Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın muammaya dönüşen 9 Mayıstaki Washington ziyareti ertelendi. Erdoğan dün İsrail'e karşı en sert konuşmalarından birini yaptı, 'İsrail'le artık ilişkilerimizi ticari anlamda başta olmak üzere kestik kesiyoruz' dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son bir haftada tam bir muammaya dönüşen resmi Amerika ziyareti dün itibarıyla resmen ertelendi. ABD Başkanı Joe Biden’ın resmi bir ziyaret için yaptığı davetle başlayan süreç, dün ‘İki liderin programlarındaki uyumsuzluk nedeniyle’ belirsiz bir ileri tarihe ertelendi. Oysa daha önce gezinin 9 Mayıs’ta yapılacağı, Erdoğan ile Biden’in Beyaz Saray’da görüşecekleri açıklanmıştı.

Geziyi erteleme talebinin kimden geldiği bilinmiyor. Bu konuda ilk haber Türk medyasında çıkmış, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Amerikan Kongre’sinin İsrail’e 26 milyar dolarlık yardımı kabul edip başkan Biden’ın da bunu onaylaması üzerine Washington’a gitmekten vazgeçtiği öne sürülmüştü. Bu haber daha sonra Cumhurbaşkanlığına yakın kaynaklar ve Dışişleri Bakanlığı kaynakları tarafından birkaç kez yalanlandı.

Gezinin ertelenmesiyle ilgili bir başka iddia, erteleme talebinin Washington’dan geldiği. Buna göre Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın geçen hafta sonu İstanbul’da Hamas’ın Katar’da yaşayan siyasi lideri İsmail Haniye ile görüşmesi ve ‘Hamas terör örgütü değildir’ sözlerini tekrar etmesi üzerine yeniden seçilebilmek için kampanya yürüten Başkan Joe Biden, ziyaretin ertelenmesini istedi. Nitekim Beyaz Saray sözcülerinden John Kirby iki gün önce gazetecilerin ‘Hamas’la görüşen Erdoğan, Beyaz Saray’da nasıl ağırlanacak’ diye soran gazetecilere ‘Programlanmış böyle bir görüşme yok’ diyerek Beyaz Saray’ın Tayyip Erdoğan’ı davet etmiş olmasını yalanlamıştı.

Dışişleri Bakanlığı  sözcüsü Öncü Keçeli, Erdoğan’ın ABD ziyaretiyle ilgili dün bir açıklamayı yapıp tartışmalara son noktayı koydu. Keçeli ziyaretin ertelendiğini şu sözlerle duyurdu: “Cumhurbaşkanımızın 9 Mayıs günü ABD’ye yapması planlanan ziyaret, programların uyuşmaması nedeniyle her iki taraf için uygun olacak ileri bir tarihe ertelenmiştir. Türkiye ve ABD arasında üst düzey diyalog devam edecektir.”

Keçeli ayrıca Türkiye ve ABD arasında üst düzey diyaloğun devam edeceğine de vurgu yaptı.

‘İsrail’le ilişkileri kesiyoruz’

Erdoğan-Biden görüşmesinin yapılamamasında İsrail’in Gazze’deki kanlı operasyonlarının devam ediyor olmasının rolü, anlaşıldığı kadarıyla her durumda büyük. Dün Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da, İsrail konusundaki sert söylemlerini devam ettirdi, hatta Türkiye’nin İsrail’le bütün ilişkisini kesmekte olduğuna dair bir imada da bulundu. Erdoğan, dün “İsrail’le artık ilişkilerimizi ticari anlamda başta olmak üzere kestik kesiyoruz” dedi.

Erdoğan’ın dünkü sert açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

-Kalbi Kudüs ve Filistin için atan siz kıymetli parlamenterleri ülkemizde ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Medeniyet, tarih ve kültür şehri güzel İstanbul’umuza hepiniz hoş geldiniz. Sizlerin şahsında Filistin davasını kendi meselesi görüp destek veren, Kudüs’e ve Filistin’e sahip çıkan tüm parlamenterlere teşekkür ediyorum.

-Parlamenterler arası Kudüs Platformu’nun kuruşundan bu yana geçen sürede önemli bir boşluğu doldurduğunu memnuniyetle müşahede ettik. BM kararlarına, prensiplerine, uluslararası normlara uygun olarak Kudüs’e ve Filistin’e hizmet eden siz kardeşlerimi tebrik ediyorum. Müslüman olmanın, hakkı, hukuku ve adaleti cesaretle savunmanın gerçekten zor olduğu günlerden geçiyoruz. Bilhassa ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın mahremiyetine yönelik tacizler giderek artıyor. İşgalci İsrail tarafından Kudüs’ün kadim kimliği adım adım yok ediliyor. Haçlı zihniyetinin tekrar hortlatılmak istendiğini görüyoruz. Kudüs’ü tekrar ayağa kaldıran ecdadın torunları olarak Filistin’de yaşanan menfi-müspet her gelişmeyi yakından takip ediyoruz.

