“Avusturyalı kristal üreticisi Claus Riedel ekibini de yanına alarak İtalyan Someliyeler Birliği yöneticileri ile buluşmak üzere Orvieto’ya doğru yola çıktığında, şarap dünyasında yeni bir çığır açmak üzere olduğunu tahmin edemezdi.

Yıl, 1973’tü.

Mesleklerinin olgunluk çağındaki someliyeler ile kristal üreticileri uzunca bir masanın etrafına oturdular, onlarca şarabı, onlarca farklı kadehte tattılar.

Ve saatler süren bu atölye çalışmasının ardından, prototipler arasındaki en uygun kadehleri belirlediler.

‘Şarap bardağı sadece bardak değildir’ zihniyetinin doğuşu

Hiçbir deseni ve rengi olmayan ince, uzun ayaklı on farklı kadeh, dünyanın en popüler 10 şarap çeşidiyle eşleştirildi ve “Someliye Serisi” adını aldı.

Bu yeni konseptin bayrağı 1980’lerde Claus Riedel in oğlu Georg’a geçti, o da en ünlü şarap üreticileriyle atölye çalışmaları yaparak farklı şaraplara adanmış yeni kadehlere imza attı.

1756’da kurulan, Tirol bölgesindeki Kufstein’da asırlar boyu saraylara ve şatolara süslü avizelerle kesme kristalden ışıltılı vazolar yapan firma, böylece bambaşka bir kulvara yöneldi.

O günlerden sonra sade, minimalist ve işlevsel kadeh tasarımları ile öne çıktı, hatta kendisine “Şarap Kadehleri Şirketi” sloganını seçti.”

Orvieto deneyimi şarap kültüründe bir dönüm noktasıydı

Bu satırları, Türkiye’de şarap konusundaki bilgilerini ve deneyimlerini hep ilgiyle izlediğim Mehmet Yalçın’ın yeni çıkan “Şarabın Yemeği; Winemakers Diner” adlı kitabından aldım.

Onun önceki kitapları gibi ilgiyle okudum.

Anlattığı 1973 yılındaki “Orvieto Deneyimi” şarap kültürü tarihinde çok önemli bir andı.

Çünkü o güne kadar bardak bir şarap tüketicisinin gözünde çok önemli bir şey değildi.

Daha önemlisi her tür şarabı herhangi bir bardakla içebilirdiniz.

Oysa bardak, şarap kültüründe önemi giderek artan bir nesne…

53 yıl sonra ‘Judgement of Paris’: 24 Mayıs 1976

Aradan geçen 53 yıl boyunca o deneyimle başlayan süreç masa kültüründe çok önemli bir yere sahip oldu.

Bundan 3 yıl sonra 24 Mayıs 1976’da dünya şarapçılığının gidişatını etkileyen bir başka olay yaşandı.

Paris’te yaşayan bir İngiliz şarap satıcısı Intercontinental Oteli’nde bir “Kör Tadım” düzenledi.

Bunun için tamamı çok saygın Fransız şarap uzmanlarından oluşan bir jüri oluşturdu.

Ve bu jüri etiketleri, orijinleri, ülkeleri kapatılmış şarapları tattı ve sıraladı.

Kör tadımın sonuçları bir şoktu:

Çünkü hem beyaz hem kırmızı kategorisinde de birinciliği Amerikan şarapları almıştı.

Bu tadım tarihe “Judgement of Paris” olarak geçti.

Fransız Bordeaux şaraplarının tartışmasız egemenliğine son veren bir tadımdı.

Artık dünyanın başka yerlerinde de iyi şarap yapılabileceği kanıtlanmıştı.

22 Şubat 2022: Avusturyalı Riedel’e hiç beklemediği bir yerden darbe geliyor

Avusturya’nın yeni şarap bardağı üreticisinin adını taşıyan Riedel, onu izleyen yıllarda “Dünyanın en iyi şarap bardağı olarak kabul edildi.

İyi restoranlarda şarabı “Riedel” bardakla sunmak hem prestij hem de şarabın değerini arttıran bir psikoloji yarattı.

Ancak Riedel 22 Şubat 2017 günü hiç beklemediği bir yerden hiç beklemediği bir rakiple karşı karşıya kaldı.

Üstelik de bu rakip Müslüman bir ülkeden geldi.

