Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, "Yeniden bu toplumda 'Dindar olan insan iyidir' yargısını güçlendirmek zorundayız. Müslümanlar olarak bizim dinimizi doğru temsil etmemizin yolu, bu toplumda iyiliklerin kaynağının yine dindar insanlardan geldiğini muhakkak ve kesin şekilde yerleştirmekten geçiyor" dedi.

Türkiye Gençlik STK’leri Platformu’nun (TGSP) 5. Olağan Genel Kurulu yapıldı. Genel Kurulda Türkiye İlim Yayma Vakfı Başkanı sıfatıyla Bilal Erdoğan bir konuşma yaptı ve toplumda “Dindar insan iyidir” algısını yeniden yerleştirmek gerektiğini söyledi.

İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, 10 yılı aşkın süredir gençlik alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarını bir araya topladıklarını, Türkiye’de gençlik sahasında TGSP’nin bir referans noktası haline geldiğini söyledi.

TGSP’nin bugün yaptığı düzeyde, kalitede ve derinlikte çalışma yapan gençlik alanında muadil başka bir kurumun olmadığını dile getiren Erdoğan, “Gerçekten bu bizim için bir gurur vesilesidir. Çünkü öz yurdunda parya olan insanların, ülkenin en iyi işlerini yapacağına herhalde 20 sene önce kimse inanmazdı. Şimdi bırakın memleketin en iyi işlerini yapmayı, dünyanın artık en iyi işlerini yapan bir nesil Türkiye’den yetişiyor Allah’ın izniyle.” dedi.

Kendilerine bu yolu açan önderlere teşekkür eden Erdoğan, “Bize bu yolu açan Cumhurbaşkanımıza ve Cumhurbaşkanımızdan önce gelenler, elbette bir Adnan Menderes olmasaydı, İlim Yayma Cemiyeti kurulmasaydı imam hatipleri destekleyen, Özal, Erbakan Hoca olmasaydı ve bu milletin bir şekilde değerlerini ve bu topraklara olan güçlü bağını tutmaya çalışan o omurga olmasaydı bugün gerçekten bu ülke belki tamamen kimliğini kaybetmiş, kendine yabancılaşmış, yozlaşmış bir toplumun ülkesi veyahut da bir kültürel yozlaşmanın yaşandığı ülke olmaktan ibaret hale gelebilirdi.” diye konuştu.

Erdoğan, gençlikle ilgili konuşulan, gençliği çok sıkıntılı bir durumda değerlendiren, gençliği bir fırsat olarak değil bir tehdit olarak gören söylemlerin çok yaygın olduğunu kaydederek, şu değerlendirmede bulundu:

“Devamlı topluma karamsarlığı empoze eden bir diskur. Bunun da çok yaygın olduğunu görüyoruz. Bundan kurtulunması gerektiğini önemle vurgulamak istiyorum. Gençler çok kötü durumda, toplum nereye gidiyor, ne olacak geleceğimiz? Bu yeni bir mesele değil yani bin yıl önce de böyleydi. İki bin yıl önce de böyleydi. Bunu Plato’da da, İmam Gazali’de de buluyorsunuz. Onun için bütün gençlik sivil toplum kuruluşlarımızda, gençliğe yönelik çalışma yapan kurullarımızda gençleşmeye sırayla vurgu yapıyoruz. Gençleşmeyi sağlayamadığımız yerde o sorunsaldan kurtulamadığımızı da kabul edelim. Gençleşmeyi sağlayacağız. Gençleri destekleyeceğiz.”

Gençlerin tamamına hitap etmenin önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Biz Müslümanca duruş savunuyoruz. Birilerine şirin gözükmenin peşinde de asla olmayacağız. Hem herkese hitap edeceğiz. Hem kendi kimliğimize hitap edeceğiz. Yeniden bu toplumda ‘Dindar olan insan iyidir’ yargısını güçlendirmek zorundayız. Müslümanlar olarak bizim dinimizi doğru temsil etmemizin yolu, bu toplumda iyiliklerin kaynağının yine Müslüman insanlardan geldiğini, yine dindar insanlardan geldiğini muhakkak ve kesin şekilde yerleştirmekten geçtiğini düşünüyorum. Bizim kurumlarımızın yerel olma lüksü artık yok. Kesinlikle uluslararası olmak zorundayız. En azından Türk dünyasında, mümkünse İslam dünyasında, daha da iyisi bütün dünyada bağlantıları olan, irtibatları olan, mezunları olan vesaire uluslararası kurumlar olmak zorundayız. Çünkü İslam dünyasından bu tür uluslararası sivil toplum kuruluşlarının çıkacağı en birinci yegane ülke Türkiye. Başka ülkelerden böyle bir şey bekleyemeyiz. Bizim Türkiye’de yaptığımız iyi işlerle bütün İslam dünyasına örnek olma durumumuz şu anda var.”