-Türkiye olarak kuşatıcı anlayışla Kudüs’e sahip çıkmayı bir görev biliyoruz. Mücadelemizi azimle sürdürüyoruz. Barış adına yürüttüğümüz bu kutlu mücadeleye destek veren Parlamenterler Arası Kudüs Platformu’na şükranlarımı sunuyorum. Buradan Filistinli kahramanlara bir kez daha selamlarımı gönderiyorum. İşgalci zalimler karşısında dik duran Filistin’in yiğit evlatlarını ülkem ve milletim adına saygıyla selamlıyorum. Dünyanın dört bir yanında Filistin ve Gazzeli kardeşlerimizle dayanışma sergileyen vicdan sahibi tüm insanlara teşekkür ediyorum.

‘Netanyahu Gazze kasabı’

-Modern dönem firavunlarını görmek isteyen hiç uzağa gitmesin. 35 bin Filistinliyi acımasızca katledenlere baksın. Günümüzün Hitler’i ve Nazileri Gazze’de 15 binden fazla çocuğu öldüren katillerdir. Netanyahu adını Gazze kasabı olarak tarihe utançla yazdırmıştır. Bu kara leke ne yaparsa yapsın çıkmayacaktır. Biz böyle konuşunca birileri hemen rahatsız oluyor. Cürmü yüzüne söylenen her suçlu gibi İsrail yönetimi de bizi susturabileceğini zannediyor. Ellerindeki basın ve lobi gücüyle cinayetlerin üstünü örtebileceklerini düşünüyorlar. Ne yaparsanız boş, ne kadar uğraşsanız da beyhude. Tayyip Erdoğan’ın kalbine zincir vuramazsınız. Sizin tehditlerinize ve baskılarınıza asla boyun eğmeyiz. Ey Netanyahu duam şu: Ya Rabb, Kahhar ismi şerifinle tecelli ederek başta Netanyahu olmak üzere bu siyonistleri kahru perişan eyle. Sırf İsrail ve Batılı destekçileri öyle istedi diye Hamas’a terör örgütü iftirası atanlardan olamayız.

-İsrail’le artık ilişkilerimizi ticari anlamda başta olmak üzere kestik kesiyoruz. Türkiye 2000 yılı aşan tarihinin hiçbir döneminde asla soykırım yapmamış, sömürgeci olmamış, masumlara dokunmamış bir ülkedir.

İftiralara maruz kaldık

-Geçen ay ülkemizde mahalli idareler seçimleri yapıldı. Seçim sürecinde büyük bir iftiraya maruz kaldık. Şahsımızın Filistin davasını savunurken ödediği bedeller ortadayken, birileri ülkemizin ve milletimizin Filistin direnişine verdiği güçlü desteği gölgelemeye çalıştı. Bu kirli kampanyayı hırsları akıl ve vicdanlarının önlerine geçtiği için yürüttüler. Hatta İsrail’e jet yakıtı gönderdiler diyecek kadar ne yazık ki akıl, vicdan ve ahlak dışı bir sürü iddia gündeme taşındı. Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarının böyle bir adım atması mümkün mü?

-Şimdi aynı çevrelerin Kürecik’teki radar üssüyle ilgili benzer yalanlara sarıldığını görüyoruz. Bu meseleyi istismar etmeye çalışıyorlar. Kürecik’teki radar merkezinin ülkemizin ve ittifakımızın güvenliği dışında hiçbir devletle ilişkisi, bağı, irtibatı yoktur ve olamaz. Türkiye böyle bir şeye zaten izin vermez. Bir müslüman olarak her şeyden önce yalan Allah’ın en çok nefret ettiği şeydir.

‘ABD’nin kararını kabul etmiyoruz’

-Filistin halkının BM’ye tam üye devletlerinin olmaması hem büyük bir ayıp hem de ciddi bir haksızlıktır. Geçen hafta Güvenlik Konseyi’nde bu yönde atılan adım ABD’nin vetosu ile karşılaşmış ve engellenmiştir. ABD bu kararı ile Güvenlik Konseyi üyesi diğer devletlerin iradesini de yok saymıştır. Bu kararı kabul etmiyoruz. Amerikan yönetimi İsrail’e verdiği koşulsuz askeri ve diplomatik destekle çözüme katkı sunmuyor. Sorunun daha da büyümesine sebep oluyor.

-İsrail’e 25 milyar dolarlık askeri paketi onaylaması bunun en net göstergesidir. 1915 olayları üzerinden Türkiye’ye yönelik asılsız ithamları tekrarlamak yerine Amerikan yönetimi Gazze’ye bakmalı, İsrail’in Gazze’deki soykırım girişimlerini engellemelidir. Batılı ülkelerin sabır taşımızı çatlatan tutumlarını reddediyoruz. Gazze krizinde siyonizmin Amerika ve Avrupa ülkeleri başta olmak üzere küresel ölçekteki tahakkümünü bir kez daha görmüş olduk.