Sözümü tutuyorum, size biraz Bulgur Palas anlatıyorum.
Gidip görmeyenlere de, “Mutlaka gidin” diyorum.
Gidip kütüphanesinde kitap okuyun.
Oradaki masalarda çalışın.
Sergi gezin.
Seyir terasından şehri seyredin.
Yeter ki gidin…
Her türlü çok seveceksiniz.
“İyi ki gelmişim!” diyeceksiniz.
Bir de ücretsiz!
Fatih’te, İstanbul’un 7. tepesinde duran bu görkemli yapı yıllarca kapalıydı.
Oradan geçenler görür ama içine giremezdi.
1912’de, Bolulu iş insanı Mehmet Habib Bey tarafından yaptırılmış. Tahıl ticaretiyle zenginleştiği için, ona “Bulgur Kralı” denirmiş. Konağın adı da oradan geliyor: “Bulgur Palas.”
Mimari tarzı da çok etkileyici. Osmanlı ve erken Cumhuriyet mimarisinin karıştığı bir üslup. Kırmızı tuğlalı cephe. Kuleli yapı. Sivri kemerli pencereler. Selçuklu esintili motifler… (Bana çok romantik ve estetik geliyor. Ama korku filmi de çekilebilir:)
Sonra yıllar geçiyor. Bina el değiştiriyor. Çünkü Habib Bey, konağı yaptırırken büyük borca giriyor, ödeyemiyor. 1926’da Osmanlı Bankası’na geçiyor. Ve uzun süre banka arşivi ve lojman olarak kullanılıyor.
Yani İstanbul’un ortasında, yüz yılı aşkın bir geçmişi olan bu konak aslında hep oradaydı ama bir anlamda yoktu.
Ta ki…
İBB Kültür ve İBB Miras devreye girene kadar.
Burada büyük bir alkış rica ediyorum.
Çünkü gerçekten müthiş iş başarmışlar.
Bina restore ediliyor. Ve bugün herkesin gidebildiği bir kültür mekânına dönüşüyor. İçinde kütüphane var.
Sergi alanı var.
Kitabevi var.
Kafe var.
Bir de İstanbul’u tepeden izleyebileceğimiz şahane bir seyir terası…
Yani artık sadece tarihi bir yapı değil…
Yaşayan bir kültür alanı.
Bence bu çok çok kıymetli.
Çünkü bir şehir sadece yeni binalarla değil…
Hafızasını koruyarak büyür.
İBB Kültür ve İBB Miras son yıllarda İstanbul’da tam da bunu yapıyor.
Yıllarca atıl kalmış, unutulmuş, kapalı kalmış pek çok yapıyı restore edip, şehre geri kazandırıyor. Bulgur Palas da, bu güzel örneklerden biri.
İstanbul böyle yerlerle güzelleşiyor.
Emeği geçen herkese kocaman bir teşekkür.
Taş üstüne taş koymayıp, kıymet bilmeyenlerin de başına taş düşsün!