Türkiye’den…

Hem de şarap kadehinin en üst segmentinden…

Dünya şarapçılığında ‘Stem Zero’nun doğuşu

Türkiye’nin en büyük cam eşya üreticisi Paşabahçe yıllardır normal şarap kadehi üretiyordu

Üstelik bu kadehlerle dünyada önemli bir  pazar payına da sahipti.

Ama en üst segmentte Riedel’in liderliğine yaklaşamıyordu.

Ne var ki Paşabahçe Şişe Cam’ın genç bir ekibi yıllarca kafaya bu segmenti de taktı ve sonunda 1973’ten sonra dünya şarap kadehi kültürünü değiştirecek bir kadeh tasarımını gerçekleştirdi.

“Stem Zero”

İşte o bardağı 22 Şubat 2017 günü İstanbul’da St Regis Otelinin roofundaki “Spago” restoranında bir grup Türk gazetecisine tanıttı.

O gazeteciler arasında rahmetli Güneri Cıvaoğlu da vardı.

İnsan elinin ve ruhunun şarapla teması değişiyor

Çok önemli iki özelliği vardı bu bardağın.

Bu projenin başında bu işe gönül vermiş bir işletmeci vardı ve ürünün hikayesini mükemmel anlatıyordu.

Adı Cemil Tokel’di

Birincisi çok inceydi… insan elinin ve ruhunun şarapla temasına yepyeni bir psikolojik boyut getiriyordu.

Sapı da elin tutuş biçimini köklü biçimde değiştirecek kadar inceydi.

“Volcano” adlı serisinin bir özelliği de şarabı taşıyan ana konteynır bölümü bir kanat şeklinde aşağı doğru genişliyordu.

Bu yeni tasarım bir anda dünya şarap kültürünü etkiledi.

Bir Türk markası insanın şarapla temasının psikolojisini değiştiriyordu.

27 Ekim 2025: İngiliz sarayında Türk Nude bardakları

Türk tasarımı Nude bir anda Dünyanın Michelin yıldızlı birçok restoranının en prestijli şarap bardağı oldu.

Ve son olarak 27 Ekim 2025 akşamı İngiliz Kraliyet ailesinin resmi konutunun bulunduğu Kensington Gardens’da verilen çok özel bir yemeğin masasında Nude bardaklar vardı.

Yemeğin önemi ise Fransa’nın en önemli şatolarının sahiplerinin katıldığı ve İkinci Dünya Savaşının bitiş yılı olan 1945 rekoltesi şarapların tadıldığı bir akşamdı.

Masadaki şarapları ve bardakları anlatan kişi de dünyanın en iyi master sommelier’lerinden biri olarak kabul edilen İsa Bal’dı.

En ünlü Master Sommelier’ye göre dünyanın en iyi şarap bardağı

İsa Bal o yemekten bir ay önce, Londra’da ünlü şef JonnyLake’le açtıkları La Bombe adlı restoranlarında bana bu projesini anlatırken şunu söylemişti:

“Bana göre dünyanın en iyi şarap bardağı Nude…”

Ancak bir süredir Paşabahçe’nin yarattığı bu markaya yeterince önem vermediği duygusuna kapılmış ve bunu yazmıştım.

ŞişeCam’ın başına ODTÜ’lü bir işletmeci geçince

Meğer hiç öyle değilmiş.

Şişe Cam’ın başına ODTÜ mezunu yeni bir Genel Müdürgelmiş.

Adı da ilginç..

Can Yücel…

Ama şair Can Yücel’le bir akrabalık ilişkisi yok.

Etrafına topladığı yeni bir ekiple bu Eylül ayında şarap bardağı piyasasına yepyeni bir tasarımı lanse etmeye hazırlanıyorlarmış.

Geçen Çarşamba günü beni Tuzla’daki Genel Müdürlük binasına davet etti.

Tamamen Nude ürünlerinden oluşan bir show room’un ortasına kurulan masada ekibiyle birlikte uzun bir sohbet yaptık.

Kült “S Chair”i yapan tasarımcının şarap bardağı

Dünyaca ünlü İngiliz tasarımcı Tom Dixon ile yeni bir koleksiyon tasarlamışlar.

Beş parçadan oluşan yeni kadeh koleksiyonunu bu.

İlk olarak 6–10 Şubat 2026 tarihleri arasında Frankfurt’ta düzenlenen Ambiente Fuarı’nda sergilenmiş.

