AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu.
Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyleydi:
”Aziz milletim, değerli milletvekilleri, hanımefendiler, beyefendiler; sizi en kalbi duygularımla, sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. AK Parti hareketinin fedakâr neferlerini bir kez daha sevgiyle kucaklıyorum. Grup toplantımızın milletimiz ve demokrasimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Toplantımızı farklı mecralar üzerinden takip eden, ekranları heyecanlandıran bu heyecanımızı paylaşan tüm yol arkadaşlarımıza buradan selamlarımı ve sevgilerimi gönderiyorum.
Ben emeklilerimizden AK Parti’ye ve Cumhur İttifakı’na güvenmelerini özellikle rica ediyorum. Biz onları hiçbir zaman yalnız bırakmadık. Bırakmayacağız.
Şimdi değerli kardeşlerim, malum en düşük emekli aylığını 20 bin liraya çıkartan kanun teklifimizin Genel Kurul görüşmeleri başladı. Sizlerin de yakın takibiyle inşallah teklifimizin bir an evvel yasalaşacağına inanıyorum. Teklifin yürürlüğe girmesiyle birlikte geçen ay 16.881 lira olan en düşük emekli aylığı, 3.319 lira artışla 20.000 liraya yükselmiş olacak. Bu rakam göreve geldiğimizde neydi biliyor musunuz? Sadece 66 liraydı. Dolar bazında söyleyecek olursak yalnızca 40 dolara tekabül ediyordu. Yeni düzenleme sonrasında en düşük emekli aylığı 480 dolara çıkmış olacak.
AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bizi buraya hak ve hukukunu savunmamız için gönderen aziz milletimizin emanetine sıkı sıkıya sahip çıkıyoruz. Muhalefetin tüm uzlaşmaz, hukuk tanımaz, Meclis İç Tüzüğü ile bağdaşmayan tavırlarına rağmen sabırlı ve sağduyulu bir şekilde hareket ediyor, milletimize karşı sorumluluklarımızı layıkıyla ifa etmeye çalışıyoruz.
(Suriye’de yaşanan çatışmalar ve SDG ile yapılan ateşkes) SDG denilen yapının uzlaşmaz, ayak süreyen, sürekli el yükselten ve zamana oynayan tutumu bu tabloyu ortaya çıkarmıştır. Biz bu süreçte ilgili kurumlarımız vasıtasıyla tüm taraflara gerekli telkinlerde bulunduk; düğümün çözülmesi, krizin sıcak çatışmaya dönüşmemesi için her türlü gayreti gösterdik. Başka aktörler de devreye girdi, 10 Mart mutabakatının uygulanması için gerekli tavsiyeleri yaptı; ancak SDG denilen yapının maksimalist tavrında herhangi bir değişiklik olmadı.
Dün varılan ateşkes anlaşmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Temennimiz terör örgütünün köşeye sıkıştığı yerlerde teslim olması, silah bırakması ve bu meselenin kalıcı olarak çözülmesidir. Aksi türlüsü terör örgütü mensupları için bir intihar niteliğinde olacaktır.
Türkiye olarak en başından itibaren toprak bütünlüğü korunmuş, siyasi birliği haiz tek bir Suriye devletinin varlığını en güçlü şekilde savunduk; Türkiye’nin güney sınırlarında ülkemizin güvenliğine tehdit oluşturacak ayrılıkçı bir yapıya rıza göstermeyeceğimizi de defalarca ilan ettik. Suriye devletinin ve Suriye ordusunun, tüm etnik kökenlerin, inançların ve mezheplerin yan yana yaşadığı birleşik, tek ve bağımsız bir Suriye inşa etme mücadelesini, komşuları ve kardeşleri olarak yürekten destekliyoruz.
Şanlı bayrağımıza alçakça saldırmak suretiyle bir netice alma imkanı kalmadı. Bayrağımıza uzanan kirli elleri bulacak, bunun hesabını mutlaka soracağız.”
