CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması çağrısıyla her hafta sonu Türkiye’nin farklı bir ilinde düzenlediği “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginin 98’incisi Uşak’ta gerçekleştirildi. Mitingde Ekrem İmamoğlu’nun mektubu okundu. Ardından Özgür Özel konuştu.
15 Temmuz Şehitler Meydanı’nda saat 14.00’te başlayana mitingde meydanı dolduran vatandaşlar 360 gündür Silivri’de, tutulan İmamoğlu ve diğer tutuklu belediye başkanları lehine sloganlar atarak iktidarı istifaya davet etti.
Buluşma Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın konuşmasıyla başladı. İmamoğlu’nun Silivri’den Uşak’a yolladığı mektubu ise CHP Uşak İl Başkanı Celalettin Çoban kamuoyuyla paylaştı.
İmamoğlu’nun mektubunda şu ifadeler yer aldı:
“Kıymetli Uşaklılar, benim sevgili vatandaşlarım, saygıdeğer hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, yürekli gençler, aydın yüzlü çocuklar. Ege’nin güzel, içten ruhunu taşıyan, Anadolu’nun kadim kültürünü yaşatan bu eşsiz kente Silivri Zindanı’ndan selam olsun. Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Her birinizi, hasret ve özlemle kucaklıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkçı ve icraatçı uygulamalarını Uşak’ta hayata geçirmek için canla başla çalışan Özkan Yalım Başkanıma teşekkürlerimi sunuyorum. Örgütümüzün güçlü ve yılmaz iradesinin, azimli mücadelesinin temsilcisi Celalettin Çoban başkanımı selamlıyorum.
Gözaltına alınıp tutuklanmamızın üzerinden bir yıl geçti ve aleyhimize açılan, hukukun hiçe sayıldığı dava görülmeye başlandı. Duruşmalarda söylediğim çok net bir cümle var: ‘Arkadaşlarımı tutuksuz yargılayın, onları evlerine yollayın! Çünkü bu sistemin derdi benimle. Bu sitemin derdi demokrasiyle! Sizler, bu davanın amacının hukuku uygulamak olmadığını biliyorsunuz değil mi? Bu davanın sizinle benim arama sınırlar koymak, duvarlar, tel örgüler, demir parmaklıklar örmek olduğunu biliyorsunuz değil mi? Milli iradeye saygıları olmadığını biliyorsunuz değil mi? Kıymetli vatandaşlarım; milletin verdiği yetkiyle devleti yönetenler, her şart ve koşulda hadlerini bilmek zorundadırlar. Fakat bugün; zorbalıkla, hukuk dışında hareket etmeyi kural haline getiren bir hükümet var iş başında.
Kendini millete zorla dayatan bu hükümetin kontrol altına almak istediği şey, milli iradedir. Milletin iradesinin kendilerinden başkasına yönelmesini kabullenemeyenler, seçimle iş başına gelmeyi kabul edip de seçimle gitmeyi kabul etmeyenler, milleti baskı altına alabilmek için, milletin seçtiklerine zulmediyorlar. Bizler, CHP’li belediyeler olarak, iktidarın herkesi daha yoksul ve güvencesiz hale getiren ekonomi politikalarına karşı, tüm gücümüzle milletimizin yanında oluyoruz. Darda olanın yanında oluyoruz. Zorda kalanın derdine derman olmak için uğraşıyoruz. Aslında biz, sadece görevimizi yapıyoruz. Görevimizi, milletin parasını doğrudan millete vererek yerine getiriyoruz.
