Türk tiyatrosunun dev ismi Haldun Dormen dün törenlerle uğurlandı ve toprağa verildi. Dormen için ilk tören Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlendi.
Dormen için hazırlanan video gösterimi salonu ayağa kaldırdı. Dakikalarca süren alkışlar sırasında tören sunumunu yapan oyuncu Halit Ergenç gözyaşlarını tutmakta zorlandı.
“Broadway’de bir müzikal yapma hayalindeydi”
Sunuculuğunu oyuncu Halit Ergenç’in üstlendiği törende konuşan Haldun Dormen’in oğlu Ömer Dormen, Haldun Dormen’in Türk tiyatrosunun duayeni, herkesin Haldun ağabeyi, hocası, can dostu, kendisinin de babası olduğunu belirterek, “Kabul ediyorum, tiyatro onun önceliğiydi, tutkusuydu ama o bu tutkuyu herkesi dışarıda bırakarak yaşamadı. Aksine azmiyle, enerjisiyle, kapsayıcı, paylaşımcı tavrıyla hepimizi o tutkunun bir parçası yaptı. Dolayısıyla Dormen ailesi kocaman bir aile oldu.” ifadelerini kullandı.
Babasının her zaman üretmeye devam ettiğine dikkati çeken Dormen, “Ölene kadar üretmek nedir hepimize gösterdi. Sadece bundan 1-2 ay önce, bir ziyaretimde Broadway’de bir müzikal yapma hayalindeydi. Bir şeye inandı mı sonuna kadar arkasında dururdu, asla vazgeçmezdi.” değerlendirmesinde bulundu.
Dormen, babasının sanatı çağdaş toplumun vazgeçilmez temel taşlarından biri olarak gördüğünü, gençlere tiyatro eğitimi vermenin onun en büyük misyonlarından biri olduğunu kaydetti.
“Türk tiyatrosu babasını kaybetti”
Sanatçı Göksel Kortay ise tiyatronun ışığının söndüğünü, karanlıkta kaldıklarını ifade ederek, “Hiç keşkeleri yoktu. En olumsuz olaylar karşısında derhal bir beyaz sayfa açar ve ‘Evet şekerim, şimdi ne yapıyoruz?’ derdi. Asla arkasına bakmazdı. İnatla, inançla, cesaretle, ümitle, hayalleriyle hep ileriye, ileriye, ileriye yürürdü.” görüşünü paylaştı.
Bir diğer özelliğinin de paylaşımcılığı olduğunu aktaran Kortay, “Her şeyini paylaşırdı, yaşamını, evini, sofrasını, yemeğini, tiyatrosunu, bilgilerini, kitaplarını. Paylaşabilecek ne varsa paylaşırdı. Bir de yaşam biçimini paylaşırdı ama bunu öyle belirgin bir şekilde yapmazdı. O konuşurdu, anlatırdı, çevresinde olanlar eğer alabiliyorlarsa üzerlerine düşen payı oradan alırlardı.” şeklinde konuştu.
Oyuncu Nevra Serezli, Haldun Dormen’in Türk tiyatrosuna katkılarının saymakla bitmeyeceğini vurgulayarak, “Çok üzgünüm, çünkü çok şey kaybettim. Ben geçmişimi, hocamı, yönetmenimi, rol arkadaşımı, yazarımı, dostumu, eğlendiğim, dertleştiğim, fikir aldığım insanı, en önemlisi mutluluğuma sebep olan insanı kaybettim. Ben Metin’in (Serezli) diğer yarısını kaybettim. 13 yıldır büyük acılar çekmiştim, maalesef şimdi yine aynı acıyı çekiyorum. Hepimizin başı sağ olsun.” sözlerini aktardı.
Mustafa Alabora, “Şair der ki, 70’inden sonra bile zeytin dikeceksin. Ama Haldun Dormen’i tanımamış ki. Tanısa ömrünün sonuna kadar zeytin dikeceksin derdi. Ben dostumu, İstanbul da beyefendisini kaybetti. Burada olamayan, oğlum Mehmet Ali Alabora için ona son kez dokunacağım” dedi.
Ali Altuğ, “Sabahları güne mutlaka klasik müzikle başlardı ve siz sürekli “Kusura bakma şekerim, kim bu çalan?” sorusuna maruz kalırdınız. Hocadan tiyatroya, müziğe, sinemaya; entelektüel kimliğimize dair çok şey öğrendik. Haldun Dormen’in yaşama enerjisi, yaşamı güzelleştirme çabası, hayatı yaşama sevgisi ve paylaşma isteği… Dokunduğu, elinin değdiği herkesi büyülü dünyanın bir parçası yapmıştır. Haldun Dormen, hayatı boyunca iyi insanlar yetiştirmiştir” diye konuştu.
Kerem Atabeyoğlu, “Biz onunla beraber en güzel kokularımızdan, en güzel renklerimizden birini yitirdik. Hayat maalesef Haldun Dormen’i kaybetti” dedi.
Teşvikiye Camisi’ndeki cenaze merasiminde basın mensuplarına konuşan Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, Haldun Dormen’in rolünü canlandırdığı günleri paylaşarak, “Haldun abi izlemeye gelmişti. Orada çok heyecanlanmıştım. Çünkü onun oynadığı rolü oynuyordum. Çok beğendi, çok güzel şeyler söyledi. Yani çok üzgünüz gerçekten. Başımız sağ olsun hepimizin.” diye konuştu.
“Ona hiç ölmeyecekmiş gibi bakıyordum”
Sanatçı Erol Evgin, Dormen’in 50 yıllık dostu olduğunu dile getirerek, “Hocam, çok değerli dostum ve arkadaşım Haldun Dormen’i yitirmenin acısı hakikaten çok büyük. Ona hiç ölmeyecekmiş gibi bakıyordum ben. 1979-80 yılında ‘Hisseli Harikalar Kumpanyası’ müzikali ile yakınlaştık. Üç yıl iki müzikal oynadık. Dostluğumuz orada derinleşti.” dedi.
Oyuncu Halit Ergenç de Dormen’in kendisi için çok özel bir insan olduğunu belirterek, “Şu anki hayatıma katkısı çok büyüktür. Bugün bu işi, bu şekilde yapıyor olmamın en önemli sebebi. Hepimizin büyük kaybı. Çünkü çok fazla insana dokunmuş ve çok fazla insanın hayatındaki kendi isteklerini, hayallerini gerçekleştirmesine yardımcı olmuş bir insandı.” görüşünü paylaştı.
Oyuncu Mert Fırat ise birçok insanın ufkunu açan, son güne kadar tiyatro düşünen ve herkese de sahne açan, cesaretlendiren, bir ustayı, tiyatro insanını kaybettiklerini söyledi.
Gülben Ergen, “Türk sinemasının, Türk tiyatrosunun çok önemli bir ismini kaybettik. Birlikte çok uzun yıllar çalıştık. Gerçekten ödüle, sevgiye, saygınlığa doymuş bir isimdi. Benim yaşamımdaki eksikliği çok büyük olacak. Çok sık buluşurduk. Cennet olsun mekanı” diye konuştu.
Selçuk Yöntem de “Türk tiyatrosunun mihenk taşlarından biriydi. Benim için de çok önemli onunla çalışmak. Çok üzgünüm. Yeri doldurulmayacak bir insan” dedi.
Ayrıca cenazeye katılanlardan oyuncu İzzet Günay fenalaştı. Günay’a ilk müdahale alanda bulunan sağlık ekipleri tarafından yapıldı.
Daha sonra Dormen’in cenazesi, Edirnekapı Mezarlığı’nda bulunan aile kabristanlığına defnedildi.
