İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, durduk yerde Türkiye’ye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sataştı. Henüz İslamabad’da ABD ile İran arasındaki müzakerelerin çıkmaza girdiği anlaşılmamışken Netanyahu, “İran’la savaşın bitmediğini” duyurma gereği duydu ve bu duyurusunun sonuna da ilgisiz bir cümle ekleyerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Kendi Kürt vatandaşlarını katletti” diyerek sataştı.
Netanyahu, sosyal medya paylaşımında, “Benim liderliğim altında İsrail, İran’ın terör rejimi ve onun vekil güçleriyle savaşmaya devam edecek; Erdoğan’ın aksine, o bu yapılarla uyum sağlıyor ve kendi Kürt vatandaşlarını katletti.” ifadelerine yer verdi.
Netanyahu’nun açıklaması sonrası bir paylaşım da İsrail Savunma Bakanı Israel Katz’dan geldi.
Katz, “Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran’dan Türkiye topraklarına atılan füzelere tepki vermeyerek bir kâğıttan kaplan olduğunu ortaya koyduktan sonra, antisemitizme başvuruyor ve Türkiye’de İsrail’in siyasi ve askeri liderliğine karşı göstermelik yargılamalar ilan ediyor. Ne büyük bir absürtlük. Müslüman Kardeşler mensubu, Kürtleri katleden biri, Hamas’taki ortaklarına karşı kendini savunan İsrail’i soykırımla suçluyor. İsrail kendini güçle ve kararlılıkla savunmaya devam edecek – Erdoğan’ın ise oturup sessiz kalması ve susması daha iyi olur” dedi.
Katz mesajına Türkiye’de CHP’nin önde gelen isimlerini de etiketleyince, ona CHP’den tepki yağdı.
Türkiye’den tepki yağdı
Netanyahu’nun sosyal medya mesajına Türkiye’den tepki yağdı. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Cumhurbaşkanımızın İsrailli yetkililer tarafından düzeysiz, küstahça ve yalan dolu iddialarla hedef alınması, her platformda dile getirdiğimiz gerçeklerin yarattığı rahatsızlığın bir sonucudur. Türkiye, masum sivillerin yanında olmaya devam edecek ve Netanyahu’nun işlediği suçlardan dolayı hesap vermesi için çaba harcamayı sürdürecektir” denildi.
Diğer siyasi isimlerin tepkileri ise şöyle:
Adalet Bakanı Gürlek: “İsrail’de soykırımcı katliam şebekesinin elebaşı Netanyahu’nun, bölge ve dünya barışı için yürütülen diplomasinin öncüsü, küresel vicdanın sesi Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik hadsiz ve mesnetsiz ifadeleri asla kabul edilemez. Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından hakkında tutuklama kararı bulunan bir kişinin Türkiye’yi ve Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alması, içinde bulunduğu hukuki ve ahlaki çıkmazın derinliğini açıkça ortaya koymaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, uluslararası hukuk temelinde barış için diplomasinin öncüsü olmaya devam edecek, Türk adaleti ise hakkın ve mazlumların yanında durmayı ve işlenen suçların takipçisi olmayı kararlılıkla sürdürecektir.”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: “Zalimlerin korkulu rüyası hakikatlerin aydınlığıdır. Soykırım, savaş suçu ve insanlık suçları ile yargılanan Netanyahu’nun Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik ifadeleri hakikatlerin ortaya konmasından duyduğu rahatsızlığın ve suçluluk psikolojisinin dışa vurumu olup, yok hükmündedir. Bölgemizi ateşe sürükleyen, küresel istikrarı tehdit eden bu anlayış, insanlığın vicdanında çoktan mahkum edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hakikatleri gür bir sesle ifade etmeye, adaletin, uluslararası hukuk ve insani değerlerin yanında olmaya, bölgesel ve küresel düzeyde barışı ve istikrarı savunmaya devam edecektir.”
CHP’den de Katz’a tepkiler
İsrail Savunma Bakanı Katz’ın sosyal medya mesajına Kemal Kılıçdaroğlu’ndan Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’a dek pek çok CHP’liyi etiketlemesi üzerine CHP’li isimlerden de tepkiler yağdı.
Ekrem İmamoğlu Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nden yaptığı paylaşımda, “Sana daha önce de söylemiştim: Demokrasiyi ve hukuku senin gibi elinde onbinlerce masumun kanı olanlardan öğrenecek değilim. Hadi başka kapıya!” dedi.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da sosyal medyadan Katz’a cevap verdi. Yavaş şöyle yazdı:
“Soykırımın gölgesinde konuşanların nutuk atmaya hakkı yoktur. Gazze’de çocukları, kadınları, sivilleri öldüren bir yönetimin mensubu olarak siz, en son konuşacak kişisiniz. Türkiye’ye, Türk milletine parmak sallamak sizin haddinize değildir. Önce işlediğiniz savaş suçlarının hesabını verin.”
