Bankası, bu yılın ilk PPK toplantısında faizi 100 baz puan indirerek yüzde 38’den yüzde 37’ye çekmişti.