5-0 çok net ve fiyakalı bir skor. Ama rakip de rakip değil işte. Eleme maçı değil, hatta hazırlık maçı da değil, dostluk maçıydı sanki. Yine de göz zevkine değdi. Fenerbahçe sezonu keyifle açtı. Bazıları da ışık saçtı. Hele de Tadiç.

Her şeyden önce: Bu bir dostluk maçıydı muhtemelen. Hazırlık değil. Eleme hiç değil. Sıklet farkı o kadar barizdi ki, ölçü almak çok zor. Seksenli yıllarda yeni transferleri taraftara tanıtan hazırlık maçları olurdu. Onun gibi bir şey oynandı. Yine de 5-0’ın görkemi ortada. İpuçları var mıydı peki? Olmaz mı?

İsmail Kartal bütün yeni transferleri ilk 11’e boca etmişti. Yani 5 yeni oyuncuyla başladı Sarı-Lacivertliler. Tam taraftarın ve başkanın istediği gibi… Sanırım bir önceki cümlede kelime tekrarı oldu.

Kadıköy’de sıcak gece: Yeniler alev aldı!

Herkesin aklındaki sorular ise aynı: Fenerbahçe nihayet şampiyon kadroyu buldu mu? Yeni transferler nasıl? Bu sefer umut gerçekten var mı? Bu sorulara sağlıklı bir cevap yoktu dün sahada. TFF 2. Lig’deki takımlar daha çok zorlardı Fenerbahçe’yi. O kadar ki yeni transfer Djiku’dan hiçbir şey anlamadım. Ayağı düzgün, kesici gibi duruyor ama sağlam bir pozisyon olmadı ki. Baskı görmedi ki hiç!

Neredeyse adaşı olan Dzeko konusunda ise kafam karıştı. Son Şampiyonlar Ligi finaline ilk 11’de çıkmış müthiş bir isimden bahsediyoruz. Ona şüphe yok. Ama ilk yarı ayrı ikinci yarı ayrı teldeydi sanki. Bir yandan çok ağır. Ve böyle bir takıma karşı beklenenden az pozisyona girdi. Öte yandan da sahada bir Vlade Divac etkisi var. İleriye atılmış bir gemi çapası gibi herkesin mesafesini o ayarlıyor adeta. Yine de kantara çıkmadan onun hakkında yargıda bulunmak da doğru değil.

Ali Koç’tan Galatasaray’a büyük suçlama: Zaha…

İlk resmi maçlarında gol atarak moral kazanan Syzmanski ve Kent de belirsiz. Kent daha iyi ve hareketli gibi sanki. Syzmanski ise daha atak ve kurnaz. Ama işte Zimbru’ya karşı bunlar.

Net konuşulabilecek tek isim var sahada. Maçın öznesi Tadiç. Daha ilk vuruş yapılmadan ağırlığını ortaya koydu. Gitti oyuncuları teker teker gaza getirdi. Maçın bitimindeki açıklamasını gördünüz mü? ‘Önce eksikleri görmek önemli’ diyor. Tam lider açıklamaları bunlar. Sahada ise bunun fazlası vardı. Belki sezonun da öznesi olacak Sırp futbolcu, takıma aynı kalitede önderlik yapacağını topa her dokunuşunda gösterdi dün. Evet rakip cılızlığı onu da çok rahatlattı ama kalitesi her temasta iz bıraktı. Transfer olduğu gün arkadaşlara söylemiştim. Alex sonrası Fenerbahçe’ye gelen en sihirli oyuncu o. Ve bunu her geçen gün daha fazla gösterecek.

Barbie Fenerbahçe’den çıktı!

Gelelim sair notlara. ‘Putin tribünü’ boşaltılmıştı UEFA cezası gereği. Onun dışında neredeyse tüm stat doluydu. Bu işin irrasyonelliğini en iyi gösteren şeylerden biri bu. Geçen sene hayal kırıklığına uğrarsınız, kahredersiniz, yetti dersiniz. İstifa sesleri ayyuka çıkar. Sezon başı herkes hazır ve nazır. Futbolun belki de hayata beş basan en güzel yanı bu sanırım.

Ferdi’yle bitirelim. Arda Güler sonrası, onun anısına vurdu o topa. Nefis bir goldü. Rakip kim olsa yerdi o golü. Mekân sahibi o artık. Ferdi’nin kalabilmesi Fenerbahçe’nin en büyük transferlerinden olabilir.

Ama maddenin gaz halindeyiz. Rakip çok cılız. Akıcılık bir başlasın, rakiplerin katılığı gelsin. Sonra karar veririz kıvama.