MHP lideri partisinin grup toplantısında Suriye'nin Halep kentindeki olaylar için "SDG/YPG yanlış üstüne yanlış yapmıştır. Trump ayaküstü bunları satmıştır. Mazlum Abdi denen terörist siyonizmin yandaşıdır, İsrail'in kuklasıdır" dedi. DEM Parti'yi de YPG yanlısı söylemi için eleştirdi.

MHP lideri Devlet Bahçeli yeni yılın ikinci grup toplantısında başta DEM Partisi ne yönelik olmak üzere ağır eleştiriler yaptı.

Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Mustafa Kemal Paşa, Erzurum Kongresi günlerinde Mazhar Müfit Kansu’ya şunları söylemişti:

‘Zamanında hiçbir şeyi kaçırmamak ve zamansız hiçbir şeye uzaktan yakından tevessül etmemek başlıca dikkatimizi teşkil etmelidir. Hayatı ve siyasetin olağan veya olağanüstü akışında şayet zamanlama hatasına düşülürse, şayet fikir ve şuur yoksunu adımlar birbirine eklemlenip ilerleyiş kaybederse varılacak yer her zaman meçhulün çukur dibi olacaktır.’

Siyasetin doğruluğu kadar zamanın da doğru olması gerekmektedir. Doğru siyaset yanlış zamanda sadece beyhude bir çabadır.

Şu hususu memnuniyetle ifade edebilirim ki MHP’nin duruşu doğrudur.

Günümüzde orta ve büyük ölçekteki savaşların sayısı 185’e tırmanmıştır. Bu tablo insanlık namına uyarıcı ve ürperticidir.

Yaklaşık 5 milyar insan huzursuzluk sarmalındadır.

Önce Trump’a salvolar

ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz günlerde basına verdiği demeç çivisi çıkan dünyanın hal-i pürmelalinden başka bir şey değildir. Bir gazetecinin küresel yetkilerinizin herhangi bir kısıtı var mı sorusuna verdiği cevap aynen şudur: “Kendi ahlakım, kendi aklım.”

Mevcut haliyle uluslararası hukukun aldığı darbeler devlet altı yapıları yaygınlaştıracak.

ABD Başkanı’nın savunduğu küresel çeteleşmedir. Şiddete ve silaha dayanan siyasetin kıtaları zorbaca abluka altına almasıdır.

Venezuela komplosu sadece bir testtir. Yakın geleceğin stratejik analizleri yapılmıştır.

Şimdi sırayı bir NATO üyesi olan Grönland almıştır. Trump’ın bu sorunu ister nazikçe ister ister sertçe çözeceğiz açıklaması yangına körükle giden bir şuursuzun dayatmasında başka bir şey değildir.

Bir NATO üyesi ülkenin hakimiyetindeki topraklara bir başka NATO üyesi ülkenin çökme planı nasıl tarif edilecektir.

Türkiye olarak her ihtimali yüksek bir öngörüyle değerlendirmek artık vatan millet ve bekanın şerefidir.

19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’na hasta adam yaftası vurmuşlardır. Bugünün dünyasında asıl hasta adamı Amerika Birleşik Devletleri’dir.

İran’daki şiddet olaylarında çok sayıda kişi hayatını kaybetmiştir. Siyasi gerçekliğe bakarak diyebilirim ki İran’ın huzursuzluğu, İran’ın sancı içinde kıvranması Türkiye ve bölge ülkelerini her açıdan tehdit etmektedir.

Komşu ülke İran’ın siyaseti ve toprak bütünlüğü, iç barış ve huzur iklimi Türkiye için hayat memat konusudur.

Gün bir ve beraber olma günüdür.

Sonra Mazlum Abdi ve DEM’e

Halep’in Eşrefiye ve Şeyh Maksut mahallelerini içine alan çatışmalar her açıdan düşündürücüdür.

SDG/YPG yanlış üstüne yanlış yapmıştır. Halep oradaysa, arşının Şam’da olduğu netleşmiştir.

Trump ayaküstü bunları satmıştır.

PKK’nın örgütsel varlığı feshedilmiş, silahlar bırakılmıştır. Bu terör örgütünün uzantısı olan SDG ve YPG’nin akıbeti de aynı olmalıdır.

Bizim için geçerli olan İmralı’nın 27 Şubat çağrısı barışa ve kucaklaşmaya davettir.

SDG ve YPG bundan bağımsız değildir, olması da mümkün değildir.

Özellikle Mazlum Abdi denen terörist siyonizmin yandaşıdır, İsrail’in kuklasıdır. PKK’nın kurucu önderliğine saygısız ve sadakatsizdir. Hiç kimse bilhassa DEM Parti, Halep’te Kürt kardeşlerimize saldırıldığını söylemez, söyleyemez, söylese bile bunun inandırıcılığından bahsedilemez.

Kürt kardeşlerimizin acısı bizim acımızdır. Masumların arkasına saklanan SDG ve YPG’dir. Çok şükür Suriye ordusu sivilleri sabırla tahliye etmeyi başarmıştır.

DEM Parti yetkililerinin Türkiye’yi uyarıyoruz diye başlayan söz ve açıklamaları YPG’yi aklama ve arkalama niyetleri çok üzücü ve sorunlu bir dildir.

Terörsüz Türkiye’nin adım adım gerçekleştiği bir süreçte her türlü fedakarlık yapılırken birdenbire Halep gerekçesiyle sokaklara dökülmek sivri dile saplanıp kalmak, Diyarbakır’dan İstanbul’a kadar meseleyi bağlamından koparıp istismar etmek hiç kimseye bir şey kazandırmayacaktır.

SDG/YPG’nin Ankara’ya davet edilip müzakere edilmesini istemek ya aceleye getirilmiş bir açıklama veya meseleyi kavrayamayan, gerçekleri göz ardı eden bir akıl tutulmasıdır. İsrail’in güdümündeki terör örgütüyle pazarlık nasıl olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti nasıl onay verecektir. Muhatap bellidir, PKK’nın kurucu önderinden başkası asla değildir.

DEM Parti’nin Türkiye Partisi olma yönündeki demokratik ve dengeli mücadelesini görmekle beraber eski hastalıkların tekrar ve zaman zaman bir kez daha nüksetmesinin sorumluluk ahlakıyla çatışacağını düşünüyorum.

Fakat bu parti Türkiye’nin partisidir ve bu haliyle Türkiye’ye parmak sallaması asla masum ve makul görülemeyecektir.

Halep’te sükunetin tesisi sevindirici bir gelişmedir.

YPG’nin muhatabı Suriye Cumhuriyeti Devleti’dir, nihayet 10 Mart mutabakatının zamanı olsa da karşılıklı uzlaşma ve İmralı’nın da çağrısı olan entegrasyon süreci tamamlanmalıdır.

Ve son olarak AK Parti’ye

MHP ve Cumhur İttifakı çatışma için değil kardeşlik için vardır. Ancak Milli varlık tehlikeye düşerse gereğini yapmaya da hazır olduğumuz unutulmamalıdır. Altını kalın bir şekilde çizerek ifade etmeliyim ki, en düşük emekli maaşı alan ve sayıları yaklaşık 5 milyona yaklaşan kardeşlerimizin sosyal ve ekonomik durumlarını iyileştirmek için gerekirse elimizi değil, gövdemizi taşın altına koymalıyız.

Onlar üzülürken biz rahat olamayız. Onları sefalet ücretine değil, en azından insanca yaşayabilecekleri bir seviyeye taşımalıyız. Emeklilerimizin sonuna kadar yanındayız.”