Cumhurbaşkanımız Birleşmiş Milletler genel kurulunda “dünya beşten büyük” diye konuşunca amma hava atmıştık. Sonunda birisi çıkıp dünyada adil bir yeni düzen kurulması gerektiğini söyleyebilmişti…
Ama ABD Başkanı Donald Trump yeniden başkan seçildiği günden beri bizlere dünyanın kaç bucak olduğunu, kimin dünyanın patronu olduğunu burunlarımızı sürterek gösteriyor…
Seçilir seçilmez Kanada’yı ABD’ye yeni bir eyalet olarak katmak istediğini söylediği zaman bunu lafın gelişi söylüyor sanmıştık. Meğerse Trump çok ciddiymiş ve Kanada’yı istiyormuş… Tam bunun şokunu atlatırken Panama’yı ve Grönland’ı da istemesin mi?
O arada Trump’ın Cumhurbaşkanımızı takdir ettiğini, “her dediğimi yapar” dediğini de duyduk. Hatta Cumhurbaşkanımızın seçim hileleri konusunda aşina olduğunu da Trump’tan öğrendik… “Bir telefonumla rahibi hapisten çıkarıp bize gönderdi” diye böbürlendiğini de duyduk. Yani dünyanın kaderinin Trump’ın iki dudağının arasında olduğu dönemde bizim Cumhurbaşkanımıza sıcak bakması biraz olsun kalplerimize su serpiyor…
Ama tabii ki çok dikkatli olmamız ve öyle kolay kolay Trump’a karşı gardımızı düşürmememiz gerekiyor. Yarın ne yapacağı belli olmaz…
Mesela Ermenistan-Azerbeycan liderlerini toplayıp koridor anlaşması yapması ve burnumuzun dibindeki koridorun ABD tarafından işletilmesi ve de bizim bu işten çırak çıkmamız Trump’ın istediği zaman neler yapabileceğini gösteriyor…
Bu arada şunu da öğrendik: Trump kafasına bir şey koydu mu onu mutlaka yapar… Venezuela’yı kafasına taktı ve gereğini yaptı… Maduro ve eşini koca bir Venezuela güvenlik sisteminin burnu dibinde paketleyip New York’a götürdü… Venezuelayı yönettiğini söylüyor. Venezuela petrolü ve altın madenlerine el koydu.
Şimdi Maduro’yu konuşturacaklar ve dünya ülkeleri ile olan ilişkilerini, bütün kirli işleri öğrenecekler. Hatta Maduro’nun Türkiye ile olan hassas ilişkilerini de anlayacaklar… Bu bilgileri ABD ilerde nasıl kullanacak bilinmez…
Maduro ve Venezuela olayı dünyaya güçlünün kuralları koyduğu ve adil olmayan dev bir düzeni nasıl dayattığını gösterdi.
Yani bırakın Birleşmiş Milletlerde yeni bir adil düzen getirmek olanı da kaybediyoruz. BM Güvenlik Konseyinin vetoları bile artık büyük bir şaka… Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa’nın vetoları bile hava civa. “Ben yaptım oldu çünkü ben Trump’ım” düzeni dünya’yı temellerinden sarsıyor ve herkes şaşkın.
Trump şu anda İran’ı alabora etme planını uyguluyor ve Türkiye bunu endişe ile izliyor. Trump Grönland’ı alabora etme planını uygulamaya koyması için Pentagon yetkililerine talimat vermiş, Amerikalı generaller bile şaşkın… NATO ve Danimarka da şaşkın.
Bu yılki NATO zirvesi Ankara’da olacak… Bu şartlarda zirve nasıl yapılacak? Bu yılki BM Genel Kurulu ne gibi olaylara sahne olacak?
ABD, beşten de büyük, dünya birden çok küçük ve Trump herkesten büyük… Al sana yeni dünya düzeni.
