Türkiye ekonomisinin ihracat ve istihdam açısından lokomotif sektörlerinden biri olan hazır giyim, son yılların en zorlu döneminden geçiyor. Artan üretim maliyetleri, yüksek enflasyon, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar ve sert küresel rekabet, sektörde hem ihracatı hem de istihdamı aşağı çekti. İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkan Yardımcısı ve Nisan 2026’da yapılacak seçimlerde başkan adayı olan Mustafa Paşahan, sektörün mevcut durumuna ilişkin çarpıcı veriler paylaşarak çözüm için acil destek çağrısında bulundu.
“İhracatta 4,4 milyar dolarlık kayıp var”
Hazır giyim sektörünün Türkiye için stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Paşahan, 2022 yılında sektörün 21,2 milyar dolarlık ihracat ve 1,2 milyon kişilik istihdamla yılı kapattığını hatırlattı. 2025 sonu itibarıyla gelinen noktada ise tablonun ciddi şekilde bozulduğunu ifade eden Paşahan, “Bugün ihracatımız 16,8 milyar dolara geriledi. Yani 4,4 milyar dolarlık bir kayıptan söz ediyoruz. İstihdam tarafında ise 1,2 milyondan 860 bin seviyesine düşmüş durumdayız” dedi.
“Maliyetler yüzde 400’ün üzerinde arttı”
Sektörün bu noktaya gelmesinin temel nedenlerini değerlendiren Paşahan, özellikle maliyet baskısına dikkat çekti. 2022 yılında asgari ücret maliyetinin 600-650 dolar seviyelerinde olduğunu belirten Paşahan, “Bugün bu rakam neredeyse 1.500 dolara çıktı. Maliyetlerimiz yüzde 400’ün üzerinde arttı. Enflasyon yüzde 300’ün üzerinde, kur artışı ise yaklaşık yüzde 200 seviyesinde. Biz hiçbir zaman sadece kur artsın demedik. Maliyet, enflasyon, ve kur dengesinin birlikte yönetilmesini istedik. Bu denge sağlanmazsa ihracatın düşmesi kaçınılmaz olur” diye konuştu.
“Firmaların yurt dışına gitmesini istemiyoruz”
Son dönemde üretimin yurt dışına kaydırılmasına yönelik söylemlerin arttığını belirten Paşahan, bunun sektör için ciddi bir risk oluşturduğunu ifade etti. Hiçbir üreticinin yurt dışına gitmesini arzu etmediklerini vurgulayan Paşahan, “Türkiye üretimde çok güçlü. Tasarım bizde, bizde, insan kaynağı bizde. Avrupa’ya 3-3,5 saatlik mesafedeyiz. Kalitemiz ve hızımızla Avrupa’nın göz bebeğiyiz. Ancak maliyetler bu kadar yükselince müşteriler alternatif aramak zorunda kalıyor” dedi.
“Destekler arttı ama yeterli değil”
İstihdam ve desteklerinin artırılmasını olumlu bulduklarını ancak yetersiz kaldığını dile getiren Paşahan, çözüm önerilerini net başlıklar halinde sıraladı. İstihdam desteğinin 6 bin liraya, asgari ücret desteğinin ise 2 bin 500 liraya çıkarılması gerektiğini belirten Paşahan, “Ayrıca faiz oranlarının yüzde 15’i geçmeyecek şekilde, iki yıl vadeli ve vadesiz finansman desteği sağlanmalı. Bu dört birleşeni dengeleyebilirsek hiçbir müşterinin Türkiye’den gitmeyeceğine inanıyorum” dedi.
“Hazır giyim kilogramda 16 dolar değer yaratıyor”
Sektörün Türkiye ekonomisine sağladığı katma değere de dikkat çeken Paşahan, hazır giyimin kilogram başına ihracat değerinin 16 dolar seviyesinde olduğunu söyledi. Paşahan, “Türkiye’nin genel ihracat kilogram değeri 1,5 dolar. Hazır giyim ise istihdamda ve cari fazla veren sektörler arasında halen birinci sırada. Anadolu’nun 81 ilinde, en ücra bölgelerde bile dünya markalarına üretim yapan 5 yıldızlı fabrika standartlarında tesislerimiz var. Bu fabrikaların kapanmaması gerekiyor” diye konuştu.
“Markalaşma ve dönüşüm önceliğimiz”
Markalaşma konusunda sektörün sanıldığı kadar geri olmadığını ifade eden Paşahan, binlerce Türk markasının yurt dışında on binlerce satış noktasına sahip olduğunu belirtti. Dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve teknik ürünlere odaklanacaklarını söyleyen Paşahan, İstanbul Moda Akademisi, Ekoteks Laboratuvarı, Dijital Dönüşüm Merkezi ve İstanbul Fashion Connection (IFCO) fuarı gibi projelerle sektöre rehberlik etmeye devam edeceklerini vurguladı.
“KOBİ’ler için 7/24 sahada olacağız”
Başkan adaylığı sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Paşahan, özellikle KOBİ’lerin yaşadığı zorluklara dikkat çekti. “100 milyon ihracat yapan bir firmayı 110 milyon dolara çıkarmak zor olabilir ama 100 bin dolar ihracat yapan bir KOBİ’yi 150 bin dolara çıkarmak mümkündür. Bundan sonraki süreçte KOBİ’lerimizle 7/24 sahada olacağız” dedi.
2026 hedefi: Kan kaybını durdurmak 2026 yılına ilişkin hedeflerini de paylaşan Paşahan, öncelikli amaçlarının mevcut ihracat ve istihdam seviyelerinin altına düşmemek olduğunu belirtti. “Sektörün artık kan kaybetmeye tahammülü yok. Ankara ile temaslarımızı artırarak, sektörün yeniden refaha ulaşması için elimizden geleni yapacağız” diye konuştu.
