Her şey, İstanbul’da çöplerden atık kağıt ve hurda malzeme toplayan Okan Çetinbaşlar isimli kişinin Şişli’de bir çöp konteynerinde parçalanmış bir ceset bulmasıyla başladı.
Çetinbaşlar polise gitti. Cesedin başı ve bacakları yoktu.
Cinayet masası ekipleri hemen çalışmaya başladı ve kısa sürede cesedin Özbekistan uyruklu Durdona Khokimova’ya ait olduğu saptandı.
Peki bir Özbek kadını kim öldürmüş olabilirdi? Polisin bu cinayeti çözmesi ve katil zanlılarını yakalaması sadece 8 saat sürdü.
Üstelik cinayet aslında Şişli’de cesedin bulunduğu Duatepe Mahallesinde değil İstanbul’un öteki ucunda, Ümraniye’de işlenmişti.
Polis yüzlerce kamera görüntüsünü izleyip cesedin Şişli Duatepe’ye bir takside iki kişi tarafından getirildiğini saptadı. Taksi bulundu. Şoför o iki kişiyi hatırladı, taksi içi kamera görüntüleri de ortaya çıktı.
O iki kişi de Özbekistan uyrukluydu üstelik.
Polis kısa sürede Ümraniye’de cinayetin işlendiği evi de buldu. Burası Ümraniye Atatürk Mahallesinde 4 katlı bir binanın giriş katıydı. Polis oraya gittiğinde evin ışıkları yanıyordu, pencereler açıktı.
Bu arada bir başka ekip cesedi Ümraniye’den Şişli’ye getiren iki kişinin peşindeydi. Yine kamera kayıtlarından bu kişilerin İstanbul Havaalanı’na gittiğini saptayan polis onları Gürcistan’a kaçmak üzereyken yakaladı.
Bu kişiler Gofurjon Akmalkhonovıch Kamalkhodaev ile birlikte yakalanan Dılshod Akhrol Uglı Turdimurotov’du ve polisteki sorgularında cinayeti itiraf ettiler.
Turdimurotov ifadesinde öldürdüğü Durdona ile sevgili olduklarını iddia etti. Tartıştıkları için Durdona’yı bıçaklayarak öldürdüğünü daha sonra Kamalkhodaev ile birlikte cesetten kurtulabilmek için parçalara ayırdıklarını itiraf etti.
Durdona’nın parçalarına ayırdıkları bedenini ayrı ayrı poşetleyip bir bavul içine koyduklarını söyleyen Turdimurotov ardından, ticari taksi ile Şişli’ye gidip öldürdükleri kadının gövdesi ve parçalarını farklı konteynerlere attıklarını anlattı.
Turdimurotov şunları söyledi:
“Durdona Khokimova ile olay günü tanıştık. Aramızda gönül ilişkisi başladı. Tartışma yaşadık. Bıçaklayarak öldürdüm. Daha sonra arkadaşımla birlikte cesedi Ümraniye’deki evde parçalara ayırdık. Cesedin parçalarını ayrı ayrı poşetledik ve bavul içine yerleştirdik. Daha sonra ticari taksi ile Şişli’ye geldik. Ceset ve parçalarını farklı çöp konteynerlerine attık.”
“Bir hafta önce taşındılar”
Öldürülen Durdona Khokimova’nın karşı komşusu Behruz Toşbatov, “2 gün önce kavga sesleri duyduk. Duyduğumuz sesler karı koca kavgası gibiydi. Sonra apartmandaki diğer oturanlarla onları uyardık. Sonra sesler kesildi. Ben de Özbekistan uyrukluyum. Onlar da Özbekistan uyrukluymuş. Özbek olduklarını anladım ama tiplerini beğenmedim ve tanışmadım. Buraya bir hafta önce taşındılar. Kadını daha önce burada, sokakta ve metroda görmüştüm. Polisler geldiğinde cinayet işlendiğini anladık” dedi.
Toşbatov’un oğlu ise “Annemi polisler çevirmen olarak çağırdıklarında öğrendik. Bizim karşı komşumuz. Çok korkunç bir olay” diye konuştu.
Kadınlar protesto gösterisi yaptı
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun ve kadın örgütlerinin çağrısı ile Şişli Pangaltı Metro’da buluşan kadınlar protesto yürüyüşü düzenledi. Eylemde çok sayıda polis de görev yaptı.
Eylemciler “Göçmen kadınlar yalnız değildir”, “Koruma, aklama failleri yargıla” “Erkek vuruyor devlet koruyor”, “Susmuyoruz korkmuyoruz itaat etmiyoruz”, “Erkek adalet değil gerçek adalet” sloganları attı.
Kadınların uğradığı şiddeti yetkili birimlere bildirdiğinde etkin soruşturma yapılamadığını ve “kadınların korunamadığını” vurgulayan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu cinayetle ilgili basın açıklaması yaptı.
Açıklamada “Yanıbaşımızdan geçen bir erkek bir kadını öldürüp parçalayıp çöpe attı. Durdona’nın yaşamını bilmiyoruz ancak bu cinayetin ardındaki erkek şiddetini tanıyoruz. Göçmen kadınlar sınır dışı edilme tehdidinden çoğu zaman uğradığı şiddetle ilgili karakola başvuramıyor. Etkin soruşturma yapılmıyor, gizlilik sağlanmıyor, uzaklaştırma kararlarına uyulmuyor” denildi.
