Hemen her seçimden önce gece sohbetlerimizin konusu sıkça siyaset oluyordu. Bunun beni çok mutlu ettiğini söyleyemem ama mecburen ben de katlanıyordum bazı hayallerini paylaşmaya, siyaset  konuşmalarına.

Son seçim öncesinde gecelerin esas konusu olan birçok dedikodu malzemesi varken bile birçok buluşmamızda arkadaşların seçim heyacanından başka konu konuşmaya fırsatı bile olmayabiliyordu.

Şu anda ise arkadaşlar sanki ay sonunda seçim sanki hiç yokmuş gibi davranıyor. Haftada birkaç kez buluşuruz arkadaşlarla, size yemin ediyorum hiçbir buluşmada siyasetin S’si bile konuşulmadı. Çok açık görülebilen bir siyaset heyecansızlığı var benim çevremde.  

Sen kısıtlı bir çevrede dolaşıyorsun genelleme yapamazsın, anlamlı bir sonuç çıkmaz bundan diyebilirsiniz. Bunu da anlarım. Ama başka alemlerde de durumun farklı olmadığını düşünüyorum.

Benim arkadaş çevremdeki insanlar ağırlıklı olarak Beşiktaş, Şişli, Bağdat caddesi, Etiler’de oturuyor. Benim evim İstinye Park’ta.

Evime bitişik AVM’de komşularımla kafede buluştuğumuzda onların da hiç seçim konuşmadığını gördüm. Onlarda da aynı heyecansızlık var.

Daha dün akşam arkadaşlarımla bu konuyu Beşiktaş’ta buluştuğumuz bir mekanda ben açtım. Acaba sadece biz mi heyecan duymuyoruz seçimden, yoksa bu yaygın bir duygu mu diye açıkça sordum. Dediğim gibi birçok farklı semtte oturan arkadaşların hepsi kendi yaşadıkları bölgede de durumun böyle olduğunu, hatta geçen seçimde sandık gözlemcisi olarak çalışan insanların bile bir hareketlilik göstermediğini, ortada hiçbir beklenti ve heyecan bulunmadığını söyledi.

Siyasetten müthiş yoğun bıkkınlık var memlekette. Bunu umarım etrafta dolaşarak vaatler sıralayan siyasiler de  görüyorlardır ve umarım bunu değiştirmek için ellerinde bir oyun planı vardır.

Bu durumdan ciddi siyasi  çıkarımlar yapmak hem bana uymaz hem de yapmak pek istediğim bir şey değil. Ama şurası net ki bu ülke insanındaki  siyasetten bu bıkkınlık, bu umursamazlık umutları boşa çıkaran CHP ve İyi Parti tarafından yaratıldı. Bu durumun sonuçta arkadaşlarımın çoğunluğunun yıllardır oy verdiği, hatta aileden bile öyle gördüğü muhalif partilere yaramayacağı ortadayken dahi o çevrelerdekilerin bunu umursamıyormuş gibi davranmasının sonucunun uzun dönemde pek hoş olmayacağını görmek için büyük bir siyaset dehası olmaya gerek yok. Genelde siyaset yerine trendleri, society dedikodularını konuşmayı tercih eden ben bile bunu görüyorsam bazı siyasilerin bu durum ortada hiç yokmuş gibi davranmasını anlamak mümkün değil.

Madem bir defa girdim meseleye bari devam da edeyim. Ankara’yı  İzmir’i bilmem am bu ruh hali yüzünden Istanbul’da galiba Ekrem İmamoğlu kaybedecek gibi geliyor bana. Ona oy vermeleri kesin olan insanlar seçimde sandığa gidecek mi bence o da şüpheli.