Sosyal medya fenomeni Murat Övüç hakkında başörtülü videosu nedeniyle “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” suçundan açılan davada tutukluluk halinin devamına karar verildi.

Sosyal medya fenomeni Murat Övüç hakkında, başörtülü videosu nedeniyle “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” suçundan açılan davada tutukluluk halinin devamına karar verildi.

Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya sanık Övüç, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşmada sanığın avukatları da hazır bulundu.

Savunma yapan Murat Övüç söz konusu videoyu tesettürlü kadın takipçilerini mutlu etmek ve mizah amaçlı çektiğini söyledi. Eyleminde art niyet olmadığını söyleyen Övüç yanlış anlaşıldığı için özür diledi. Övüç videoyu Şubat 2024’te çekip kapatılan Instagram hesabından paylaştığını söyledi.

Övüç, savunmasında tahliyesini ve beraatini talep etti. Duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı sanığın tutukluluk halinin devamını istedi.

Ara kararını açıklayan mahkeme sanığın tutukluluk halinin devamına hükmedip eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve iki sayfayı doldurmayan iddianamede soruşturmanın “Bee Haber” rumuzlu hesaptan şüphelinin başörtüsü takmış şekildeki videosunu “başörtüsü takan Murat Övüç, parmağındaki pırlanta yüzüğü adeta kameranın içine soktu” paylaşımı üzerine başlatıldığı belirtildi.

İddianamede Övüç için “Kadınsı hareketler sergileyen ve kendisini gay olarak tanımlayan şüphelinin İslam dininin önemli vecibelerinden biri olan başörtüsü ile alay ettiği, şüphelinin tanınan bir kişi olması nedeni ile paylaşımın geniş kitlelere ulaşarak toplumsal barışı zedeleme ve kamu düzenini bozma bakımından açık ve yakın tehlike oluşturduğu” ifadeleri kullanıldı.

Savcılık Övüç’ün halkın diğer kesimini alenen tahrik etmek suretiyle atılı suçu işlediğini iddia ederek “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapsini talep etti.

Övüç’ün avukatı Çağdaş Çelik iddianamedeki açıklamaların tamamının “dini değerleri aşağılama”ya yönelik olduğuna, ancak davanın “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme”den açıldığına dikkat çekti.