Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu'nda Türkiye'nin barış için her türlü desteğe hazır olduğunu duyurdu. Erdoğan, Hürmüz Boğazı ile ilgili de, "Tavrımız net. Geçişler kısıtlanmamalı, ticari gemilere açık tutulmalıdır" ifadelerini kullandı.

Antalya Diplomasi Forumu’nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önemli açıklamalarda bulundu.

İşte Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:

“Kahramanmaraş’taki okul saldırısı ile ilgili olarak telefonla aramak veya mesaj göndermek suretiyle üzüntümüzü paylaşan herkese şükranlarımı sunuyorum. Rabbim hiç kimseye, hiçbir aileye, hiçbir topluma böyle acılar yaşatmamasını diliyorum.”

Küresel değerler için ortak akıl vurgusu

“Küresel bir markaya dönüşen Antalya Diplomasi Forumu’nu başarıyla organize edenlere tebriklerimi iletiyorum. Konuşmamın hemen başında bir hususu ifade etmek istiyorum; Bu organizasyonu insanların hangi değerler etrafında buluşabileceği üzerine istişarelerin yapıldığı bir akıl platformu olarak görüyoruz. Antalya Diplomasi Forumu umudun ortak kürsüsüdür. Forum küresel bir markadır.”

“Küresel güvenliği korumakla görevli mekanizmalar saldırılar karşısında etkisiz”

“Bugün dünya güç bunalımıyla birlikte istikamet buhranı da yaşamaktadır. Gelinen nokta itibarıyla ciddi ve tehlikeli bir eşikte olduğumuz görülüyor. İnsan haklarını ve küresel güvenliği korumakla görevli mekanizmalar en ağır saldırılar karşısında etkisiz, hatta çoğu zaman kayıtsız kalıyor. Küresel sistemde yaşanan kriz evvelemirde ahlaki ve varoluşsal bir krizdir. Krizin ulaştığı boyutu görmek için 7 Ekim sonrası Gazze’ye bakmak yeterlidir.”

İnsan hakları mekanizmaları neden işlevsiz?

“Güç dağılımı değişiyor, evet aktörler değişiyor. Bütün bunlar bizim sert bir kırılmayla karşı karşıya olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor. İnsan haklarını ve küresel güvenliği korumakla görevli mekanizmalar en ağır saldırılar karşısında etkisiz, hatta çoğu zaman kayıtsız kalıyor. Gazze’de yaşananları yalnızca insani trajedi olarak okumak eksikliktir. Mevcut düzenin kimi koruduğunu bize çok net bir biçimde göstermiştir.

Eğer bir sistem, kuvözdeki masum bebekleri kurşunlardan koruyamıyorsa, kurumlar ve kurallar zalimlerin zulmüne engel olamıyorsa bu yapısal bir çürüme değil midir? Dün Suriye ve Gazze’de, bugün Batı Şeria ve Lübnan’da en temel insanlık sınavını veremeyen bir sisteme güvenmemiz bizden nasıl beklenir.

Türkiye doğrudan müzakerelerin devamı için her türlü kolaylaştırıcı adımı desteklemeye hazırdır. Komşumuz Suriye’de istikrarın güçlendirilmesi ve bölgemizin geleceği için hayati önemdedir.”

“15 günlük ateşkesten memnuniyet duyuyoruz”

“Bizim dünya 5 ‘ten büyüktür şiarıyla insanlığın gündemine taşıdığımız temsil açığı kapatılmadan ne sistem krizi çözülür, ne de daha adil bir dünyanın kurulması muhtemeldir. 40 gün boyunca bölgemizi barut kokusuna boğan savaş bunun son örneği olmuştur. 15 günlük ateşkesten memnuniyet duyuyoruz. Ateşkesin, kalıcı barışın tesisi için değerlendirilmesine inanıyoruz. Ne kadar derin olursa olsun anlaşmazlıkların çözümünde sözün yerini tekrar silahların, müzakerelerin yerini kanlı mücadelenin almasına izin verilmemelidir. Tarafların uzlaşmacı anlayışla hareket etmeleri önem arz ediyor. İsrail’in müzakere sürecini dinamitlemesine karşı hazır ve müteyakkız olunmalıdır.”

