Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörsüz Türkiye sürecinin başarısı için iktidarımızın da ittifakımızın da devletimizin de kararlılığının tam olduğunun bilinmesini isterim" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İlim Yayma Ödülleri Programı’nda konuştu.

Merhum Sabahattin Zaim’in de kurucuları arasında yer aldığı İlim Yayma Cemiyetinin bu hedef istikametinde çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Erdoğan, cemiyetin önümüzdeki sene 75. yaşına gireceğini, cemiyetten filizlenip büyüyen vakfın ise dolu dolu geçen 52 yılı geride bıraktığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Demokratik rejim içinde ülkenin kalkınmasını istiyorsak halkın içinde yetişen liderleri halka anlatmamız ve yeni nesillere bu örnekleri vermemiz gerekir. Değerli dostlar evet onun derdi de amacı da niyeti de gayesi de işte bu güzel insanları millete tanıtmak, yenilerini ise topluma kazandırmaktı. Davasında ne denli muvaffak olduğunu bugünün Türkiye’sine baktığımızda yetişmiş ve yetişmekte olan gençliğe baktığımızda gümbür, gümbür gelen TEKNOFEST kuşağına baktığımızda zaten görüyoruz. Onun rahleyi tedrisinden geçen öğrenciler bugün hayata dair hemen her alanda ülkemize aşkla hizmet ediyor. Rabbim ondan razı olsun, makamını ali, mekanını inşallah cennet eylesin diyorum.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, millet iradesinin gasp edildiği darbe dönemlerindeki yasak ve baskılara rağmen ilmin ışığını yayma yolculuğunda üç çeyrek asrın geride kaldığını ifade ederek, “Millete, ümmete ve insanlığa faydalı işler yapacak bilgili, şuurlu ve vicdanlı nesiller için başlatılan bu hareket hemen her alanda meyvelerini verdi. Önceliği daima vatanı ve bayrağı olan milli ve manevi değerlerine sıkı sıkıya sarılan, ahlakı ve birikimiyle ışıl ışıl parlayan, on binlerce genç işte bu ocakta yetişti.” dedi.

Gazze vurgusu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 19. asırdan itibaren önce pozitivist, ardından insan olma şuurundan yoksun, materyalist bir bakış açısıyla tüm dünyaya dayatılan sözde yeni gerçekliklerin en başta insanı hırpaladığını, en fazla insana zarar verdiğini dile getirerek, şunları kaydetti:

“İşte sizler de gördünüz, Gazze’de 2 yıl boyunca işlenen cinayetleri, yapılan vahşi soykırımı medeni denilen dünya yalnızca seyretmekle yetindi. Gezi olaylarında İstanbul’a kamp kuran uluslararası medya kuruluşları Gazze’de 270’i aşkın gazeteci öldürülürken meslektaşlarının haberini bile yapmadılar. Şu utanç verici rakamlara özellikle dikkatlerinizi çekiyorum. Gazze’deki okulların yüzde 80’i yani 668 okul binası İsrail bombalarının hedefi olmuştur. 165 okul, üniversite ve eğitim kurumu bu saldırılarda tamamen yakılmış, 392 okul da kullanılamaz hale gelmiştir. 13 bin 500’ü aşkın öğrenci, 830’un üzerinde öğretmen ve eğitim personeli, 193 bilim insanı ve akademisyen işgal kuvvetleri tarafından şehit edildi. 785 binden fazla öğrenci eğitim hakkından mahrum durumda. Bir defa bunlar savaşın acımasız sonuçları değildir. Burada bilinçli, kasıtlı planlı bir toplu kıyım politikası uygulanmıştır. Bugün 365 kilometrekarelik Gazze milyonlarca ton yıkıntıyla örtülü. Sağlam kalmış, ayakta kalmış bina neredeyse yok. Bakın bunu görmezden gelmek, bunu konuşmamak açık söylüyorum toplu kıyıma ortak olmaktır. Kardeşlerim, biz hiçbir zaman susmadık, bundan sonra da susmayacağız. Dünyanın dört bir yanında nereye gidersek gidelim gittiğimiz her yerde bunu haykıracağız. İşte daha kısa bir süre önce, geçen hafta, biliyorsunuz Güney Afrika’daydım. Orada da bütün oturumlarda bunları haykırdım, bunları konuştum.”

