Akciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşın yakınlarının kanser ilacı ücretinin iadesine yönelik talebi reddeden SGK’nin başvurusunda karar çıktı. İstinaf Mahkemesi ilaçların ücretinin ödenmesine hükmetti.
Ankara’da akciğer kanseri tedavisi sırasında hayatını kaybeden Nurettin Boyar’ın kullandığı kanser ilacının bedelinin, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yakınlarına ödenmesi yönündeki mahkeme kararını istinaf mahkemesi hukuka uygun buldu.
Rahatsızlanması sonucu hastaneye başvuran Nurettin Boyar’a akciğer kanseri teşhisi kondu. Doktorları Boyar’a hastalığı ilerlediği için standart tedavi yöntemleri kemoterapi ve radyoterapi yerine akıllı ilaç kullanması gerektiğini söyledi. Aile durumun aciliyeti nedeniyle reçete edilen kanser ilacını kendi imkanlarıyla aldı. İlacı kullanan ve hastalığında gerileme görülen Boyar 12 Nisan 2023’te kontrol için gittiği hastanede kaptığı ileri sürülen enfeksiyon sonucunda hayatını kaybetti. Nurettin Boyar’ın kızı Sevcan Özmen babasının tedavisinde kullanılan kanser ilacının ücretinin geri ödenmesi için SGK’ye başvurdu. Talebi değerlendiren SGK ilaç geri ödeme listesinde olmadığı gerekçesiyle iade yapılmayacağını bildirdi.
Mahkemeden “SGK ödesin” kararı
Boyar’ın kızı Sevcan Özmen, bunun üzerine avukatı aracılığıyla Ankara 8’inci İş Mahkemesi’ne başvurdu. SGK, söz konusu ilacın geri ödeme listelerinde yer almaması nedeniyle bedelin karşılanamayacağını, tesis edilen işlemin yasa ve mevzuata uygun olduğunu savunarak davanın reddini istedi. Mahkeme, 9 Temmuz 2024 tarihli kararında başvuruyu kabul etti. Kararda, hastane tarafından hazırlanan rapora yer verilerek, ilacın hastalığın tedavisinde hayati öneme haiz ve kullanımının zorunlu olduğu, bilinen tedavi yöntemlerine göre daha etkin ve yararlı kabul edildiği belirtildi. Uzman raporunun hüküm kurmaya yeterli olduğu, ilacın muadilinin bulunmadığı vurgulanarak, 147 bin 908 lira 52 kuruşluk ilaç bedelinin, Boyar’ın eşi Nermin Boyar ile çocukları Kadir Ferhat Boyar ve Sevcan Özmen’e iadesine karar verildi.
İtiraz edildi
Karara itiraz eden davalı SGK vekili, müteveffanın dava konusu ilacı kullandıktan kısa bir süre sonra vefat ettiğini, dosyada yer alan sağlık kurulu raporunun yeterli ve kanaat verici olmadığını ileri sürdü. İstinaf dilekçesinde dava konusu ilacın devletin sınırlı kaynakları kapsamında karşılanabilecek nitelikte olmadığı, kurum işleminin mevzuata uygun olduğu belirtildi.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10’uncu Hukuk Dairesi dosya kapsamındaki bilgi ve belgeleri, alınan uzman heyet raporunu ve emsal ücret araştırmalarını birlikte değerlendirdi. Kararda dava konusu ilacın hayati öneme haiz olduğu ve tıbben müteveffanın tedavisine katkı sağladığı yönünde rapor bulunduğu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı belirtildi. Bu gerekçelerle mahkeme SGK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verdi.