Biz, iktidarın bu milleti yoksulluğa ve umutsuzluğa terk eden politikalarına son vermek için geliyoruz. Biz; haksızlığa, zorbalığa gelemeyenleriz. Kendimiz için ne istiyorsak, başkası için de onu isteriz. Biz; bu ülkenin özgüvenli, cesur, birbirine yürekten bağlı 86 milyon vatandaşıyız. Bir avuç ayrıcalıklı zümrenin oturduğu o koltukları devireceğiz ve Türkiye’yi geçim derdi nedir bilmeyen, gelecekten kaygı duymayan, mutlu ve özgür insanların ülkesi yapacağız. Çok büyük bir demokrasi mücadelesi veriyoruz! Bu ülkenin hukukuna, demokrasisine, cumhuriyetine sahip çıkacağız. Hukukun ve demokrasinin teminatı altında, insanca ve hakça bir düzen kuracağız. Milletçe; huzura, refaha, mutluluğa hasretimiz bitecek. Bu topraklarda artık sadece adalet ve hürriyet, bolluk ve bereket, birlik ve kardeşlik hüküm sürecek. Hak yerini bulacak. Her şey çok güzel olacak.”
Mektubun okunmasının ardından sahneye CHP Genel Başkanı Özgür Özel davet edildi.
Özel’in konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle:
“Güzelim Uşak’a selam olsun. Bugün bu meydana bir miting yapmaya gelmedik. Bugün bu meydanda her türlü haksızlığa karşı çıkanlar var. İradesine, cumhurbaşkanı adayına sahip çıkanlar var. Bugün bu meydanda Uşak’ın yiğit evlatları var.
Uşak’a bakınca o fotoğrafı görüyorum. ‘Cumhuriyeti biz böyle kazandık’ diyen o muhteşem fotoğrafı görüyorum.
Kasapta bin lira olan etin kilosu 650 liraya, kıymanın kilosu 650 liraya burada satılıyor. 1 liraya emekliler çay içiyor Uşak’ta. İyi ki Cumhuriyet Halk Partisi iktidarda diyecek emekliler. Söz veriyoruz.
AK Parti’nin kara düzeni emekliyi, işçiyi, öğrenciyi sevmiyor. Gençler o seçime gelecekler, gençler o sandığa gidecekler, gençler bu iktidarı değiştirecekler. CHP iktidarında isterlerse yurt dışına gidecekler. Ama memleketlerinin kıymetini bilecekler. CHP geliyor, sizi sayenizde CHP iktidarı geliyor. Yasaksız Türkiye, vizesiz Avrupa geliyor.
AK Parti’nin Tayyip Erdoğan’ın emekliye yaptığı kötülüğü dünyadaki hiçbir siyasetçi kendi ülkesindeki kimseye yapmadı.
Uşak’taki hizmet filomuz her gün yeni araçlar, yeni hizmetlerle büyüyor. Örneğin yedi yaş üstüne ‘Yetiş anne’ hattı. Yedi yaşına kadar çocuğu hasta olursa, ihtiyacı olursa bir telefonla annenin imdadına yetişen bir hizmet. Ya da 65 yaş üzeri vatandaşlarımız için çağrı merkezini aradığında onları alıp hastaneye götüren ve geri getiren bir hizmet. Emekliler için sosyal tesislerde 1 liraya çay içiliyor Uşak’ta.
Gün gelecek bütün Türkiye’de bütün emekliler ‘Allah’tan bu iki emeklinin evladı Özgür Özel’in partisine oy verdim, yüzüm güldü, karnım doydu. İyi ki Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy verdim’ diyecek. Büyük bir su sıkıntısı kapıda ve 103 yeni su kuyusuyla su sıkıntısına karşı en önemli tedbir alındı. Kapalı pazar yerleri inşa edildi. Çiftçilere zirai dron ile ücretsiz ilaçlama hizmeti sunuluyor. İhtiyaç sahiplerine gıda, eğitim ve ‘Hoş Geldin Bebek’ destekleri veriliyor. Atıl durumdaki parke taş tesisi yeniden çalışmaya, üretmeye başladı. Şu anda bulunduğumuz Atatürk Anıtı çevresi düzenlendi, yenilendi.
Atapark’ta ücretsiz internet hizmeti veriliyor. Gençler için sanat sokağında hem ücretsiz internet hem sanat sokağı hizmete alındı. Zübeyde Hanım Kadın Yaşam Merkezi açıldı. Kadın Kooperatifi, Kardelen Kadın El Emeği Pazarı açıldı. Uşak Belediyesi Türkiye’de bütçe fazlası veren 10 belediyeden biri oldu. Alınan bu tedbirlerle birilerini zengin etmek yerine hizmeti belediye tarafından vermek suretiyle yapılan bütün bu hizmetler için belediye meclisinde kim el kaldırdıysa, tüm siyasi partilerden hepsine teşekkür ederiz. Belediye başkanınızı alnından öpüyorum bu yaptıkları için.
