6 yıldır kayıp olan Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, soruşturmaya ilişkin son yaşanan gelişmelerin ardından dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Doku, “Dönemin valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Gülistan Doku’nun katilidir, açıklıyorum” dedi.
Gülistan Doku ile ilgili soruşturmada 13 kişi hakkında alınan gözaltı kararının ardından Doku ailesi Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu ile görüşmek için Dersim’e gitti.
Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku adliye önünde dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
2. ve 3. dalga gözaltıların süreceğini belirten Aygül Doku “Dönemin Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Gülistan Doku’nun katilidir, açıklıyorum” dedi.
Aygül Doku’nun açıklamasının tamamı şöyle:
“Dün Türkiye büyük bir zalimliğin, kötülüğün, caniliğin örneğini birebir gördü. İnsan dönemin valisine, emniyet müdürüne, asayiş müdürüne inanmasa, güvenmese kime inanacak, kime güvenecek? Yedi yıldır hem kızımızı bizden aldılar hem bizi kandırdılar. Sinema gibi, film izler gibi dünyanın gözü önünde bizi izlediler. Neden? Katilin kara gözü için, katilin karakaşı için. Dönemin Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Gülistan Doku’nun katilidir, açıklıyorum.
Başta Türkiye’nin adaletini canlandıran, umudumuzu yaşatan Sayın Adalet Bakanımız Akın Gürlek’e, Sayın Cumhurbaşkanımıza ve geldiğinden beri gecesini gündüzüne katıp Gülistan için çalışan Başsavcımız Ebru Cansu’ya teşekkür ediyorum. Bu süreçte 2 kurum bize dürüst oldu, birinci o dalgıç abiler. Gözaltı listesinin daha 2. ve 3. dalgası var. Bakın bu bir vahşettir, bu bir caniliktir.
Dönemin valisi bir ailenin kızını bulmakla yükümlüyken, görevini yapmak zorundayken sırf oğlunu korumak için devletin bütün imkânlarını kullanıp bizi o köprünün başında tam 220 gün boyunca bekletti. Bizi orada bekletirken sırf biz inanalım diye, Gülistan’ın intihar ettiğine inanalım diye dönemin Valisi Tuncay Sonel botla geziyordu. Niye biliyor musunuz? Biz Gülistan’ın intihar ettiğine inanalım diye. Bu bir utançtır. Dün aslında Başsavcımız Ebru Cansu tarihi bir adım attı. Vallahi billahi de tarih yazıyor ama bu yazılan tarihin sonucu nasıl olacak, biz onu istiyoruz sadece.”
Doku ailesinin avukatı: 2’nci dalga bir an önce yapılmalı
Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin konuşan ailenin avukatı Ali Çimen, “Gözaltıların devamı gelecek, 2’nci dalganın bir an önce failler kaçmadan yapılmasını istiyoruz” dedi.
Gülistan Doku 5 Ocak 2020’den beri kayıp. Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada dün akşam 12 zanlı gözaltına alındı.
Gözaltına alınanlar arasında dönemin Tunceli valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel de var.
Gülistan Doku’nun annesi ve babasıyla birlikte adliyeye giden Çimen soruşturmaya ilişkin şunları söyledi:
“Biz barajda aramaya neden olan tutanağa itiraz ettik. İtirazımız üzerine dosya Ulusal Kriminal Büro’ya gitmişti. Ulusal Kriminal Büro’nun kesin ve kati raporuna göre o sırada suya düşen bir nesnenin olmadığı aslında soruşturmanın erken aşamasında ortaya çıkmıştı. Aslında intihar tezi dosyanın yedinci ayında çökmüştü. Geldiğimiz bu aşamada son bir buçuk yıldır dosyamız artık ‘insan öldürme’ şeklinde ele alındı ve tüm taleplerimiz kabul edildi.
Bu aşamada da bize göre soruşturmanın birinci dalgası diyebiliriz. Gözaltı kararları verildi ve bu kararın tutuklamaya yönelik olduğunu değerlendiriyoruz.