Erdoğan, Türkiye’nin de devreye girmesiyle Gazze’de ateşkes sağlandığını ifade ederek, “İsrail uyduruk sebeplerle ateşkesi sürekli ihlal ediyor. Hamas’ın, İsrail’in provokasyonlarına rağmen, ateşkesin korunmasında sabırlı bir yaklaşım içinde olduğunu görüyoruz. Bunu da memnuniyetle karşılıyoruz. Kış aylarına girdiğimiz şu günlerde yaralarını sarmaya çalışan Gazze’deki kardeşlerimizin, o çadırların ne durumda olduğunu herhalde televizyonlarda izliyoruz. İnsani yardımları yine de ulaştırmanın gayreti içindeyiz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye olarak adil ve kalıcı barış, ateşkesin muhafazası ve insani yardımlar noktasında üzerlerine ne düşüyorsa yaptıklarını belirten Erdoğan, “Elimizdeki konteynerlerden göndermek istiyoruz. İsrail engelliyor, karşı çıkıyor. İnsanlıktan nasibini almamış bir başlarındaki katil var. İki devletli çözüm politikamızı 1967 sınırlarına dayalı, başkenti Doğu Kudüs olan, özgür, egemen ve bağımsız bir Filistin devleti kuruluncaya kadar kararlılıkla sürdüreceğiz. 29 Kasım Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü’nde İsrail saldırılarında şehit olan tüm kahramanlara Rabb’imden rahmet niyaz ediyor, milletim adına Filistinli kardeşlerimizi hürmetle selamlıyorum.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “En son grup toplantımızda da ifade ettim. Filistin’de, Suriye’de, Çanakkale’de, Milli Mücadele’nin farklı cephelerinde bizimle omuz omuza çarpışan Arap kardeşlerimizi ‘Bizi sırtımızdan vurdular.’ diyerek milletimiz nazarında düşman hale getirdiler. Bize bunu söyleyenler, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki kardeşlerimize de Osmanlı’yı kötülediler. ‘Türkler buraları sömürdü, ülkenizi işgal etti, kimliğinizi değiştirdi’ diyerek oralardaki kardeşlerimizi bize karşı kışkırttılar. Senarist, dikkat edin aynı. Yapımcı aynı, yönetmen aynı. Sadece oyunun sahnelendiği mekanlar farklıydı. İsrail’in Gazze’ye saldırılarının başlamasıyla ‘Toprak sattı. Arkadan vurdu. Bize ihanet etti’ yalanı tekrar köpürtüldü.” diye konuştu.

“Hep birlikte başaracağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizin mazlum Filistin halkıyla dayanışmasını engellemek için, bilhassa sosyal medyada ve şovenist basın yayın organlarında büyük bir dezenformasyon kampanyası yürütüldü. Halkı kışkırtan, kutuplaştıran, bu nefret dalgasını körükleyen hesapların çoğunun yurt dışından yönetildiği ortaya çıktı. Sanal alemde kendini muhalif olarak lanse edenlerin önemli bir kısmının Türkiye düşmanlarına taşeronluk yapan FETÖ’cü hainler olduğu anlaşıldı. Şimdi de Terörsüz Türkiye sürecinde aynı oyunun sahnelenmek istendiğini görüyoruz” şeklinde konuştu.

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin Erdoğan, “Ülkemiz ve milletimizle birlikte inşallah tüm bölgenin kaderini değiştirecek, coğrafyamıza huzur, güven, istikrar getirecek, bu stratejik hamlemizin kimleri, hangi aktörleri rahatsız ve tedirgin ettiğinin tabii ki farkındayız. Yarım asırlık bir tezgahı bozma çabalarımızın kan, gözyaşı ve çatışmadan beslenen hangi güçleri telaşlandırdığını çok ama çok iyi biliyoruz. Onlara sadece şunu söylüyorum, bu sefer muvaffak olamayacaksınız. Allah’ın yardımı, aziz milletimizin duasıyla inşallah bu sefer başaracağız, hep birlikte başaracağız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Büyük, güçlü, muteber ve muzaffer Türkiye ülkümüzü inşallah kuvveden fiile çıkaracağız. 86 milyonla birlikte kendini bu topraklara ait hisseden on milyonları da yanımıza alarak hep beraber yepyeni bir destan yazmaya başlayacağız. Bu ufka doğru tahriklere kapılmadan, tuzaklara düşmeden sabırlı, samimi, dikkatli ve özgüvenli bir şekilde ilerliyoruz. Hedefe yaklaştıkça, süreci rotasından saptırmaya dönük sabotajların, algı çalışmalarının medya operasyonlarının siyaset ve sosyal mühendislik faaliyetlerinin artacağını da şimdiden görebiliyoruz. Bu sefer bunların da üstesinden geliyoruz ve geleceğiz. Terörsüz Türkiye sürecinin başarısı için iktidarımızın da, ittifakımızın da, devletimizin de kararlılığının tam olduğunun bilinmesini isterim. Türkiye bir yola girmiştir ve inşallah bu yol bizi terörün olmadığı, her karışında kardeşliğin ve huzurun egemen olduğu bir menzile götürecektir.”