Antalya’da yaşayan Sabiha İnce evli olduğu erkeğin şiddetini ve bunun ardından başına gelenleri anlattı. Ameliyat sırasında da karnında iğne unutulduğunu belirten İnce sağlık ihmalleri, yetersiz koruma ve cezasızlık nedeniyle yaşam mücadelesi veriyor.

Antalya’da yaşayan Sabiha İnce, evli olduğu erkek tarafından şiddete maruz bırakıldığını ve öldürülmeye teşebbüs edildiğini anlattı. Ameliyat sırasında karnında iğne unutulduğunu belirten İnce, sağlık ihmalleri, yetersiz koruma ve cezasızlık nedeniyle yaşam mücadelesi verdiğini söyledi. İnce hem sağlık sistemindeki aksaklıkların hem de koruma mekanizmalarındaki yetersizliğin kendisini güvencesiz bıraktığını belirtti.

Antalya‘da yaşayan Sabiha İnce boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından ağır şiddete ve öldürme teşebbüsüne maruz bırakıldı.

Dayak sonucunda yaralanan ve geçirdiği ameliyat sırasında karnında operasyon sırasında unutulan iğne nedeniyle uzun süre sağlık sorunları yaşayan İnce şimdi de koruma altında olmasına rağmen konum bilgilerinin faille paylaşıldığı iddiasıyla gündemde.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Perihan Koca Antalya’da yaşayan Sabiha İnce hakkında elektronik kelepçe tedbiri bulunan Ü.İ. tarafından dövülmesi ve bıçakla yaralanmasına ilişkin İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne soru önergesi verdi.

Sabiha İnce yaşadığı şiddete ilişkin açıklamalarda bulundu.

İnce geçirdiği ameliyat sonrası yaşadığı sağlık sorunlarının uzun süre ciddiye alınmadığını, bu sürecin boşanma aşamasındaki erkek tarafından uygulanan şiddetin gerekçesi haline getirildiğini anlattı. İnce “Benim yaşadığım yalnızca bir sağlık sorunu değildi. Sağlık sistemindeki ihmallerle erkek şiddeti iç içe geçti” dedi.

İnce, 2023 yılının Ocak ayında Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hastalıkları Bölümü’nde ameliyat olduğunu belirtti. Ameliyatın ardından karnında sürekli ağrı ve batma hissi yaşadığını ifade eden İnce, “Ameliyattan sonra karnımda bir şeylerin yolunda gitmediğini hissediyordum. Ama bana sürekli ‘normal’ olduğu söylendi” diye konuştu.

Ameliyat sonrası çocuk sahibi olabilmek için tüp bebek sürecine yönlendirildiğini aktaran İnce, doktorların ameliyat öncesinde yumurtalıkların korunması amacıyla yumurta toplama işlemi önerdiğini, bu süreçte kararların eş onayı nedeniyle birlikte alınmak zorunda kaldığını belirtti. İnce, “Hem ameliyatın etkileriyle uğraşıyordum hem de tüp bebek sürecinin yükünü taşıyordum. Bu süreç beni fiziksel ve psikolojik olarak çok zorladı” dedi.

İnce, yaşadığı fiziksel rahatsızlığın görünmez kılınması ev içinde maruz bırakıldığı şiddeti daha da ağırlaştırdığını söyledi. Önce sözlü ve psikolojik baskıyla başlayan süreç, zamanla sistematik şiddete dönüştü. Sağlık sorunları nedeniyle yaşadığı acının “abartı” ya da “bahane” olarak gösterildiğini söyleyen İnce, “Ağrılarımı anlattığımda bana inanılmadı. Yaşadığım şey, bana karşı bir suçlama aracına dönüştürüldü” ifadelerini kullandı.

İnce, çevresindeki bazı kişilerin de failin söylemlerini güçlendiren bir tutum aldığını anlatarak, “Ben destek beklerken, çevremdeki bazı insanlar da sanki sorun bende gibi davrandı. Bu beni daha da yalnızlaştırdı” dedi.

İnce, karın ağrısıyla farklı sağlık kuruluşlarına başvurduğunu, ancak uzun süre sorunun kaynağının tespit edilmediğini söyledi. Kumluca Devlet Hastanesi’nde çekilen röntgende karnında ameliyat sırasında unutulduğu belirtilen bir iğnenin tespit edildiğini belirten İnce, “Ben aylarca, yıllarca bir şeylerin yanlış olduğunu söyledim. Sonra gerçekten karnımda yabancı cisim olduğu ortaya çıktı” dedi.

Daha önce Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Bölümü’nde tomografi çekildiğini, ancak kendisine “bir şey yok” denildiğini söyleyen İnce, daha sonra tomografi sonucunda “yabancı cisim” bulgusunun yer aldığını öğrendiğini aktardı. İnce, “Tomografide yazan bir bulgu var ama bana ‘bir şeyin yok’ deniliyor. Bu ihmaller hayatımı doğrudan etkiledi” diye konuştu.

