Sadece üç kısa sorudan oluşan bir testin dünyanın en zeki beyinlerini bile nasıl tuzağa düşürebileceğini hiç merak ettiniz mi? Bakın o üç soru ne ve cevap düşünürken neyde hata yapıyorsunuz?

Psikolog Shane Frederick tarafından 2005 yılında geliştirilen “Bilişsel Yansıtma Testi” (CRT) son günlerde sosyal medyayı kasıp kavuruyor. İlk bakışta ilkokul seviyesinde gibi görünen bu teste katılanların yüzde 80’inden fazlası sorulara tamamen yanlış cevap veriyor.

Bu test aslında geleneksel anlamda bir IQ testi değil; beynimizin “kolaya kaçma” ve sezgilere aldanma eğilimini ölçen acımasız bir eleştirel düşünme aynası.

1. Yarasa ve Top Bilmecesi (Fiyat Yanılgısı)

Bir beyzbol sopası ve bir topun toplam fiyatı 1,10 dolardır. Sopa toptan tam 1 dolar daha pahalıdır. Topun fiyatı ne kadardır?

Zihnin Tuzağı: Çoğu insanın beyni anında 1.10’dan 1’i çıkarır ve “10 sent” der.

Doğru cevap 5 senttir. Çünkü top 5 sent ise sopa ondan 1 dolar pahalı olduğu için 1,05 dolar olur. İkisini topladığınızda tam 1,10 dolara ulaşırsınız.

2. Makineler ve Üretim (Orantı Yanılgısı)

5 makinenin 5 ürün üretmesi 5 dakika sürüyorsa 100 makinenin 100 ürün üretmesi ne kadar sürer?

Zihnin Tuzağı: Beynimiz sayılar arasındaki simetriyi sever ve boşluğu otomatik olarak “100 dakika” ile doldurur.

Doğru cevap 5 dakikadır. Eğer bir makinenin bir ürün üretmesi 5 dakika sürüyorsa 100 makine aynı anda (paralel olarak) çalışmaya başladığında o 5 dakikanın sonunda 100 ürün hazır olacaktır.

3. Göldeki Nilüferler (Üstel Büyüme Yanılgısı)

Bir gölde alanı her gün iki katına çıkarak büyüyen bir nilüfer tarlası var. Nilüferlerin tüm gölü kaplaması 48 gün sürüyorsa gölün tam yarısını kaplamaları kaç gün sürer?

Zihnin Tuzağı: İnsanların çoğu hemen 48’in yarısını alır ve “24 gün” der.

Doğru cevap 47 gündür. Alan her gün iki katına çıktığına göre gölün tamamen kaplandığı 48. günden sadece bir gün geriye gittiğimizde gölün tam yarısının kaplanmış olması gerekir.

Testin bu kadar yıkıcı sonuçlar vermesinin nedeni zeka eksikliği değil insan psikolojisinin ta kendisi.

Bu sorularla karşılaştığımızda cevabın çok bariz olduğunu düşünürüz. Beynimiz ekstra enerji harcamamak için ilk içgüdüsüne (hızlı düşünmeye) güvenip bizi hataya sürüklüyor. Doğru cevaba ulaşmak için o ilk “dürtüyü” bastırmak ve analitik düşünceyi devreye sokmak gerekir.

MIT, Princeton ve Harvard gibi dünyanın en seçkin üniversitelerindeki öğrencilerin bile sadece yüzde 17’si bu üç soruyu birden doğru çözebildi. Bu durum yüksek zekanın bilişsel hatalara karşı otomatik bir bağışıklık sağlamadığını kanıtlıyor.

Araştırmalar bu tuzağa düşüp düşmemenin eğitim sistemiyle doğrudan bağlantılı olduğunu gösteriyor.

2011 yılında yapılan küresel bir çalışmada katılımcıların sadece yüzde 6,6’sı testi geçebildi, ancak 2016 yılında eğitim sisteminde mantıksal akıl yürütme pratiğinin daha yoğun olduğu İranlı öğrenciler arasında yapılan bir araştırmada başarı oranı yüzde 41,3’e fırladı.