ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini destekleyen veya MAGA camiasındaki lobicilere para ödeyen kişileri başkanlık affıyla “ödüllendirdiği” tartışma konusu oldu.

ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini destekleyen veya MAGA camiasındaki lobicilere para ödeyen kişileri başkanlık affıyla “ödüllendirdiği” konuşuluyor. Trump’ın Anayasa’nın ABD başkanına sunduğu af hakkını kullanma şekli Beyaz Saray’a yakın kişilerin ve “parası olanların” aklanmasında rekor bir artışa yol açtı.

Donald Trump’ın af hakkından en son emekli beş Amerikan futbolu oyuncusu yararlandı. Uyuşturucu kaçakçılığı ve yalancı şahitlikten hüküm giyen bu isimler Trump’ın affettiği kişiler arasında yerlerini aldı.

Trump’ın af listesi hiç de kısa değil. Listede kripto para milyarderleri, Cumhuriyetçi siyasetçiler, TV yıldızları ve hatta ABD’ye yüzlerce ton kokain sokulması operasyonundaki rolü nedeniyle 45 yıl hapis cezasına çarptırılan eski Honduras Cumhurbaşkanı Juan Orlando Hernández de var.

Trump’ın “af tutkusu” özellikle ikinci döneminde rekor seviyelere çıktı. İkinci dönemine Ocak 2025’te başlayan Trump Beyaz Saray’a dönüşünün ilk gününde, 6 Ocak’taki Capitol baskınına dahil olduğu için hüküm giyen veya yargılanan yaklaşık bin 600 kişinin suçunu ya affetti ya da cezalarını hafifletti. O zamandan Mart 2026 sonuna kadar bu kişilere 199 isim daha dahil oldu; bunların 77’si 2020’deki seçimlerin sonuçlarının değiştirilmesi girişimlerinde adı geçen kişiler.

Trump’ın af politikasının kapsamı ve motivasyonu bir grup kongre üyesini Kongre’ye başkanlık affını engelleme yetkisi veren bir Anayasa değişikliği tasarısı sunmaya itti.

Gerçi Trump, Anayasa ile başkana verilen af hakkını tartışmalı şekilde kullanan ilk ABD başkanı değil. Örneğin Gerald Ford, Watergate skandalını geride bırakmak için Richard Nixon’ı; Jimmy Carter Vietnam Savaşı’nda askerlikten kaçan 100 bin genci ve Joe Biden da oğlu Hunter Biden’ı affetmişti.

Ancak Trump’ın söz konusu başkanlardan bir farkı var: Başkanlar arasında “af sorumlusu” atayan ilk kişi…

Af sorumlusu affedilmeye değer dosyaları Trump’a önermekten ve Adalet Bakanlığı’ndaki Af Avukatı Ofisiyle paralel çalışmaktan sorumlu. İlk affedilen uyuşturucu kaçakçılığı ve kara para aklama suçlarından ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Alice Marie Johnson’dı. Trump, Johnson’ı ilk başkanlığı sırasında ünlü figürü Kim Kardashian’ın aracılığıyla affetmişti.

Trump, affetme kararı aldığı günlerde Johnson Amerikan ceza sisteminin “cezalandırıcı yapısının” en önemli örneği olarak görülüyordu. Ancak serbest bırakılması için çaba gösteren aktivistler Trump’ın af trafiğinin karmaşası ve boyutuna tanık olduktan sonra Johnson’ın “af sorumlusu” olarak atanmasını bir ihanet olarak yorumlamıştı.

1980’lerden bu yana Trump’ın iş hayatını takip eden ve Trump hakkında üç kitap yazan Pulitzer ödüllü gazeteci David Cay Johnston, El Pais’e verdiği demeçte “Başkan açık bir şekilde af satıyor. Parayı kendisi almıyor ama bu para kendi çevresindeki gruplara ve kendi düşüncesine yakın kişilere gidiyor” açıklamasını yaptı.

Alice Marie Johnson’ı ilk savunan aktivistlerden St. Paul Üniversitesi öğretim üyesi Mark Osler, ABD’deki başkanlık afları konusunda uzmanlaştığını ancak Trump’ın Beyaz Sarayı’ndaki af kurallarını açıklayamadığını belirtti. Osler’a göre af sorumlusuna başvurmak, affedilmek için giderek yaygınlaşan yollardan biri. Bir diğer yol ise Washington’daki lobiciler…

Siyasi kararları etkilemek için baskı kuran ve bunun karşılığında ücret alan bu profesyoneller “af borsasında” yeni bir iş imkanı görerek, af arayanların “avukatı” olup bu kişilerden bir milyon dolardan başlayan ücretler talep ediyor. İsminin açıklanmasını istemeyen bir lobici “Eskiden nadiren bu işleri alırdık. Şimdi Trump ile birlikte aflar şehirde patlama yapan bir endüstriye dönüştü. Birçok şirket, bu hizmeti vermeye başladı” diye konuştu.

