Eski TÜSİAD Başkanı Orhan Turan ile YİK Başkanı Mehmet Ömer Arif Aras’ın “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlarından yargılandıkları dava 6 Mart’a ertelendi.
Bu duruşmada karar bekleniyordu.
Ne oldu?
TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Mehmet Ömer Arif Aras ve TÜSİAD Başkanı Orhan Turan 13 Şubat 2025 tarihinde düzenlenen TÜSİAD Genel Kurulu’nda yaptıkları konuşmalar nedeniyle “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlamalarıyla yargılanıyor.
Orhan Turan, hukukun üstünlüğünün eksikliği durumunda ekonomik ve toplumsal sorunların derinleşeceğini vurguladı; enflasyonla mücadelede hız alınması gerektiğini belirterek, hem sanayicilerin hem çalışanların zorlandığını, toplumun farklı kesimlerinde huzursuzluğun arttığını ifade etti.
Mehmet Ömer Arif Aras ise eğitim, liyakat ve hukuka güven konularına değinerek, Kartalkaya’daki yangın ve 6 Şubat depremleri gibi olayları örnek gösterdi; sistemdeki aksaklıkların ölümlere ve mağduriyetlere yol açtığını, sorumluların görevden ayrılması ve yetkin kişilerin yerine getirilmesi gerektiğini belirtti.
Bu ifadelerin, “zincirleme şekilde yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlarını oluşturduğuna kanaat getirildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, her iki sanık hakkında 1 yıl 10 ay 15 günden 5 yıl 6 ay 15 güne kadar hapis cezası talep edildi.
İlk duruşma ve mahkeme kararı
20 Mayıs 2025 tarihinde İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada, savcılık her iki sanığın da “zincirleme şekilde yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlarından 5’er yıl 6’şar ay hapisle cezalandırılmalarını talep etti.
Mahkeme, sanıkların yurt dışı çıkış yasağını ve adli kontrol kararını kaldırmış, bir sonraki duruşmanın 23 Eylül 2025 tarihinde yapılmasına karar vermişti.
“Adresim sabit olmasına rağmen, polis eşliğinde zorla getirildim”
Mehmet Ömer Arif Aras, “38 yıldır aynı kurumda çalışmama rağmen, adresim sabit olmasına rağmen, polis eşliğinde zorla getirildim” diyerek, suçlamaların delilsiz ve dayanaksız olduğunu ifade etti.
Orhan Turan ise yaptığı konuşmada gerçeğe aykırı bir bilgi vermediğini ve hukukun üstünlüğü çerçevesinde ekonomik değer kaybı ve Türkiye’nin önde gelen iş insanlarının oluşturduğu bir sivil toplum örgütünün kuruluşunda bu ifadelerin kullanılmasının doğal olduğunu belirtti.
