Özgür Özel Suriye ordusunun kuşatmasındaki Kobani'ye insani yardım yapılması için Mürşitpınar Sınır Kapısı'nın açılmasını istedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel Suriye ordusunun kuşatmasındaki Kobani’ye (Aynelarap) insani yardım yapılması için Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın açılması çağrısında bulundu.

Kobani Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) denetiminde. İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) kentte ‘elektrik ve suların kesik olduğunu belirtip beş çocuğun donarak hayatını kaybettiğini’ aktardı.

DEM Parti Eş Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan bugün CHP Genel Başkanı Özgür Özel’le Suriye’deki durumu görüştü.

Ardından düzenlenen basın toplantısında Özel Kobani’ye Türkiye’den yardım konvoylarının gönderilmesini olumlu karşıladığını söyledi ama bunların Halep üzerinden ulaştırılmasını eleştirdi.

Özel şöyle dedi: “Bu yardımların Öncüpınar’dan Halep’e oradan Kobani’ye ulaştırılmasının çok daha garanti bir yolu var: Mürşitpınar Sınır Kapısı. O kapı açıldığında yardımlar zaten ablukayı aşmadan ulaşması gereken yere ulaşıyor. Bu kapının insani yardımlarla sınırlı olması kaydıyla açılmasını önemli görüyoruz.”

Bakırhan da ‘insani koridorun açılması gerektiğini’ söyledi.

Özel: İnsanlık dramını dikkatle takip ediyoruz

Özel’in açıklamaları şöyle:

* Türkiye’nin barışıyla, Suriye’nin barışını iç içe gördük. Suriye’de bir an önce istikrarın sağlanmasını, herkesi anayasal güvenceye alan bir çözümden yanayız.

* Ortada bir sınır çizgisinin olması iki taraftaki kardeşliği ortadan kaldırmıyor. Sınırın iki yanında Türkmenlerin, Kürtlerin, Arapların kardeşimiz olduğunu görmemiz gerekiyor.

* İşler yolunda giderken kardeşlikten bahsederken biraz ortalık karışınca gerçek yüzlerini gösteriyorlar. Kürtleri kıran, rencide eden bir dil kullanıyorlar. Bunu tamamen reddediyoruz.

* Burada bir Kürt, bir Türk, bir Arap var şu an ve hepimiz kardeşiz. Her gün kendime şunu soruyorum; bu oyunda kazanan İsrail, Amerikalılar, İngilizler mi olmalı, yoksa Araplar, Kürtler, Türkler, Dürziler mi olmalı? Niye onlar kazançlı çıksın. Barışı, demokrasiyi sağlayalım, herkes kazansın. Bunun yolu herkesin cesaretli inisiyatif almasından geçer.

* Suriye’de yaşanan insanlık dramını dikkatle takip ediyoruz. Bir yandan Türkiye’den yardım konvoylarının Halep üzerinden Aynelarab, Kobani’ye çıkarılmasını olumlu görüyoruz. Ama orayı bu hale kim getirdi, bir de ona bakmak lazım.

‘Daha garanti yolu var: Mürşitpınar Sınır Kapısı’

* Birtakım selefi yapılara yol verip şehirler kuşatılıp, insanlığa aç sürüklenince, beş çocuk donunca yardım tırları yollamak yerine bunlara sebep olan kargaşayı önleyip diyalogu, çözümü ön plana almak gerekiyor. Bu yardımlar doğru yere mi ulaşacak? Bu konuda endişeliyiz.

* Bu yardımların Öncüpınar’dan Halep’e oradan da Kobani’ye ulaştırılmasının çok daha garanti bir yolu var: Mürşitpınar Sınır Kapısı. O kapı açıldığında yardımlar zaten ablukayı aşmadan ulaşması gereken yere ulaşıyor. Bu kapının insani yardımlarla sınırlı olması kaydıyla açılmasını önemli görüyoruz.

