CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle Irak’tan Türkiye’ye iadeleri gündemde olan ve 165 kişiden oluştuğu bildirilen IŞİD’li tutuklularının durumuna dikkat çekti. Tanrıkulu, Tanrıkulu Bağdat’tan istenen IŞİD’liler arasında kaçının Ankara Gar katliamı sanıkları arasında olduğunu sordu.
Suriye Arap ordusu ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında yaşanan çatışmalar sonrası ABD askerleri tarafından Irak’a taşınan ve içlerinde dünyanın en tehlikeli örgüt mensuplarının da içinde yer aldığı IŞİD’liler arasında 165 Türk vatandaşının da olduğu bildirilmişti. Bağdat yönetimi ile yapılan görüşmeler kapsamında Türk vatandaşı olduğu ifade edilen IŞİD’lilerin Türkiye’ye iadesine yönelik görüşmelerde son aşamaya gelindiği vurgulanmıştı.
CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Adalet Bakanlığı koltuğuna yeni oturan Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na verdiği soru önergesinde, Ankara’nın almak için girişimde bulunduğu IŞİD’li 165 tutuklunun durumunu sordu.
Basına yansıyan haberlerde, Irak Adalet Bakanlığı tarafından, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) kontrolündeki hapishanelerden Irak’a sevk edilen yaklaşık 5.000 IŞİD mensubu arasında 165 Türk vatandaşının bulunduğunun açıklandığını belirten Tanrıkulu,ancak diplomatik kaynaklarca bu sayının henüz teyit edilmediğine dikkat çekti.
Türkiye’nin söz konusu kişileri geri almaya hazır olduğunu Irak makamlarına ilettiği yönünde bilgiler kamuoyuna yansıdığını belirten Tanrıkulu, bu kişilere yönelik kimlik tespit süreçlerinin karmaşıklığı, pasaport ve resmi belge eksikliği, çifte vatandaşlık ve “vatansız” çocuklar gibi hukuki sorunların bulunduğuna vurgu yaptı.
“Güvenli ve şeffaf yargılama için özel bir hazırlık yapılmış mıdır?”
İçişleri Bakanlığının “Terör Arananlar” listesinde IŞİD üyeliği gerekçesiyle 98 kişi hakkında yakalama kararı bulunduğu; bunlardan bazılarının 10 Ekim 2015 tarihinde gerçekleşen ve kamuoyunda Ankara Tren Garı Katliamı olarak bilinen saldırının firari sanıkları arasında yer aldığını ifade eden Tanrıkulu, Adalet Bakanı Gürlek’e yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti:
“Irak’a sevk edilen ve Türk vatandaşı olduğu iddia edilen 165 kişiyle ilgili olarak Bakanlığınızın teyit ettiği resmi sayı nedir?
-Bu kişilerin kaçı hakkında Türkiye’de yakalama kararı bulunmaktadır?
Söz konusu kişilerden kaçı 10 Ekim 2015 tarihinde gerçekleşen Ankara Tren Garı Katliamı davası kapsamında firari sanık olarak yargılanmaktadır?
-Kimlik tespiti sürecinde hangi yöntemler uygulanmaktadır? Parmak izi, DNA analizi, biyometrik veri karşılaştırması gibi teknikler kullanılmakta mıdır?
-Türk vatandaşı olduğu değerlendirilen kişilerin Türkiye’ye iade süreci hangi uluslararası sözleşmeler ve ikili anlaşmalar çerçevesinde yürütülmektedir?
-Türkiye’ye iade edilmeleri halinde bu kişiler hangi ceza infaz kurumlarında tutulacaktır?
-Yargılama süreçlerinin güvenli ve şeffaf yürütülmesi için özel bir hazırlık yapılmış mıdır?
-Suça karışmadığı değerlendirilen kadın ve çocuklar hakkında hangi idari ve sosyal inceleme mekanizmaları işletilecektir?
-Bu kişilerin rehabilitasyonu ve topluma entegrasyonu için hangi kurumlarla koordinasyon sağlanacaktır?
-Yabancı uyruklularla evli olan ve çifte vatandaşlık veya vatansızlık riski bulunan çocukların hukuki statüsü nasıl belirlenecektir? Bu konuda Adalet Bakanlığı ile diğer ilgili Bakanlıklar arasında bir çalışma yürütülmekte midir?
-İçişleri Bakanlığının “Terör Arananlar” listesinde yer alan ve Suriye veya Irak’ta bulunduğu değerlendirilen kişilerin iadesine ilişkin bugüne kadar kaç resmi girişimde bulunulmuştur?
-Ankara Tren Garı Katliamı başta olmak üzere IŞİD tarafından gerçekleştirilen saldırıların firari sanıklarının iadesi için özel bir diplomatik ve hukuki girişim planı mevcut mudur?
-Bu süreçte mağdur yakınlarının adalete erişim hakkının sağlanması ve cezasızlık algısının önlenmesi için Bakanlığınızca alınan veya alınması planlanan tedbirler nelerdir?”