Affedilmek için bir de üçüncü yol var: Trump’a doğrudan ulaşmak… Mesela, Mar-a-Lago’daki özel kulübünde doğrudan “affın kaynağına” ulaşmak mümkün. Ayrıca eski Honduras Cumhurbaşkanı Hernández için devreye giren tecrübeli Cumhuriyetçi stratejist Roger Stone gibi etkili isimlerin aracı olması da işe yarıyor.

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt afların Adalet Bakanlığı ve Beyaz Saray Hukuk Müşavirliği’nde titiz bir süreçten geçirildiğini ve her af başvurusunu inceleyen kalifiye bir avukat grubu olduğunu belirtse de son kararı yine Trump’ın verdiğini kaydetti. Leavitt “Trump göreve geldiğinde Biden döneminin Adalet Bakanlığı tarafından suistimale uğramış ve kullanılmış kişilerin affıyla çok ilgili olduğunu açıkça belirtti” dedi.

Evet son sözü Trump söylüyor ve başkan gerekçelerini açıklamak zorunda da değil. Örneğin Trump, kripto borsası Binance’in kurucusu Changpeng Zhao’yu affetti ve daha sonra basına bu kişinin kim olduğu hakkında “hiçbir fikri olmadığını” söyledi. Trump, Zhao’nun kara para aklamaktan dört ay hapis cezası aldığını bildiğini söyleyerek “Onun da benim ve diğer pek çok kişi gibi Biden yönetimindeki kötü niyetli bir grubun kurbanı olduğu söylendi” dedi ve birçok “iyi insanın” talebi üzerine Zhou’yu affettiğini açıkladı. Binance’in geçen yıl Washington’da lobi faaliyetleri için 1 milyon 250 bin harcadığı biliniyor.

Trump’ın ikinci döneminin ilk yılında aflarda bir anormallik olduğu Trump’ın ilk döneminin ilk yılıyla kıyaslama yapıldığında da görülüyor. Çünkü Trump o yıl sadece bir kişiyi affetti.

Osler, Obama’nın sekiz yılda bin 927 kişiyi affettiğine ve bu afların uyuşturucu suçlularını kapsadığına işaret etti. Osler’a göre Biden’ın (dört yılda 4 bin 244 af) ailesi için yaptığı aflar tartışmalı olsa da eski başkan af hakkını sıklıkla sembolik nedenlerle kullandı. Trump ise önceliği dolandırıcılık suçluları ile zengin ve ünlüleri içeren vakalara verdi.

Trump’ın afları aynı zamanda birer mesaj niteliği de taşıyor. Trump, Virginia’da yolsuzluğa bulaşan ve MAGA (Trump’ın “Make America Great Again/Amerika’yı yeniden yücelt” politikası) hareketine açık şekilde sadık olduğunu ifade eden bir şerifi affettikten sonra Af Avukatı Ed Martin “Hiçbir MAGA destekçisi geride bırakılmayacak” diye tweet atmıştı.

Ed Martin’in af sorumlusu olarak atanmasının ardından Joseph Schwartz’ın yaşadıklarına benzer olaylar artmaya başladı. 100 huzurevi sahibi olan ve hükümeti 38 milyon dolar dolandırmaktan suçlu bulunan Joseph Schwartz, lobicilik faaliyetlerine 1 milyon 60 bin dolar harcadıktan sonra geçen yıl Kasım’da başkanlık affı “kazandı”. Bunun 960 bin doları kendileri de daha önce dolandırıcılıktan suçlu bulunan lobiciler Jack Burkman ve Jacob Wohl’a gitti.

Geri kalan 100 bin dolar ise John Nash diye birine verildi. Schwartz aslında bu kişiye 500 bin dolar taahhüt etmişti ancak bu ödemeyi yapmadı. Nash parayı Schwartz’tan tehdit yoluyla çalıştığı için geçen ay tutuklandı. Üstelik Nash’ın bu tehdidi bir hükümet muhbiri ile yaptığı ve muhbirin kendisini ele verdiği ortaya çıktı. Trump’ın kovduğu Af Avukatı Liz Oyer’e göre bu olay “af sektörünün” iyice kontrolden çıktığını ve yeni suçlar doğurduğunu gözler önüne seriyor.

Bu kârlı döngü içinde af bekleyenlerin sırası ise oldukça uzun ve listedeki isimler pek de yabancı değil.

Theranos adlı kan testi şirketiyle yatırımcıları yüz milyonlarca dolar dolandırdığı gerekçesiyle 11 yılı aşkın hapis cezasına çarptırılan Elizabeth Holmes’tan kripto dolandırıcısı Sam Bankman-Fried’a kadar pek çok ünlü isim bu listede.

Ancak listenin başında hayli dikkat çeken isim var: Jeffrey Epstein’ın suç ortağı Ghislaine Maxwell… 20 yıl hapis cezası bulunan ve 2022’den beri hapis cezasını çeken Maxwell dışarı çıkmak için her yolu denediğini gizlemiyor.