İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) odaklı ‘yolsuzluk’ davasının duruşmasına duruşma savcısının alışılmışın dışındaki üslubu, hakimin bunu düzeltme çabaları ve sert tartışmalar damga vurdu. İmamoğlu hakkında 'Savcılık suç örgütüdür' dediği gerekçesiyle soruşturma açıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) odaklı ‘yolsuzluk’ davasının 17. duruşması Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun (Silivri Cezaevi) karşısındaki salonda yapıldı. 40′ıncı Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan duruşmayla ilgili olarak Bakırköy başsavcılığı, Ekrem İmamoğlu hakkında “Bu dosyada tek suç örgütü var, iddia makamıdır” sözü nedeniyle re’sen (kendiliğinden) soruşturma başlatıldığını açıkladı.

Davada 17’nci duruşma gergin başladı. Savcı İmamoğlu’na “Dün bir beyanda bulunmuşsunuz sanırım yargılama sonrası ‘İddia makamı suç örgütüdür’ vesaire, doğru mu?” diye soru sordu.

‘Haddinizi bildiririz’

İmamoğlu “Birazdan söylerim…” deyince savcı sorusunda ısrar etti. Duruşmada savcı, mahkeme başkanı, İmamoğlu ve avukatlar arasındaki konuşmalar şöyle devam etti:

Savcı: Birazdan değil, şu an soruyorum. Yani bize öyle bir beyan olduğu için cevap verirseniz sevinirim o konu hakkında.

İmamoğlu: Birazdan arz ederim.

Savcı: Şimdi suç örgütüyle ilgili bir tanım yapmadan önce iddia makamı hakkındaki beyanınıza dikkat edin. İlk celsede de benzer durum yaşandı, hesap sorma tarzında. İddia makamı olarak bu tarz söylemleri kabul etmiyoruz. Kabadayılık vesaire durumu söz konusu değil. Bakın burada yargılamayı… Bir dakika, bir şey konuşuyorum. Yargılamaya gölge düşüren, savcılık makamını baskı altına almaya çalışan beyanlardan vazgeçin. Bu doğru bir yaklaşım değil.

İmamoğlu: Savcı bize had bildirmeye çalışıyor.

Mahkeme başkanı: Savcım şöyle yapalım, tamam… Şey yapmayalım… Tamam… Şey yapmayalım… Savcım gerek yok şeye.

Savcı: Bakın haddinizi aşarsanız, haddinizi bildiririz savcılık makamı olarak. Haddinizi aşmayın.

Mahkeme başkanı: Savcım… Şöyle… Savcım… Avukat Bey? Tamam Avukat Bey, sakin olun. Savcı: Ekrem Bey, beyanlara dikkat edin.

Mahkeme başkanı: Savcım, Savcım şey yapmayalım… Savcım tamam Avukat Bey… Savcım şey yapmayalım, kişisel şeye girmeyelim. Savcım uzatmayalım.

Avukatlar: Savcı haddini bilsin Sayın Başkan.

Mahkeme başkanı: Tamam Avukat Bey. “Had bildirmek” kelimesine tepki gösteriyorsunuz, aynı cümleyi kuruyorsunuz. Değişen bir şey olmuyor. Yani hani şimdi Savcım o tarz bir şeye girmeyelim, diyaloga girmeyelim. Gerek yok şu an için.

Avukatlar: Sizden söz alarak konuşsun. Siz de aynı şeyi yapamazsınız. Aynı şeyi yaparız.

Mahkeme başkanı: Avukat Bey, tamam.

İmamoğlu: Kime bakıyorsun yahu?

Mahkeme başkanı: Ekrem Bey. Ekrem Bey, müdahale etmeyelim.

İmamoğlu: Ekrem Bey değil! Hayırdır, kime bakıyorsun sen?

Mahkeme başkanı: Ekrem Bey, hiç şeye girmeyelim.

Savcı: Ekrem Bey, bakın şu an… Üslubumu bozmuyorum. Benimle ‘sen’ diye konuşmayın, benimle ‘sen’ diye hitap etmeyin.

Mahkeme başkanı: Savcım, şeye girmeyelim. Ekrem Bey, bakın…

Savcı: Benimle ‘sen’ diye hitap etmeyin! Israrla söylüyorum.

Mahkeme başkanı: Savcı Bey…

İmamoğlu: Israrla mı yazdınız iddianameyi?

Bakanlıktan açıklama

Savcılığın zaten resen soruşturma başlattığı, mahkeme salonunda yaşanan olaya doğrudan Adalet Bakanlığı da müdahil oldu ve bir açıklama yapıldı. Bakanlıktan yapılan açıklamada şu görüşlere yer verildi:

“* İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütüne ilişkin yapılan yargılama kapsamında 06.04.2026 tarihli duruşma gününde iddia makamı duruşma salonundan ayrıldıktan sonra yargı makamlarına yönelik kullanılan ifadeler üzerine Duruşma Savcısı tarafından ilgili sanığa yönelik bugün gerekli uyarı yapılmıştır.

* Yargı mercileri, Anayasa ve kanunlardan aldığı yetkiyle görev yapan, bağımsız ve tarafsız kurumlardır. Yargı makamlarını hedef alan, itham içeren ve yargılamayı gölgeleme riski taşıyan beyanların kabul edilmesi mümkün değildir.

* Duruşma Savcısı, adı geçen sanığa dönerek “Dün duruşmada ‘iddia makamı bir suç örgütüdür’ demişsiniz… İddia makamı olarak bu cümleleri kabul etmiyoruz.” demiştir. Bunun üzerine sanık Ekrem İmamoğlu’nun “Savcı bize haddini bildirmeye çalışıyor” demesi üzerine savcı, “Haddinizi aşarsanız haddinizi bildiririz” demiş; sanık avukatına hitaben de “Müvekkiliniz beyanlarına dikkat etsin. Yargılamayı gölgelememek adına beyanlarından vazgeçsin” şeklinde gerekli uyarılarda bulunmuştur.

* Hukuk devleti ilkesinin gereği olarak, yargı süreçlerinin saygı çerçevesinde yürütülmesi ve herkesin beyanlarında bu sorumlulukla hareket etmesi büyük önem taşımaktadır.”