Şimdi öyle bir noktadayız ki AK Parti nedir sorusu, AK Parti’nin düzeni nedir ve Cumhuriyet Halk Partisi nedir sorusunun kabak gibi ortaya çıktığı bir durumdayız. Birçok işin yanında Uşak’a söz verdiğimiz tramvay var. İnönü Caddesi’nden geçecek, İsmet Paşa Caddesi’nden geçecek tramvayımız var. Tramvayın rayları geldi, anlaşması yapıldı. Her şeyi hazır, projesi hazır. Dünyanın en prestijli caddelerinden tramvay geçer. İstanbul’da İstiklal Caddesi buna örnektir. Tramvay o şehrin hem ulaşım sorununu çözer hem o caddeyi hareketlendirir, cazibe merkezi yapar, turisti çeker. Ama bu tramvaya AK Parti engel olmaya çalışıyor. Cumhuriyet Halk Partisi Uşak’ta büyük işler yaptı, iki yılda tramvayı da söz verdiği gibi getirdi demesin diye engel olmaya çalışıyorlar. Ne yaptılar biliyor musunuz? AK Parti’nin bir milletvekili bilhassa uğraşıyor tramvay gelmesin diye.
Çevresel Etki Değerlendirme raporuna gerek yoktur diye imza atılsa geri kalan yedi kurumun imzası tamam, tramvay başlayacak. Ama ‘ÇED gerekli değildir’ vermiyorlar, ‘ÇED raporu gerekir’ diyorlar.
Bakın; bu tramvaya ÇED isteyen AK Parti, Muğla’daki çimento fabrikasına ‘ÇED gerekli değildir’ raporu verdi. Cennet Koyu’na ‘ÇED gerekli değildir’ dedi. Bolu Mengen’deki maden ocağına ‘ÇED gerekli değildir’ dedi. Uşak Murat Dağı’ndaki maden için de ‘ÇED gerekli değildir’ dediler. Ancak mahkeme ile durdurulabildi. Dahası, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin nerede ne konuşsak hemen kulak kesilen, cevap yetiştiren genel başkanına, sözcüsüne söylüyorum. Erzincan İliç’te ‘ÇED gerekli değildir’ dediler. Dokuz işçiye mezar olan İliç’te çevresel etki değerlendirmesine gerek yok dediler.
Ama bugün İsmet Paşa Caddesi’nden geçecek tramvaya ÇED istiyorlar. Azgın madenciliğe, vahşi madenciliğe ÇED gerek yok deyip Uşak’ın tramvayına ÇED isteyenlere yazıklar olsun. Ben Cumhuriyet Halk Partisi’nin tüm yöneticilerine diyorum. Bir şehirde taş üstüne taş koyandan Allah razı olsun.
Adı Ali olsa ne fark eder, Veli olsa ne fark eder. AK Parti olsa ne fark eder, MHP olsa ne fark eder. O şehre hizmete destek olmak vatanseverliğin,o şehri sevmenin gereğidir.
Köstek olmak, hazımsızlığın dik alasıdır. Uşak hizmeti engelleyenlere genel seçimlerde bunun hesabını soracak mıyız Uşak’ta tramvaya mani olan milletvekiline söylüyorum. Hadi bakalım. Uşak’ta iki milletvekilleri var onların. Koyun bakalım onu ikinci sıraya. Onu milletvekili yaptırırsak ne olalım? Hodri meydan.
Bir yanda bu şehre yüzünü dönenler var. Bir yanda da bu şehirden oyu alıp sırtını dönen, hizmete engel olanlar var. Uşak’taki Sigorta Hastanesi’ni ve Uşak Devlet Hastanesi’ni yıktılar. Elde bir tek Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi kaldı. Şimdi Uşaklılar doktora erişmekte sıkıntı çekiyor. Başta göz doktoru ve nörolog olmak üzere pek çok branşta 3 ay, 6 ay, hatta 1 yıl sonraya gün veriliyor.
