"Zimmet” iddiasıyla tutuklu eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’nın Sulh Ceza Hakimliğince bir kez daha tutuklandıkları öğrenildi.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ üzerinden Gaziemir ilçesindeki Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı projelerinde S.S. İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi üzerinden “menfaat temin edildiği” iddiasıyla “zimmet, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve denetim görevinin ihmali” suçlarından soruşturma başlatmıştı.

Kooperatifin yeni yönetim kurulunun şikayet dilekçesi, mağdur beyanları ve bilirkişi raporları doğrultusunda, suç tarihlerinde İZBETON AŞ yetkilisi, kooperatif yönetim ve denetim kurullarına üye 10 kişi hakkında 9 Nisan 2026’da gözaltı kararı verildi. Haklarında gözaltı kararı bulunan 10 kişiden 9’u yakalanarak gözaltına alındı. Yakalanamayan bir kişinin ise yurt dışında olduğu tespit edildi.

Bu kapsamda 12 Nisan’da aralarında CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un da bulunduğu 9 kişi, Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklandı.

Soruşturma sürecinde yeni bir gelişme daha yaşandı. S.S. Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi soruşturması kapsamında “zimmet” iddiasıyla tutuklu bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’nın da bu soruşturma kapsamında ifadesinin alındığı ve çıkarıldıkları Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandığı öğrenildi.

Söz konusu duruma ilişkin Tunç Soyer’in avukatları yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“1 Temmuz 2025 tarihinde şafak operasyonu ile başlayan süreçte 11’i tutuklu 65 kişi hakkında kentsel dönüşümde kooperatifçilik modeli ile ilgili dava açılmıştı. Açılan davanın 5 Ocak 2026 tarihinde yapılan duruşmasında tüm sanıklar hakkında tahliye kararı verilmişti. Açılan davada tutuklu kalan Tunç Soyer ve Heval Savaş Kaya’nın tahliye olacakları anlaşılınca hukuken mümkün olmayan bir şekilde kooperatiflerin iç işleri ile ilgili bir soruşturmaya dahil edilmişler, haklarında 30 Aralık’ta bir tutuklama kararı daha verilmişti.

Dört ayı aşan sürede bu ikinci dosyada 3 bilirkişi raporu alınmış Tunç Soyer aleyhine tek bir delil sunulmamış, tek bir kişi aleyhine konuşmamıştır. İkinci dosyada iddianame düzenlenmesi beklenirken dosyanın savcısı değiştirilmiştir. 12 Nisan Pazar günü dosyaya tüm kooperatifler ve İzbeton ile ilgili MASAK raporu girmiştir. MASAK raporunda Tunç Soyer’in tek bir kişi para hareketine rastlanılmamıştır. Aynı süreçte dosyalar yine ayrılmış ve her kooperatif için ayrı bir dosya açılmasına karar verilmiştir. İkinci dosya Örnekköy 4. Etap’taki kooperatif ile ilgiliydi. 3. dosya Gaziemir 1. Etaptaki kooperatif ile ilgili başlatıldı.

Tunç Soyer’in bu dosya kapsamındaki soruşturmaya dahil edilmeyeceği beklenirken dün gece bir anda savcılık ifadesine çıkarıldı. Tunç Soyer önce hangi suç ile suçlandığını anlamak istedi. Avukatların ısrarlı sorularına rağmen bir cevap alınamadı. Burada belirtmekte fayda vardır ki haklarında soruşturma yürütülen kooperatifler belediyenin kooperatifleri değildir. İnsanların bir araya gelerek oluşturduğu, Belediyenin şirketi İZBETON ile sözleşme imzalamış kooperatiflerdir.

Tunç Soyer kooperatif yöneticileri, denetçileri, kooperatiflerin iş yaptığı alt taşeronlarla tanışmamaktadır. Kendisi, bir akrabası, yakını hiçbir kooperatife üye değildir. Hal böyleyken bir kooperatif içerisindeki ‘zimmet’ suçuna nasıl dahil edilmeye çalışıldığı anlaşılmamaktadır. Belediye başkanı olarak sorgulanamayacağı Danıştay kararıyla sabitken hangi göreviyle soruşturmaya dahil edildiğine cevap verilmemektedir.

Gelen MASAK raporları ile böyle bir suç şüphesi olmadığı ortaya çıkmışken Tunç Soyer’in tek bir para hareketi hakkında kendisine soru sorulamazken kendisinin yine dahil edilemeyeceği bir dosyadan tekrar tutuklanmasının izahı yoktur.

Türkiye ‘yedek tutuklamaları’ görmüştü ama bu son karar ‘yedek tutuklamanın yedeği tutuklama’ olarak tarihe geçti. Soru bile soramadıkları bir dosyadan verdikleri tutuklama kararının nedenini izah etmeye bile gerek yok. Zaten savcılık da Sulh Ceza Hakimliği de izah edemedi. Savcılık ifadesi sonrası gece yarısı çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliğinde Tunç Soyer neyle suçlandığını sordu.

Hakim cevap veremedi, kendisi tekrarladı, ‘Bir tane imzam olan belge, bir tane para hareketi söyleyin Hakim Bey, tek bir tane söyleyin, ne ile suçlandığımı anlayayım.’ Hakimden cevap gelmeyip savunma yapması istenince Tunç Soyer ‘Neyle suçlandığımı bilmediğim için savunmam yoktur’ dedi. Kızgınız ama yılgın değiliz. Çünkü biliyoruz ki adalet mülkün temeli ise bu adaletsizlik; adaletle, hukukla bağını koparanlara fayda sağlamayacak.”