“Hürmüz geçişi ile ilgili tavrımız net”

“Hürmüz geçişi ile ilgili tavrımız net. Hürmüz’ün bir yakası İran ise diğer yakası Umman’dır. Hürmüz’de geçişler kısıtlanmamalı, ticari gemilere açık tutulmalıdır. Türkiye olarak enerji ve bağlantısallık alanlarında Kalkınma Yolu gibi vizyon projeleriyle komşularımızla işbirliğine açık olduğumuzun bilinmesini istiyorum.”

“Türkiye müzakereler için hazır”

“Yakın çevremizdeki bir diğer çatışma alanı olan Ukrayna’daki savaşın getirdiği yıkım ve can kayıplarından üzüntü duyuyoruz. Tarafların adil ve eşit şekilde temsil edildikleri bir müzakere süreciyle savaşın sona ereceğine yönelik inancımızı halen koruyoruz. Şunu tüm samimiyetimle burada dile getirmek isterim. Türkiye, tarafların da istekli olması halinde liderler zirvesi dahil, doğrudan müzakerelerin devamı için her türlü kolaylaştırıcı adımı desteklemeye hazırdır.”

Ege ve Doğu Akdeniz mesajı

Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’i bir istikrar ve refah alanı olarak görmek istiyoruz. Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni dışlayan tek taraflı yaklaşımları kabul etmiyoruz. Kıbrıs’ta iki halk ve iki devlet gerçeğinin artık açık olduğunu düşünüyoruz. Yunanistan’la oluşturduğumuz olumlu atmosferin, hem sorunların çözümüne hem de Batı Trakya Türklerinin haklarının korunmasına katkı sağlamasını bekliyoruz.

“Afrika ülkelerinin yanındayız”

“Libya’da sükunet güvenliğin sağlanmasına yönelik aktif çabalarımız devam ediyor. Afrika ülkelerinin toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve kalkınma hamlelerini samimiyetle destekliyoruz. Sudan’da Nisan 2023’ten bu yana devam eden çatışmaların sonlandırılması için her türlü diplomatik gayretin yanındayız. Son yıllarda istikrar ve güvenliğini sağlama noktasında önemli adımlar atan Somali’nin toprak bütünlüğüne ve ekonomik refahına desteğimiz ise bakidir. Türkiye olarak bir yandan farklı bölge ve kıtalarda barışçıl dış politikamızı yürütürken diğer yandan da mevcut ittifak bağlarımızı tahkim ediyoruz.”

“Avrupa’nın ayrılmaz bir parçasıyız”

“Avrupa Atlantik bölgesinin kolektif güvenliğinin teminatı olan NATO’nun önde gelen ülkelerinden biri olarak bu yıl 7 -8 Temmuz tarihlerinde liderler zirvesinde Ankara’da ev sahipliği yapacağız. Zirvede ittifakı güçlü şekilde geleceğe taşıyacak önemli kararlar almayı ümit ediyor ve bunun altyapısını şimdiden oluşturuyoruz. Bu vesileyle şunu bir kez daha vurgulamak istiyorum; Tarihin, coğrafyanın ve jeopolitiğin her fırsatta hatırlattığı üzere Türkiye, Avrupa’nın ayrılmaz bir parçasıdır.

Bugün karşı karşıya olduğumuz müşterek sınamalar Avrupa ile ortaklığımızın stratejik değerini bir kere daha ortaya koymuştur. Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefimizi korurken birliğin istikamet sorununu aşarak kurucu önderlerinin vizyonuna sadakatle sahip çıkmasını bekliyoruz. Önümüzdeki Kasım ayında ise Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı’na yine burada Antalya’da ev sahipliği yapacağız.”

“Sıfır atık hareketini yaygınlaştırmayı hedefliyoruz”

“COP 31 başkanlığımız süresince çevre politikalarıyla gençlerin gündemini bir araya getirmeyi, özellikle sıfır atık hareketini yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Barış, istikrar ve adaletin yalnızca güçle değil, dayanışmayla mümkün olduğuna inanıyoruz.

Bizler, savaş ve insanlık dışı uygulamalara karşı barış ve insanlık cephesini ne kadar güçlendirirsek geleceğe o kadar güvenle bakabileceğimizi düşünüyoruz. Bu nedenle önceliğimiz sadece yeni sistemler kurmak değil, aynı zamanda güçlü bir dayanışma zemini oluşturmaktır. Antalya Diplomasi Forumu’nu da bu dayanışmayı güçlendiren önemli bir platform olarak görüyor ve katkı sunan herkese teşekkür ediyoruz.”