* Diyarbakır Kent Konseyi’nin girişimlerini takip ediyoruz, orayla temastayız. CHP’li belediyelerimiz yardım ulaştırmak istiyorlar. Bu konuda bugün hem SODEMBEK’i hem de Türkiye Belediye Birliği Başkanımız Vahap Seçer’i koordinasyon için arayacağım.

* Bir yandan yeni felaket haberlerinin gelmemesi için ateşkesin sonuç alınana kadar uzatılması gerekiyor.

Bakırhan, Özel’e ‘sağduyusu için’ teşekkür etti

Bakırhan’sa şöyle konuştu:

* Sayın Özgür Özel’e teşekkür iletmek istiyorum. Halep saldırısı başladığı günden bu yana ki sağduyulu açıklamalarını takip ettik. Buna hepimizin ihtiyacı var.

* Evet, Suriye’yi, bölgeyi, Kuzeydoğu Suriye’deki gelişmeleri konuştuk. Orada bir insanlık dramı yaşanılıyor. Ateşe benzinle gidenler, bir de ateşi soğutmaya çalışanlar var.

* Biz oradaki meselenin barışçıl şekilde diyalogla çözülmesini istiyoruz. Ama maalesef Türkiye’de bir nefret korosu var. Sanki Suriye’de demokratik bir rejim var da Kürtler oyunbozanlık yapıyormuş gibi bir koro, 7/24 Kürt karşıtı bir algı oluşturuluyor.

* Kürtler ne yaşadıkları ülkeler ne de komşularına tehdit olmadılar. Bundan sonra da olmayacaklardır. Bu biliniyor ama bir ezber var. Bu ezberlerin bozulması gerekiyor. Yine Kürtlerin bölgedeki hiçbir ülkenin bayrağı, sembolleriyle sorunları yok, olmayacak da. Bu da iyi bilinsin.

* Bölgede halkları kabul etmeyen, halklara isyan, ülkelere de onları bastırma zemini bırakılmış. Bu kan, çatışma getirdi. 100 yıldır oynanan bu oyunu kırmak gerekiyor. Buna kırabileceğimizi inanıyoruz. Aslında sayın Öcalan’ın 27 Şubat’taki çağrısı da bu kısır döngüyü kırmaya dönüktü.

* Ama tam da bu sırada Halep’te bir sabotaj yaşandı. Orada silahsız, günahsız yaşayan Kürtler göç etmek zorunda kaldı. Bir insanlık dramı yaşandı. İnsanlar yaşamını yitirdi. Birileri istiyor ki halklar sürekli çatışsın, hegemonik emperyal güçler rant elde etsin.

* Kürtler halklar arasında bir savaş yaşanmasın diye Halep’i terk edip Kürt kentlerine çekildi. Büyük ve tehlikeli bir oyun var. Biz DEM Parti olarak bu oyunun farkındayız. Umarım iktidar da halkları karşı karşıya getiren hegemonik, emperyal güçlerin çıkarına oluşturulan bu zemini görür ve üzerine düşeni yapar.

* Suriye’de rejim selefi, Kürt, Alevi düşmanı mı olacak; yoksa demokratik mi olacak? Biz Suriye’de herkesi kapsayan demokratik bir zemin oluşmasının mücadelesini yürütüyoruz.

* Ama sahada ciddi bir insani kriz var. Kürtlerin kentleri ablukada. Kobani’de ciddi bir abluka var. Sular kesik, elektrikler yok. Çocuklar soğuktan yaşamını yitiriyor. Ateşkes olmasına ciddi çatışmalar var. Kürtler kentlerinde yaşamasına rağmen bir türlü rahat bırakmıyorlar.

* Buralarda acil insani koridorlar açmalı. 25 milyon Kürt nüfusuna sahip olan Türkiye’nin Mürşit Pınar ve Nusaybin kapılarını açabilir.

* IŞİD’in canlandığı zemini de iyi okumak gerekiyor. Kürtler çekilince zafer ortaya çıktığını sananlar bunu iyi görmeli.