Türkiye bir bilge siyaset adamını daha yitirdi… Hüsamettin Cindoruk biz eski Demokrat Partisi ve Adalet Partisine gönül verenlerin, Türkiye’de 1980 darbesi sonrası Kenan Evren ve Turgut Özal’a rağmen demokrasi mücadelesi veren ağabeyi idi. Süleyman Demirel’in yakın çalışma arkadaşları arasındaydı.
Türkiye’yi darbeden sonra gölgelerden yönetmeye çalışanların, Demirel’in önünü kesmek için sinsi planların bozulmasında rol alan aktörlerden biriydi.
Askerler önce Demirel’in kurdurduğu Büyük Türkiye Partisinin önünü kestiler sonrada partinin 1983 seçimlerine katılmasını önlediler. O arada da Demirel, Cindoruk ve arkadaşlarını Zincirbozan’da sürgüne gönderdiler. Zincirbozan’a giderken Demirel arabada İsmet Sezgin ve Necmettin Cevheri’ye Doğru Yol Partisinin hemen kurulması talimatını verdi. Sürgün dönüşü Demirel demokrasi mücadelesine hız verdi. Askerler DYP’nin önünü kesmek için de büyük çaba gösterdiler.
Hatta Odalar Birliğinin popüler lideri Mehmet Yazar’ı DYP’nin başına getirmeye kalktılar. O sırada Demirel partinin başına geçireceği emanetçi arıyordu… Önce Ekrem Ceyhun’un adı geçti ama Demirel onu yanında istediği için Ekrem Bey olmadı. Demirel’e kardeşi Şevket Demirel teklif edildi. Şevket bey Isparta il başkanıydı ve büyük bir iş adamı idi. Demirel “Demokratik devlet yönetimi babadan oğula geçen bir idare değildir halka hanedan görüntüsü verir, biz bunu halkımıza anlatamayız” deyip bu teklifi de geri çevirdi. Sonunda DYP İstanbul il başkanı Cindoruk’ta karar kılındı.
Atatürk spor salonunda dev bir kongre yapıldı ve “Demirel nerede biz oradayız” sloganları ile inleyen salonda Cindoruk Yazar’ı ezip geçti ve DYP genel başkanı oldu… Cindoruk Demirel ve arkadaşlarına 1982 anayasası ile getirilen yasakları kaldırmak için verilen mücadelede Cavit Çağlar, Recep Özel, Nazif Kocayusufpaşaoğlu, Erman Yerdelen, Muammer Yaşar Bostancı ve Nazlı Ilıcak gibi nice sessiz kahramanların çabalarına büyük katkılarda bulundu ve yasakların kalkması için 1987 referandumunu zorladı. Demokrasi mücadelesi veren bizlere ağabeylik etti. Yasaklar 1987 referandumu ile kalktı ama Özal’ın baskın genel seçimi DYP’yi tam hazırlanmadan yakaladı ve Demirel yeniden meclise döndü ama Cindoruk ile birlikte ancak muhalefet sıralarında yer alabildi.
Cindoruk 1990lı yıllarda Demirel’in yanında yer aldı ve 1991’de Demirel Erdal İnönü ile kurduğu koalisyon hükumeti göreve geldikten sonra Meclis başkanı oldu. O yıllarda askerlerin baskısı ve aşırı milliyetçilerin desteği ile Leyla Zana gibi Kürt kökenli milletvekiller Meclisten karga tulumba atılırken direniş göstermeye çalıştı ama başaramadı…
Yassıada davalarında biricik Menderesimizin avukatı olarak görev yaptığı söylenir ama doğru değil. Cindoruk o zor zamanlarda Yassıada’ya düşen Demokrat Parti milletvekillerinin avukatlığını yapmıştır.
Hep denge adamı, akil adam olarak siyasete hizmet etti ve Cenab-ı Allaha kavuştu. Allah rahmet etsin mekanı cennet olsun.
