DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesinde yaptığı açıklamada "Kürtler hiçbir gücün silahlı gücü değil. Kürtler hakları ve hukukları ret ve inkar edildiği için bugüne kadar mücadele ediyor" dedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesinde yaptığı açıklamada “Kürtler hiçbir gücün silahlı gücü değil. Kürtler, hakları ve hukukları ret ve inkar edildiği için bugüne kadar mücadele ediyorlar” ifadelerine yer verdi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, beraberinde bulunan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Ayşe Serra Bucak ve Doğan Hatun ile Nevruz deklarasyonu için Yenişehir ilçesinde bulunan Sümer Park’ta açıklama yaptı.

Bakırhan yaptığı açıklamada “Hemen yanı başımızda savaşlar, katliamlar ve çatışmalar devam ediyor. Tam da çatışmanın göbeğinde Kürtler bulunuyor, Kürt coğrafyası bulunuyor. Dün Irak’ta çatışma olurken, Kürtler gündemdi. ‘de çatışma olurken, Kürtler gündemdi. Bugün ‘da da Kürtler gündemdi. Ama bu sefer Kürtleri yalan yanlış tartışıyorlar. Kürtler hiçbir gücün silahlı gücü değil. Kürtler, hakları ve hukukları ret ve inkar edildiği için bugüne kadar mücadele ediyorlar” sözlerini sarf etti.

“Bugün sahada bulunan o hegemonik ve emperyal güçler yokken de Kürtler sahadaydı. İran’da günümüze kadar Kürtler dilini, kültürünün ve statüsünün mücadelesini yürütüyordu. Bugün de Kürtler özellikle bu nevruz günlerinde bulunduğumuz bu süreçte kendi ulusal birliklerini sağlayarak, bulundukları her ülkede demokratik hak ve özgürlüklerini almanın mücadelesini yürütüyorlar, yürütecekler” ifadelerini kullanan Bakırhan “Herkes çok iyi bilsin ki Kirmanşah neyse Hevler odur. Süleymaniye neyse Kamışlı, Kobani odur. Kobani neyse Amed, Siirt odur” dedi.

Bakırhan açıklamasının devamında “Bizler hiçbir dönem olmadığı kadar uyanık olmalıyız. Orta Doğu’daki gelişmeleri yakinen takip etmeliyiz. Bugün Orta Doğu’da bizim kaderimizin belirlendiği bir süreçten geçiyoruz. Bu süreçte ne masa başlarında kandırılacağız ne de hegemonik ve emperyal güçlerin kalkanı olup, daha sonra bir kenara atılıp unutulacağız” sözlerini sarf ederek “Bu Nevruz’un, Orta Doğu’da yaşayan Kürtlerin barışına, demokrasisine, özgürlüğüne, statüsüne, kavuştuğu bir Nevruz olmasını diliyor” ifadelerini kullandı.