Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2025 yılına ilişkin dönemsel Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) verilerini açıkladı. Ekonomi 2025 genelinde büyüme kaydetti. Dördüncü çeyrekte de artış sürdü. Üretim yöntemine göre dört çeyrek toplamıyla elde edilen yıllık GSYH, zincirlenmiş hacim endeksi (2009=100) olarak 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 3,6 arttı.
Cari fiyatlarla GSYH ise 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 41,3 artarak 63 trilyon 20 milyar 906 milyon TL oldu. Kişi başına GSYH 2025 yılında cari fiyatlarla 712 bin 200 TL olarak hesaplandı. Kişi başına gelir 18 bin 40 dolar oldu. TL bazında enflasyon düştükten sonra yüzde 3,6 büyüyen Türkiye, Merkez Bankası’nın dolar kurlarını baskılaması sayesinde dolar bazında yüzde 18 büyüdü.
GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde, 2025 yılında zincirlenmiş hacim endeksine göre inşaat sektörü toplam katma değeri yüzde 10,8 arttı.
Bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 8,0, ürün üzerindeki vergiler eksi sübvansiyonlar yüzde 6,9, ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 4,6 artış kaydetti.
Diğer hizmet faaliyetleri yüzde 4,3, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 4,0, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 3,8, sanayi yüzde 2,9, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 2,7 arttı. Kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 1,0 artarken tarım sektörü yüzde 8,8 azaldı.
GSYH, 2025 yılının dördüncü çeyreğine ilişkin ilk tahmine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak bir önceki yılın aynı çeyreğine kıyasla yüzde 3,4 arttı.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,4 yükseldi. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH ise dördüncü çeyrekte yıllık bazda yüzde 3,4 artış gösterdi.
Üretim yöntemiyle GSYH tahmini, 2025 yılının dördüncü çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 41,4 artarak 18 trilyon 467 milyar 295 milyon TL oldu. Aynı dönemde GSYH’nin ABD Doları cinsinden değeri 438 milyar 605 milyon olarak gerçekleşti.
Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2025 yılında zincirlenmiş hacim endeksine göre yüzde 4,1 arttı. Hanehalkı tüketim harcamalarının cari fiyatlarla GSYH içindeki payı yüzde 54,4 oldu.
2025 yılının dördüncü çeyreğinde hanehalkı nihai tüketim harcamaları yıllık bazda yüzde 5,2 arttı. Aynı dönemde devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 0,9 azalırken, gayrisafi sabit sermaye oluşumu yüzde 5,4 arttı.
2025 yılında mal ve hizmet ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 0,3 azalırken, ithalat yüzde 4,9 arttı.
Dördüncü çeyrekte ise mal ve hizmet ihracatı yıllık bazda yüzde 2,3 azalırken, ithalat yüzde 3,8 artış gösterdi.
İşgücü ödemeleri 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 40,4 artarken, net işletme artığı/karma gelir yüzde 44,2 yükseldi. Dördüncü çeyrekte işgücü ödemeleri yüzde 36,9, net işletme artığı/karma gelir ise yüzde 44,2 arttı.
Cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içinde işgücü ödemelerinin payı 2024 yılında yüzde 37,0 iken 2025 yılında yüzde 36,9’a geriledi. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 43,1’den yüzde 44,1’e yükseldi.
Yılmaz: Yüzde 3,6’lık büyüme ile OVP tahmini aşıldı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025’e ilişkin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerini değerlendirdi.
“Türkiye ekonomisi, küresel belirsizliklerin tırmandığı ve bölgemizde jeopolitik gerilimlerin yoğunlaştığı bir konjonktürde, hedeflenen doğrultuda güçlü ve dengeli büyümesini sürdürerek dayanıklılığını ortaya koymuştur” değerlendirmesinde bulunan Yılmaz, 2025 yılının dördüncü çeyreğinde ekonominin yıllık yüzde 3,4 oranında büyüyerek 22 çeyrektir kesintisiz büyüme performansını sürdürdüğünü vurguladı.
