Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Melisa Tokgöz Mutlu 25 yıl önce “senin burada işin yok” denerek çıkmak zorunda bırakıldığı toplantıdan bugünkü başkanlığına uzanan serüvenini anlattı.
Mutlu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında, AA muhabirine, kariyer yolculuğundan aile hayatına, kadınların iş ve ihracattaki rolünden sosyal sorumluluk projelerine kadar pek çok konudaki görüşlerini paylaştı.
Mutlu İtalyan Lisesi’ndeki eğitiminden sonra 2002 yılında Koç Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun oldu. İş hayatına 1998 yılında İtalyan ortaklı bir şirkette yönetici olarak adım atan Mutlu kariyerini aynı şirkette genel müdür ve ortak olarak sürdürürken gıda sektöründe faaliyet gösteren aile şirketlerinde de üst düzey yöneticilik görevlerini yürütüyor.
İş dünyasına adımını bir tercihten ziyade, içine doğduğu kültür ve ortamın doğal bir uzantısı olarak attığını söyleyen Mutlu, anne ve babasının en büyük rol modelleri olduğunu belirtti.
Melisa Tokgöz Mutlu, girişimci bir ailede büyümenin iş hayatına adım atışıyla ilgili olarak, “Zaten ev de bizim için şirket gibiydi. İşte ve evde hep iş konuşulurdu. Dolayısıyla bu yol benim için kendiliğinden oluşan bir yoldu. Birçok insan için su içmek, yemek yemek ne demekse esasında bizim işimiz de benim için öyleydi. Bu yüzden içine doğduğum hayat böyle devam ediyor.” yorumunu yaptı.
“‘Senin burada işin yok’ demişlerdi”
Mutlu, iş hayatında hafızasında en çok yer eden anlardan birinin, kendi imzasını taşıyan ilk ihracat sözleşmesi ile 25 yıl önce girdiği bir toplantıda “senin burada işin yok” denmesi olduğunu söyledi.
Melisa Tokgöz Mutlu, yaşadığı bu talihsiz olayın kendisini nasıl güçlendirdiğini şöyle anlattı:
“İlk ihracat için yaptığım kontrat, kendi başıma yaptığım kontrat benim için en değerli olanıydı. Hep gözlemledim, birilerinin yanında toplantılara girdim ama kendi başıma yaptığım ilk bağlantı çok önemliydi. ‘Ben de yapabiliyorum’ dedim. Büyüklerime de bunu göstermiş oldum. Bu inanılmaz bir motivasyon. Ancak, gıda sektöründeyiz ve açıkçası erkek egemen bir yapı var. Bundan 25 sene önce girdiğim bir toplantıda “senin burada işin yok” denmiş ve moralim çok bozulup çıkmıştım toplantıdan. Büyük büyük adamlar benim gözümde ama ben de o kadar kötü değildim, yılmadım. Şimdi o beyefendilerle ben tek başıma toplantı yapıyorum. O yüzden benim için çok değerli.”
Rekabet ve değişimin hiç bitmediği bir ortamda kariyerİş hayatına ilişkin tecrübelerini paylaşan Mutlu, rekabetin ve değişimin hiç bitmediğini, bu nedenle sürekli hareket halinde kalmanın zorunluluk olduğunu vurguladı.
Tüketici davranışlarını öngörerek pozisyon almanın ihracatta belirleyici olduğunu belirten Mutlu, şöyle devam etti:
“Hiçbir zaman ‘durayım’ dediğiniz bir yer olmuyor. Katma değerli bir ürün yapmıyorsak oraya yaslanmanın bir anlamı yok. Hep ileri gitmek zorundasınız. Bir ürünün artık size eskisi kadar kazanç getirmeyeceğini görüp, tüketicinin nereye evrileceğini tahmin ederek pozisyon almak çok önemli. Biz bugün Peru’dan Yeni Zelanda’ya kadar pek çok ülkeye ihracat yapıyoruz. Bazen o ülkelerin ekonomik şartları değişiyor. O pazardan çıkıp ürünü başka bir pazara nasıl yönlendiririz, bunu düşünmek zorunda kalıyoruz. Bazı bölgelerde müşteriyle mesafeli bir ilişki gerekirken, bazı coğrafyalarda daha yakın temas kurmanız gerekiyor. İlk başta çok şaşırıyorlardı ama bugün özellikle Orta Doğu’da daha tanınır bir noktadayım.”
Kadın-erkek ayrımına iş dünyasında yer olmadığını ifade eden Mutlu, “Biz birbirimizi tamamlıyoruz. Benim beyaz yakalı bir çalışma arkadaşıma göre en büyük avantajım aile şirketinde henüz çok küçükken sorumluluk almak oldu. Şirketin her aşamasından geçtim. Depoya inip ürün kontrolü yaptım, üretim hattında çalıştım, gümrüğe gittim, gemiye konteyner yükledim. O yüzden bir fark görmüyorum. Bizde vazgeçmek hiçbir zaman yok.” değerlendirmesini yaptı.
Aile ile kaliteli zaman geçirmenin önemiMutlu, iş ve aile hayatını dengeleme konusundaki yaklaşımını, büyüdüğü evde iş ve evin ayrılmaz bir bütün olmasına bağlayarak, şöyle devam etti:
“Bizde o ayrım hiçbir zaman olmadı. İş ve ev hep iç içeydi. Benim de iki çocuğum var; onlarla daha çok zaman geçirmeye ama bu zamanın kaliteli olmasına özen gösteriyorum. Zaten yeni jenerasyon 7/24 beraber olmak istemiyor. Eşim de bana diyor ki ‘Sakın işi bırakma, yoksa mahvoluruz.’ İş hayatında olan insan o yoğunluğa alışınca, o yoğunluk ortadan kalkınca farklı şeyler yapmak, konuşmak ve düşünmek zorunda kalıyor. Bence dengeyi yolda, süreç içinde her şekilde bulmak mümkün.”
Kadınları iş hayatına ve ihracata teşvik çalışmaları
Mutlu, şirket kültüründe üretimin merkezine insanı koyduklarını belirtti.
Emek yoğun bir sektör olan gıdada kadın istihdamının yüksek olduğunun altını çizen Mutlu, çalışan bağlılığını güçlendirmek için hem fabrikada hem merkez ofislerinde aile ortamını korumaya özen gösterdiklerini ifade etti.
TİM’deki tek kadın yönetim kurulu üyesi olduğunu vurgulayan Mutlu, kadınların iş dünyasında daha görünür olması için özel çalışmalar yürüttüklerini söyledi.
Türk kadınının üretimin içinde güçlü bir şekilde yer aldığını ancak karar alma mekanizmalarında yeterince temsil edilmediğini belirten Mutlu, bu düşünceden hareketle hayata geçirdikleri TİM WINGS (Women International Networking and Global Sales) projesini şöyle anlattı:
“Amacımız, Türk kadınının dünyada markalaşmasını sağlamak, sadece kadın girişimcileri değil, iş hayatının görünmeyen kadınlarını da ortaya çıkarmaktı. Türkiye’de işletmelerin yaklaşık yüzde 85’i KOBİ ve bunların büyük bölümü aile şirketi. Aile şirketlerinde genellikle güç erkekte oluyor. Öte yandan çok güçlü kadınlarımız var ama imza yetkileri ya da görünürlükleri bulunmuyor. Bizim hedefimiz Türk kadınını daha görünür hale getirmek. Yavaş ama emin adımlarla ilerliyoruz. Amacımız, Türk kadının görünürlüğünü ortaya çıkarmak.”