Şimdi bu yılın Eylül ayında Londra’da dünya lansmanını yapacaklar.

Can Yücel “Bizim cam alanında çok iyi bir teknik knowhow’ımız ve uzmanlığımız var. Bunu Tom Dixon gibi bir sanatçı tasarımcının çağdaş yaklaşımı ile birleştirince ortaya çok iddialı bir ürün çıktı” diyor.

Tom Dixon artık sandalye alanında kült bir obje haline gelen ünlü “S Chair”in tasarımcısı.

Ayrıca “Copper Shade” ve “Mirror Ball” gibi yine ünlü aydınlatma serilerini de yapan tasarımcı.

Kadın someliyeden masa kalabalığını azaltan formül

Bunun yanında ikinci bir ürün serileri daha var.

Onu da tanınmış bir Türk kadın someliyeye tasarlatmışlar.

Şu an İstanbul’un en konuşulan mekanlarından biri haline gelen Seraf’tan  Sabiha Apaydın’ ile iş birliği yaparak hazırlamışlar.

Bu koleksiyonun adı “Sera”. Tabii tasarımda bir someliye de olunca, restoran mutfaklarının istekleri de ürüne yansıyor.

Mesela bardağın bulaşık makinasına girmesi gibi..

Bu koleksiyonun lansmanı da yaz aylarında yapılacakmış.

Çözüm getirdikleri bir başka şey de masa kalabalığının azaltılması.

Bu koleksiyon, işletmelerin tüm servis ihtiyaçlarını sadece 3 kadehle çözmeyi hedefliyormuş.

Ahmet Güneştekin imzalı Nude bardaklar

Yine bir yenilikleri de Sanatçı Ahmet Güneştekin’e tasarlattıkları imzalı bardak ve puro kül tablası koleksiyonu var.

O da çok başarılı olmuş.

Sohbetin burasında merak ettiğim bir soruyu sordum.

Paşabahçe yılda kaç tane şarap, viski, çay ve su bardağı satıyor?

Paşabahçe yılda kaç şarap ve viski bardağı satıyor?

Dünya genelinde yıllık toplam 1 milyar adet bardak satıyorlarmış.

(*) Şarap ve şampanya kadehi satışı: 96 milyon adet

(*) Viski bardağı satışı: 75 milyon adet

(*) Çay bardağı satışı: 250 milyon adet

(*) Su bardağı satışı: 150 milyon adet

Yılda 3,5 milyon premium şarap bardağı

Nude koleksiyonundaki şarap bardaklarından kaç tane satılıyor?

(*) Yıllık şarap ve şampanya kadehi: 3,5 milyon adet

(*) Ayrıca 1,5 milyon adet viski ve 2 milyon adet kokteyl bardağı satılıyor.

Yemeğin sonuna doğru Can Yücel’e merak ettiğim bir başka şeyi sordum.

Nude Volcano serisinin tanıtımı ünlü stil ikonu Iris Apfel’le yapılmıştı.

Bahçesindeki zeytinden yağ üretenlere özel şişe

Türkiye’de son yıllarda birçok insan evlerinin, tesislerinin, otellerinin bahçelerine zeytin ağacı dikiyor.

Mesela bizim Urla’daki evimizin bahçesinde 17 zeytin ağacımız var.

Tansu her yıl onları sıktırıp zeytinyağı yapıyor.

Bu amatör zeytinyağcılar, sonra bunları evde buldukları şişelere koyuyorlar.

Paşabahçe böyle amatör zeytinyağcılar için de ucuz veya daha tasarımı işi şişeler üretebilir.

Meğer onlar da bunun farkındaymış ve hazırlıkları varmış.

Yani yakında evinde bahçesinde ektiği zeytin ağacından yağ üretenler için de ürünler gelebilir.

Şarap psikolojisini değiştiren Türk markası

Kısaca Nude yönetimi ile yediğim bu yemekten içim rahatlamış olarak döndüm.

Ben kendi payıma hazır giyimde ve cam eşyada, tabak, bıçak, çatal gibi masa ürünlerinde gönüllü tanıtıcılık yapmaya devam ediyorum.

Çünkü Türk markalarını bütün dünya pazarlarında görmek bana gurur veriyor.

Neticede bu markalar bizim ülkemizin ürünleri.

Ve bir ülke yarattığı markalarla büyür.