Bazıları psikolojiden beslenen 'yaşam koçluğu' ile İslami ögeleri birleştirdi. 'Miraç hakikatiyle bilinçaltı temizliği' adı altında yüksek ücretli 'eğitimler' yaygınlaşıyor. 'Koçluk' yapanlar lüks hayatlarını sergilemekten de çekinmiyor.

Sosyal medyada son zamanlarda yayılan bir “girişimci ruh” var. Adı değişkenlik gösterse de iddia aynı: “Biz yaralı ruhlara şifa sunuyoruz.” Kimi bunu “enerji yükleme çalışması” adı altında yapıyor, kimi İslami öğelerden faydalanıyor.

Kendini kötü hisseden, hayatında bir şeylerin yolunda gitmediğini ve bunda kendisi dışındaki faktörlerin etkili olduğunu düşünenlerin de ilgisini çekiyor bu. Çünkü bu ‘çalışmaları’ yapanlar iddialı:  Düşünme biçimini değiştirirsen evren de ona göre işler ya da atalarından gelen blokajlar kalktığı için olaylar da değişir ya da sen olaylara artık başka türlü bakarsın.”

Bu girişimci ruhlardan biri Eylem Amine Altunkaynak. O yaptığı işi İslami öğelerle birleştirenlerden, ama “İslamı temsil ediyor” diye tanımlanmaktan da hoşnut değil. Sosyal medya platformu Instagram’da 186 bin takipçisi olan Eylem Amine Altunkaynak ‘gelişim devam ediyor’ diye adlandırıyor kendini ve yaptığını.

 

Instagram’daki paylaşımlarında lüks araçlardan indiği, kapısının başkalarının açtığı hatta asansör düğmesine dahi kendisinin basmadığı videoları var. Gelen tepkilerin ardından bunların reklam olduğunu da söylüyor. Anlatımına göre ‘fahri görevdeyken’ -bu fahriliğin nereden geldiği belirsiz- üç yıl ücretsiz eğitim veriyor ve sonra artık bunu para karşılığında yapmaya başlıyor. Sebebini de ‘alma-verme dengesini korumak’ olarak açıklıyor. Eylem Amine Altunkaynak referans aldığı kişilere İsmail Hakkı Bursevi’yi de ekliyor.

Eylem Amine Altunkaynak’ın sitesinden eğitim programları.

Kadınlarla olan toplantılarında ne anlattığı hakkında ayrıntılı bilgi vermese de sosyal medyadaki paylaşımları bazı sorulara yanıt verdiği videolardan oluşuyor. ‘Meme kanseri hastalığı olay okuması nedir? Eşim neye elini atsa kuruyor, iflas ediyor. Eşim tarafından görülmüyorum, duyulmuyorum okuması nedir?’ gibi sorulara yanıt veren Amine Eylem Altunkaynak ruh çözümlemeleri yapıyor, anneyle ilişki örnekleri veriyor. İnternet sitesinde de bilinçaltı dili okuryazarlığı, beden şifası, Miraç Hakikatıyla Bilinçaltı Temizliği gibi eğitimler verdiğini duyuruyor. Bunlara katılmak için üç bin lira istediği de oluyor, 15 bin lira da. Hatta “işini kur” sayfasında eğitim programından sonra sertifika verdiği de yazıyor.

Sitedeki hakkında kısmından: 2500 üzerinde uzman eğitmen hanım yetiştirdi. Kendi eğitimini geliştirerek Eylem AMİNe Altunkaynak sistemi bilinçaltı temizliği eğitimini kurdu. Sosyoloji alanındaki uzmanlık eğitimine devam etmektedir.

‘Diyanet’in din adına servet kazananları engellemesi gerekiyor’

10Haber’e konuşan ilahiyatçı ve felsefeci Prof. Dr. Şahin Filiz yukarıda aktarılan Eylem Amine Altunkaynak’a ait paylaşımları görmediğini ama bu tip sosyal medya hesaplarından haberdar olduğunu söyledi. Genel itibariyle bu tür sosyete dincilerinin arttığını söyleyen Prof. Dr. Filiz psikanalitik yöntemlerle koçluk gibi kavramları birleştirip dini literatürle yeniden pazara sunmak olarak adlandırıyor bu girişimleri. Psikanalitik yöntemlerin bilimsel olduğunu, bu tip bilinçaltı temizleme programlarının ise hurafe ve temelsiz olduğunu belirten Prof. Dr. Filiz “Bunlar dinde karşılığı  olmayan para tuzakları” diyor.

“İnsanın ruhunu arındırması ayrı bir şeydir. İslam tasavvufu da bir ruh temizliğini sürekli olarak gündemde tutar. Bu nedir? İnsanın içindeki kötülüklerden -haset, kibir, insanları aşağılama, haksızlık, yetersizlik, adaletsizlik- gibi duygulardan kurtulmaya yönelik seyri sülük dediğimiz bir manevi iç yolculuk. Tasavvufta bir gelenek. Ama bu iç yolculuğu insan iyi insanlarla yapar. Tarikat ve cemaat şeyhlerinden bahsetmiyorum. İyi insanlarla bir araya gelerek. Her insanla, ama tek bir insanla değil” diyen Prof. Dr. Filiz bu tip faaliyetlerin tasavvufla alakası olmadığını belirtiyor.

Diyanet İşleri Teşkilatı’nın anayasal, özerk ve laik bir Cumhuriyet kurumu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Filiz onun temel görevinin sağlıklı din bilgisini halka ulaştırmak olduğunu söylüyor. “Bu bakımdan eğitim öğretimde dinin, sağlıklı bir din bilgisinin öğretilmesi ile yetinmek mümkün değil. Türkiye’de insanları din adına sömüren, din adına halkın sırtından servetler kazananları da engellemek gerekiyor” diyen Prof. Dr. Filiz modern kavramlarla din adına sömürünün arttığına dikkat çekiyor ve Diyanet’in halkı uyarması gerektiğini söylüyor.

ÇEDES son sürat: Müftü okula din görevlisi atamış