İnce, sağlık sürecindeki bu ihmallerin yalnızca tedavisini geciktirmediğini, aynı zamanda maruz bırakıldığı şiddet karşısında savunmasız bırakılmasına neden olduğunu belirtti. İnce, “Eğer karnımdaki sorunun ne olduğu zamanında ortaya çıksaydı, yaşadığım birçok şeyi daha erken fark eder ve bu evden daha önce çıkabilirdim” dedi.

İnce, sağlık durumunun fail tarafından kendisine yöneltilen baskının gerekçesi haline getirildiğini söyledi. “Ben acı çekiyordum, yardım istiyordum. Ama yaşadığım sağlık sorunu bana karşı kullanıldı” diyen İnce, bu süreçte hem fiziksel rahatsızlık hem de ev içi şiddet nedeniyle çıkışsız bırakıldığını ifade etti.

Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçların da kendisini zorladığını belirten İnce, “Zaten ağır bir tedavi sürecindeydim. Hem bedenim yıpranmıştı hem de yaşadığım baskılarla mücadele etmeye çalışıyordum” dedi.

İnce 2024 yılının Mayıs ayında boşanma aşamasındaki erkek tarafından öldürülmeye teşebbüs edildiğini, ancak failin adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını söyledi. Bu süreçte adli muayeneye götürüldüğünü belirten İnce, “Ben hayatta kalmaya çalışırken, karşımdaki kişi serbest bırakıldı” dedi.

Koruma kararlarına rağmen tehditlerin sürdüğünü dile getiren İnce, failin kendisine telefonla ve mesajlarla ulaşmaya devam ettiğini söyledi. Bu mesaj ve aramaları mahkemeye sunduklarını belirten İnce, “Bütün tehditleri belgeledik. Buna rağmen etkili bir koruma sağlanmadı” diye konuştu.

İnce, failin adli kontrol hükümlerini ihlal etmesine rağmen tutuklanmadığını, yalnızca uzaklaştırma kararını ihlal ettiği gerekçesiyle kısa süreli bir ceza aldığını belirtti. Sonrasında tehditlerin devam ettiğini söyleyen İnce, “Ölmeden korunamıyormuşum gibi davranılıyor” sözleriyle yaşadığı güvensizliği anlattı.

İnce yaşamının risk altında olduğu gerekçesiyle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından elektronik kelepçe uygulamasına geçildiğini, ancak buna rağmen koruma mekanizmalarının etkili işlemediğini söyledi.“Elektronik kelepçe var ama ben hâlâ güvende hissetmiyorum” diyen İnce, mahkemenin tutuklama taleplerini reddettiğini ve koruma kararlarının kâğıt üzerinde kaldığını ifade etti.

Konum bilgilerinin fail tarafından öğrenildiğini öne süren İnce, bu konuda savcılığa başvurduğunu ancak şikâyetinin etkili biçimde soruşturulmadığını söyledi. Savcılığın, failin yerini jandarmadan öğrendiği yönündeki beyanını esas alarak takipsizlik kararı verdiğini belirten İnce, “Eğer konum bilgilerim paylaşıldıysa bunun ortaya çıkarılması gerekiyor. Eğer paylaşılmadıysa, bu kişinin bana nasıl ulaştığı araştırılmalı” dedi.

İnce, yaşadığı belirsizliğin korkusunu arttırdığını belirterek, “Ben artık neye, kime güveneceğimi bilmiyorum. En çok da bu belirsizlik insanı tüketiyor” ifadelerini kullandı.

Yaşadığı süreç boyunca hem sağlık hakkının hem yaşam hakkının hem de şiddetten korunma hakkının ihlal edildiğini söyleyen İnce, yetkililerden iki başlıkta acil adım beklediğini ifade etti. İlki, ameliyat sürecindeki ihmallerin sorumluları hakkında işlem başlatılması; ikincisi ise koruma kararlarına rağmen tehditlerini sürdüren fail hakkında etkili yaptırım uygulanması.

İnce, “Benim talebim çok açık: Hem sağlık sürecindeki ihmaller araştırılsın hem de can güvenliğimi tehdit eden kişi hakkında gereken yapılsın” dedi.

Kolluk kuvvetleri ve yargı mekanizmalarına olan güveninin ciddi biçimde sarsıldığını söyleyen İnce, “Ben ölmek istemiyorum. Sadece özgürce ve güvende yaşamak istiyorum” dedi.

İnce, yaşadıklarının bireysel bir mağduriyetin ötesinde, sağlık sistemindeki ihmal, erkek şiddeti ve yetersiz koruma politikalarının iç içe geçtiği bir tabloyu ortaya koyduğunu vurguladı. İnce, “Bütün bedelleri ben ödedim. Ama ortada, benden başka bedel ödeyen yok” sözleriyle yetkililere çağrıda bulundu