İsrail ve Yunan basını GKRY’nin AB dönem başkanlığının NATO ve AB kulislerinde ciddi endişelere yol açtığını yazdı. AB diplomatlarına göre Ankara’nın dışlandığı bir savunma mimarisi Avrupa güvenliğini zayıflatıyor.

İsrail ve Yunan basını, GKRY’nin AB dönem başkanlığının NATO ve AB kulislerinde Türkiye nedeniyle ciddi endişelere yol açtığını yazdı. Diplomatlara göre Ankara’nın dışlandığı bir savunma mimarisi Avrupa güvenliğini zayıflatırken, Rum kesiminin tutumu ittifak içinde kırılma riski yaratıyor. İsrail ve Yunan basını, Politico dergisinde yer alan ve Avrupa Birliği dönem başkanlığının Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne (GKRY) devredilmesine ilişkin NATO’daki endişeleri manşetlerine taşıdı.

Politico’nun haberine göre, NATO ve AB’de görev yapan diplomatlar, Rum kesiminin Türkiye ile yaşadığı anlaşmazlıklar ve AB-Türkiye askeri iş birliğine karşı tutumunun, Avrupa’nın güvenlik entegrasyonuna odaklandığı bir dönemde savunma önceliklerini olumsuz etkileyebileceğinden kaygı duyuyor.

CNN Greece, Türkiye ile uzun süredir devam eden gerilimler nedeniyle GKRY’nin AB dönem başkanlığının, Avrupa’nın savunma gündemini daha da karmaşık hale getirebileceği endişesinin NATO ve AB içinde giderek arttığını yazdı.

CNN Greece’in aktardığı habere göre GKRY lideri Nikos Hristodulidis Politico’ya yaptığı açıklamada “kilit nokta”nnı Türkiye’yi NATO üyeliğine giden ilk adım olarak görülen Barış İçin Ortaklık Programı’na (PfP) GKRY’nin katılımını kabul etmeye ikna etmek olduğunu söyledi.

Hristodulidis bu adımın ardından AB-Türkiye iş birliğinin önündeki engellerin kademeli olarak kaldırılabileceğini ifade etti.

Rum lider “Türkiye’nin Kıbrıs’ın ‘Barış İçin Ortaklık’a dahil edilmesi yönünde atacağı adımlarla ve aynı zamanda AB-Türkiye ilişkilerinde olumlu gelişmelerle kademeli bir yaklaşım öngörebiliriz” dedi.

Avrupa Komisyonu’ndan üst düzey bir yetkili, Komisyonun, Kıbrıs Rum kesiminin Türkiye’ye yönelik düşmanca tutumunun Avrupa’nın savunma önceliklerini etkilemesine izin verilmesinden “çok endişeli” olduğunu söyledi.

Yetkililer, Ankara’nın 150 milyar büyüklüğündeki SAFE savunma programı kapsamında finanse edilen ortak alımlara katılma girişimlerine ve AB-NATO entegrasyonuna ilişkin anlaşmazlıklara dikkat çekti. Avrupalı yetkililer, GKRY’nin Türkiye’nin SAFE programına dahil edilmesine ve daha derin bir AB-NATO iş birliğine açıkça karşı çıktığını belirtti.

Yaklaşık 1,3 milyon nüfusa sahip ve bölünmüş durumdaki Kıbrıs’ın AB dönem başkanlığını üstlenmesi diplomatlar tarafından önemli bir zorluk olarak değerlendiriliyor. GKRY 2012 yılında da AB dönem başkanlığını yürütmüştü.

AB dönem başkanlığı üye ülkeler arasında altı ayda bir dönüşümlü olarak yürütülüyor. Dönem başkanı bakanlar toplantılarına başkanlık ediyor ve üye ülkeleri Avrupa Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu ile yapılan yasama müzakerelerinde temsil ediyor.

Rum kesimi yetkilileri savunma, güvenlik ve Ukrayna’ya desteğin dönem başkanlığındaki temel öncelikler olacağını açıkladı. Avrupa İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Marilena Raouna, Politico’ya verdiği demeçte bu başlıkların GKRY’nin dönem başkanlığı sürecinde merkezi bir rol oynayacağını söyledi.

Bir NATO diplomatı da GKRY ile Türkiye arasındaki süregelen düşmanlığın Ankara ile savunma bağlarını güçlendirme çabalarını baltalayabileceği uyarısında bulundu.

Diplomat Rusya tehdidine karşı “birlik olunması gerektiğini” vurgulayarak Türkiye’nin yaklaşan AB savunma planlarının dışında bırakılmasının “bu hedefi baltalayacağını” ifade etti.

İsrail gazetesi Maariv, AB Konseyi dönem başkanlığına hazırlanan GKRY’nin, Türkiye ile güvenlik iş birliğini siyasi pazarlık konusu yapma girişimlerinin NATO ve AB kulislerinde rahatsızlığa yol açtığını yazdı.

Gazeteye göre, Avrupalı yetkililer Rum tarafına, bu yaklaşımın kabul edilemez olduğunu iletti. Yetkililerin, “Ankara’nın dışlandığı bir savunma yapısı düşünülemez. Böyle bir durum Avrupa güvenliğinin zayıflaması anlamına gelir” değerlendirmesinde bulunduğu aktarıldı.

Haberde, AB merkezinin GKRY lideri Nikos Hristodulidis ile özel bir görüşme yaparak, Türkiye karşıtı tutumdan vazgeçilmesi gerektiğini net şekilde ileteceği ifade edildi.

Maariv, Ankara ile güvenlik iş birliğinin siyasi hesaplara kurban edilmesinin Doğu Akdeniz’deki dengeleri bozabileceği görüşünün AB ve NATO yetkilileri arasında ortak bir kanaat haline geldiğini aktardı.

AB ve NATO yetkilileri, Türkiye’nin NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahip olduğunu hatırlatarak, Ankara’nın dışlanmasının Avrupa savunma mimarisini zayıflatacağı görüşünü dile getirdi.

Avrupa Birliği kulislerinde, “Türkiye olmadan AB güvende olmaz” yaklaşımının hâkim olduğu belirtilirken, gündemdeki 150 milyar euroluk savunma alım programının Güney Kıbrıs engeline takılabileceği kaydedildi.

Haberde, Türkiye’nin bu programa katılma isteğinin Yunanistan ve tarafından engellenmesinin, Avrupa savunma bütünlüğü açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısı yapıldı.

AB ve NATO kulislerinde dile getirilen ortak endişe Türkiye’nin dışlandığı bir savunma planının Avrupa’nın güvenliğini zayıflatacağı yönünde oldu. Yetkililer, Rusya tehdidi karşısında birlik mesajı verilmesi gerektiğini ve Türkiye gibi stratejik bir aktörün göz ardı edilmesinin ağır sonuçlar doğuracağını vurguladı.

NATO içinden gelen değerlendirmelerde ise ’nin Avrupa savunma projelerinin dışında bırakılmasının, ittifak içinde ciddi bir kırılmaya yol açabileceği görüşü öne çıktı.