Uşaklılar mecburen İzmir’e gidiyor. Şehrin içindeki hastaneleri yıkıp tek bir hastane bırakanlar şimdi milletin sağlığıyla oynuyorlar. Geçtiğimiz günlerde ortaya çıktı ki beş milyon liralık stentin tarihi geçmiş. Yedi milyon liralık malzeme ortada yok.
Sayım yapılıyor, malzemeler kayıp. 13 yıldır 29 kilometrelik çevre yolu hala bitmedi. 1998’de yapılan havalimanı AK Parti döneminde uçuşlara kapatıldı. Zafer Havalimanı’na yolcu garantisi verdikleri için Uşak’ın kendi havalimanını bahanelerle işlemez hale getiriyorlar.
Yüksek hızlı tren için 2023’te söz verdiler. Şimdi 2028 diyorlar. 2014’te Gökkaya Barajı’nı yapacağız dediler. 12 yıl geçti, bitmedi. Söz verdikleri Zep Barajı’na çivi bile çakmadılar. Cumhuriyetin ilk şeker fabrikalarından biri burada. Bu fabrika şimdi susuzluk sorunu ile boğuşuyor. Uşak Şeker Fabrikası mutlaka korunmalı, verimli çalıştırılmalı, asla özelleştirilmemeli, asla kapatılmamalıdır.
Kışladağ’da bir altın madeni var. Yıllardır çevreyi mahvediyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi vatandaşları haklı buldu ama karar uygulanmıyor. Murat Dağı için de ÇED olumlu raporu verdiler ama Uşaklıların mücadelesiyle durduruldu.
Hepinizi bu mücadele için kutluyorum. Şimdi Bağbaşı köylüleri ‘Köyümüze GES istemiyoruz’ diyor. Köylüler GES’e karşı değil. Ama hayvancılık yaptıkları verimli meralara yapılmasını istemiyorlar. Bağbaşı köylülerinin hayvancılığına daha fazla zarar verilmesin. Memlekette zaten süt ve et üreticisi zor durumda. Süt inekleri kesime gidiyor. Süt fiyatı belirlenemiyor.”
Verdiği 4 bin lirayla 4 kilo dana kuşbaşı alınamıyor. Hiç olmazsa 5 bin lira yapacak dedik. Erdoğan emekliye ‘müjde’ verdi. 4 bin lirayı bayram öncesi yatıracağız dedi. Müjdeler olsun.
Avrupa’da yoksullukta, enflasyonda, yüksek faizde, işsizlikte birinciyiz. Kimse moralini bozmasın. CHP iktidarının gelmesi artık zamanlama meselesidir. Bu israf ve faiz düzenine son vereceğiz. Türkiye’de 100 lira vergi toplanıyor. Bunun 65 lirası dünyanın en adaletsiz vergisi olan dolaylı vergilerdir. Yani ne alırsan al herkes aynı vergiyi veriyor.
Zafer Havalimanı’nda yolcu garantisi, köprüde geçiş garantisi var. Kime? Bu yatırımları yapan zengin müteahhitlere. Geçilmeyen köprüden parayı devlet öderken para var, devlette cep mi var? O verilen para buradaki namuslu, çalışkan vatandaşın cebinden.
Arapça, Türkiye’deki 6 milyon vatandaşımızın anadilidir. Baş göz üstünedir. Ancak bir ülkenin milli marşı o ülkenin kendi dilinde, öz dilinde özellikle resmi dilinde okunur. Böyle bir utanmazlığın asla affı yoktur. Bu İstiklal Marşını Arapça okutmak; Mehmet Akif Ersoy’a, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e meydan okumaktır. Meydan okuyanlara yazıklar olsun.
Ne Arapçaya ne de o dilin kullanılmasına kimsenin sözü yok. Ama bir milli marşı Arapça okutmaya kalkarsan bunun amacı bölücülüktür.”