Gözaltıların devamı gelecektir. Üst düzey kamu görevlileri henüz gözaltına alınmadı, muhtemelen onlar da alınacak. Bundan sonrasında üst düzey kamu görevlisi ve onun etrafında şekillenen suç örgütünün ortaya çıkarılması gerekiyor. Bizim mücadelemiz bu aşamadan sonra o olacak. Savcılık kısmi olarak gereğini yaptı. O yönüyle de bu son durumu destekliyoruz. 2’nci dalganın bir an önce failler kaçmadan yapılmasını istiyoruz.
Tabii şu an tutuklanmamış failler de var. Dosyada gizlilik de var. Gizlilik olduğu için çok ayrıntılı bilgi veremeyeceğiz ama geldiğimiz bu aşamada gerçekten Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı etkin ve etkili bir soruşturma yapmış. Biz bugün dosyayı tartışmaktan ziyade onlara destek amacıyla aile olarak buradayız.”
Eski Tunceli Valisi de konuştu: Oğlum tanımaz
Oğlunun gözaltına alınmasının ardından açıklamalarda bulunan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, iddiaları reddetti. Gazeteci Sinan Burhan’a konuşan Sonel, “Benim oğlum Gülistan Doku’yu tanımaz, onun sevgilisini de tanımaz. Oğlum o yıllarda lise öğrencisiydi, nasıl bu olayla ilgisi olabilir? Ben de tanımıyorum. Ben ailesine yardımcı oldum. Olayın aydınlatılması lazım. Bana yönelik ortaya atılan bu iddialar tamamen iftiradır. Bu konuda sonuna kadar mücadele edeceğim ve hukuki haklarımı kullanacağım” dedi.
Gelen isimsiz not
Yıllardır “kayıp vakası” olarak değerlendirilen dosyanın seyrini, aile avukatına bırakılan isimsiz bir not değiştirdi. Notta Mustafa Türkay Sonel’in adının geçmesi üzerine derinleştirilen soruşturmada; teknik incelemeler, dijital izler ve tanık beyanları dosyayı “cinayet şüphesi” ve “delil karartma” zeminine taşıdı.
Soruşturma dosyasında, Doku ailesinin olaydan sonra adeta bir “çember” içine alındığı ve kamu görevlileri aracılığıyla temaslarının kontrol edildiği iddiaları yer alıyor. Özellikle Gülistan Doku’ya ait SIM kartın aileden teslim alınmasına rağmen resmi kayıtlarda bu sürecin usulüne uygun ilerlemediğinin tespit edilmesi, “Dosya bilinçli olarak mı yavaşlatıldı?” sorusunu yeniden gündeme getirdi.
Gülistan Doku soruşturması
Tunceli’de Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku (21), 5 Ocak 2020’de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamadı. Doku’nun ailesi, 6 Ocak’ta polise kayıp başvurusunda bulundu.
Gülistan Doku’nun cep telefonunun, en son Uzunçayır Baraj Gölü’ndeki Sarı Saltuk Viyadüğü’nde sinyal verdiği saptandı. Aramalarda hiçbir ize rastlanılmadı.
Yol güzergahındaki Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarınının incelenmesi sonucunda Doku’nun 5 Ocak’ta öğle saatlerinde valiliğin yanındaki bir kafenin bahçesinde eski erkek arkadaşı Zeinal Abakarov’la görüştüğü, ardından biri minibüse bindiği görüldü, ancak nerede indiği saptanamadı.
Abakarov gözaltına alınıp adli kontrol ve yurt dışı yasağıyla serbest bırakıldı.
Doku’nun telefon sinyalinin en son tespit edildiği Sarı Saltuk Viyadüğü’nü yakından gören Munzur Üniversitesi’ne ait kameranın da bozuk olduğu belirtildi. Yine viyadüğü gören bir kameranın 3,5 saatlik flu görüntüsü de netleştirilemedi.
Doku’nun kaybolmadan önceki gece Abakarov’un evine girerken KGYS’de görüntülendiği, ancak ertesi gün kameraların açısının değişmesi nedeniyle evin kapısının görülmediği tutanaklara yansıdı.