Cevdet Yılmaz, 2025 yılı genelinde kaydedilen yüzde 3,6’lık büyüme ile Orta Vadeli Program (OVP) tahmini olan yüzde 3,3’ün aşıldığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“Böylece, siyasi ve ekonomik istikrar içinde 16 yıl kesintisiz büyümemiz devam etmiş; siyasi kararlılık ve koordinasyon içinde hayata geçirdiğimiz programının etkinliği ve makroekonomik temellerimizin sağlamlığı bir kez daha teyit edilmiştir. Bu süreçte milli gelirimiz tarihi bir rekorla 1,6 trilyon dolar seviyesine çıkmış, kişi başı gelirimiz ise 18 bin 40 dolara ulaşmıştır. Son yıllarda kaydettiğimiz sürdürülebilir yüksek büyüme oranlarıyla, dünyanın en büyük 16’ncı ekonomisi olmayı ve yüksek gelirli ülkeler konumuna yükselmeyi öngörüyoruz.
2025 yılı dördüncü çeyreğinde sanayi sektörü yüzde 0,9 oranında büyürken inşaat dahil hizmetler sektörü yüzde 3,7 oranında büyüme kaydetmiştir. sektörü ise yüzde 7,2 oranında küçülmüştür. 2025 yılı dördüncü çeyreği büyümesinde, inşaat dahil hizmetler sektöründeki olumlu görünüm ve sabit sermaye yatırımlarındaki artış belirleyici olmuştur. Sanayi üretimindeki sınırlı artış, dış talepteki yavaşlama ve küresel ticaret politikalarındaki belirsizliklerle uyumlu bir görünüm sergilemiştir. Yıl içerisinde yaşanan zirai don ve kuraklık başta olmak üzere olumsuz iklim koşullarının etkisiyle tarım sektörümüz 2025 yılında yüzde 8,8 oranında küçülmüştür. Diğer taraftan, sıkı makroekonomik politika çerçevesi korunurken seçici alanlara yönelik desteklerle sanayi sektörü yıl genelinde yüzde 2,9 oranında büyüyerek üretim kapasitesindeki dayanıklılığını ortaya koymuştur. ”
Şimşek: Yüksek gelirli olduk
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek “Yüksek gelirli ülkeler grubuna 2025 yılında dâhil olduğumuzu öngörüyoruz” dedi.
Büyüme rakamlarını değerlendiren Şimşek şunları söyledi:
* Milli gelir 1,6 trilyon dolara, kişi başına gelir 18 bin 40 dolara yükseldi. Kalıcı refah artışı hedefimiz için kritik eşik olan yüksek gelirli ülkeler grubuna 2025 yılında dahil olduğumuzu öngörüyoruz.
* Yatırımlar yıl genelinde yüzde 7 arttı. Makine ve teçhizat yatırımlarındaki yüzde 5’lik artış, üretim kapasitemizi güçlendiriyor.
* Küresel ticarette belirsizliklerin ve korumacılığın arttığı 2025 yılında net dış talep, büyümeye negatif katkı verdi. Ancak cari açığın GSYH’ye oranı yüzde 1,6 ile sürdürülebilir seviyelerde kaldı.
‘Faiz dışı fazla verdik’
* Kamuda tasarruf ve verimliliği artırarak harcama disiplinini güçlendiriyor, vergide adalet ve etkinliği esas alarak kayıt dışılıkla mücadeleyi sürdürüyoruz.
* 2025’te bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 2,9 ile Orta Vadeli Program (OVP) tahmininin altında gerçekleşirken, faiz dışı fazla verdik.
* Jeopolitik gelişmelerden kaynaklanan risklerin geçici olacağı ve küresel ticaretteki belirsizliklerin azalacağı varsayımıyla, 2026 yılında ticaret ortaklarımızdaki talep artışı ile finansal koşullardaki iyileşmenin büyümeye katkı sağlamasını bekliyoruz.
