CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na yönelik “şaibe” iddiasıyla Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın duruşmasına devam edildi.
CHP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in de aralarında olduğu 12 sanık hakkında davada bir ila üç yıl arası hapis cezası isteniyor.
Davada eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş şikâyetçi, CHP 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise mağdur sıfatıyla bulunuyor.
Davanın bugünkü duruşmasında başka davadan tutuklu sanıklar İmamoğlu, Akpolat ve CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydemir SEGBİS ile bağlanırken, sanıklar Özgür Çelik, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve Bursa Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın salonda hazır bulundu.
Duruşmaya sanık CHP PM Üyesi Aydemir’in savunmasıyla başladı. Aydemir eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal döneminden beri partinin İstanbul İl Başkanlığı’nda çeşitli görevler aldığını belirterek “Biz kurultay delegeleri seçmen iradesi ile seçiliyoruz. İlçe ve il seçimlerinde böyle bir hileye karışmamışım. Kurultayda neden yapayım?” diye sordu.
Oy için kendisine CHP İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat tarafından para teklif edildiğini iddia eden Bitlis Kurultay Delegesi Veysi Uyanık hakkında açıklamalarda bulunan sanık Aydemir “Yerel seçimlere doğru Gökan Zeybek yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcısıydı. Adayların belirlenmesinde görevliydi. O da kendine PM’den iki yardımcı seçti. Ben de onlardan biriydim. Veysi Bey her tuttuğunu Gökhan Bey’in odasına getiriyordu. Benim ‘Biz aday elemesi yapıyoruz ama son kararı MYK verecek. Her tuttuğunu getireceğine önersin’ dediğimi duymuş. Husumetimizin buradan geldiğini belirtmek için açıklıyorum bunları. Oğlu da zaten PM üyesiydi” dedi.
Davanın itirafçılarından Tolgahan Erdoğan’ın sosyal medya paylaşımlarına değinerek “Benim lekelenmeme hakkım, masumiyet karinem çiğnendi. Bu arkadaşlar ne iş yapıyor hâkim bey, ne para kazanıyorlar? Bunlar da vicdan da kalmamış. Şu an jeopolitik siyasette sorunlar artarken, bizim daha güçlü olmamız, daha önemli şeyleri konuşmamız gerekirken, bizim otele girip ne yaptığımızın konuşulması gereksiz” ifadeleri kullanıldı.
Aydemir’in ardından sanık tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun savunmasına geçildi.
İmamoğlu “Çok ağır suçlamalarla karşılaşıyoruz. Mülkün temeli olarak nitelendirdiğimiz mahkemelerin böyle davalarla meşgul edilmesi çok üzücü. Her seferinde aynı kişilerin karşımıza tanık olarak dayatıldığı bir senaryo ile karşı karşıyayız. Aynı ifadeler farklı dosyalarla dolaşıma sokulmaktadır” dedi.
“Bunları kimlerin, hangi odakların ezberlettiğini kimse neden sormaz?” diyen İmamoğlu “Dedikodu ve iftiraların yargının merkezine konması demokrasi ve seçmen iradesine büyük bir saldırıdır. Bu bir hukuki çürüme değil, aynı zamanda milletin adalet duygusuna da ihanettir. Günü geldiğinde adil ve özgür bir ortamda kim işin içindeyse hesap verecektir” ifadelerini kullandı. Kurultayın şeffaf bir ortamda geçtiğini belirten İmamoğlu “Delegeleri etkileme gibi bir amacım olmamıştır. Divan başkanlığını tarafıma teklif eden Sayın Kılıçdaroğlu’dur. Şu mahkemeyi meşgul etmemesi gereken ithamlardır bunlar. Gerçekliğin karşısında hiçbir senaryonun ayakta kalma şansı yoktur” diye konuştu.
SEGBİS odasında avukatının olmasını mahkemeye ilettiğini ancak mahkemece kabul edilmediğini aktaran İmamoğlu “Böyle bir uygulamamız yok dediniz. Doğrudur. Esasen benim de fiziki olarak salonda olmam lazımdı. Bugünkü siyasi iktidarın çerçevesinde oluşturulan yargılamalarda sizlerin de bizim adil yargılama hakkımızı sağlamanız gerekiyor. Bu davanın hızlı sonuçlanmasını, arkadaşlarımın ve benim beraatimi, siz hâkim ve savcıların böyle davalarla meşgul olmamanızı ve bundan sonraki duruşmalara katılmamak istiyorum” dedi.
İmamoğlu’dan sonra konuşan başka davadan tutuklu sanık Akpolat ise “Şahsıma düşman hukuku uygulanarak hapsedildim. Önümüzdeki hafta İttihat Terakki davası açılıp, benim dâhil edilmeme bile şaşırmayacağım. İzahın olmayan şeyin mizahı oluyor, bizim de içinde bulunduğumuz durum budur. Eğer ben il kongresinde Özgür Çelik’e, kurultayda Özgür Özel’e oy atıp, CHP’yi Türkiye’nin 1. partisi olmasına vesile olmasaydım bugün burada olmayacaktım. Ama böyle bir ihtimalde partimiz yine kaybedecek, umudunu bize bağlayan seçmenimize hesap verecektim. Seçmenin karşısında olmaktansa sizin karşınızda olmayı seçtim” ifadelerini kullandı.
Aydemir, İmamoğlu ve Akpolat savunmalarını tamamlayınca duruşmadan ayrıldı.
