Efendim, konumuz malum: Azgın Teke Sendromu.

Uşak Belediye’sinde düzenlenen yolsuzluk operasyonu 60 yaşlarındaki evli ve üç çocuklu Belediye Başkanının lüks bir otel odasında kendinden 36 yaş küçük sevgilisiyle yakalanmasıyla bambaşka bir hal aldı. Üstelik başka 3 genç sevgili daha ortaya çıktı.

Anlaşılan sayın başkan da hani şu saçları dökülürken hayata tutunma çabasını spor araba koltuğunda ya da kendisinden 20 yaş küçük bir sevgilinin kolunda arayan o kadim figürlerden biri. Ama biz yargılamayalım. Nede olsa toplumumuzda yaşlanan kadın “anneanne” kategorisine hızla itilirken, şakakları kırlaşmış erkek “tecrübeli ve karizmatik” olarak etiketleniyor.

Aslında her şey hormonların bir oyunu. Erkeklerde 40 yaşından sonra testosteron her yıl yaklaşık %1 oranında azalıyor. Vücut “Elden gidiyor mu?” paniğine kapıldığında, beyin bazen bu düşüşü bir “son çağrı” olarak algılıyor.

Bir de buna “ölümlülük kaygısı” ekleniyor. Bu travmayı atlatmanın en kolay yolu, kendisini hâlâ genç ve arzulanır hissettirecek bir aynaya (genç bir partner) bakmak.

Michigan Üniversitesi’nin 65-80 yaş grubu ile yaptığı araştırmada erkeklerin yarısı (%50) seksle aşırı veya çok ilgili olduklarını bildirirken, kadınlarda bu oran sadece %12 idi.

Bu durumda çalışmaya katılan erkeklerin yaklaşık beşte birinin son iki yılda cinsel işlevlerini iyileştirmek için ilaç veya takviye kullandıklarını bildirmelerine şaşırmamak lazım.

Bana sorarsanız cinsellikle ilgili konularda yapılan anket çalışmaları hiç bir zaman tüm gerçeği yansıtmıyor. Bence katılımcı erkeklerin yüzde 90’ı en az bir kere bir takviye denemesi yapmıştır.

Ancak bu sene başlarında Estonya’daki Tartu Üniversitesi’nden bir araştırma ekibi öyle bulgularla geldi ki erkekler için “ununu elemiş, dede olmuş” bilgisi artık tamamen silindi.

67.000’den fazla yetişkinin (20–84 yaş arası) verilerinin incelendiği büyük bir çalışmaya göre, erkeklerde cinsel istek gençlikte değil, orta yaşta zirve yapıyor. 60’lı yaşlarda bile, 20’li yaşlardaki seviyeye yakın olabiliyor.

Yani özetle: Erkeklerin libido grafiği düşündüğümüz gibi erken zirve yapıp hızla düşmüyor, daha geç zirve yapıp daha yavaş azalıyor.

Zaten eskiden “azgın teke” dediğimizde aklımıza sadece mavi haplar gelirdi. Ama artık devir değişti! Yeni nesil testosteron jelleri ve replasman tedavileri, biyolojik saati geri döndürmeye çalışıyor.

Ama esas sürpriz başka. Modern tıp, artık bu beylerin sadece performansını değil, “ambalajını” da yeniliyor. Son dönemin popüler zayıflama ilacı Ozempic, orta yaşlı beylerin göbeğini eritip onları tekrar “fit” birer genç adama dönüştürme vaadi taşıyor. Kilo veren, insülin direnci düzelen beyefendi, kendini podyumda yürür gibi hissediyor.

Teknoloji ve tıp el ele verince, beyler de spor salonlarından, estetik cerrahlardan ve flört uygulamalarından çıkmıyor.

“Azgın Teke” olmak modern tıbbın sunduğu bir “ikinci şans” paketi.

Peki, bu beyler neden kendi akranlarıyla şık bir restoranda şarap yudumlamak yerine, yüksek sesli müzik çalan mekanlarda 15-20 yaş küçüklerin “TikTok” dünyasına girmeye çalışıyor?

Erkek beyninin ilkel lobu hala mağara devrinde yaşıyor. Evrimsel psikolojiye göre, erkek “üreme potansiyeli” yüksek olanı (yani genç olanı) aramaya programlı. Adam 60 yaşına gelmiş olsa da, bilinçaltı ona hala “Genç genler, taze başlangıçlar!”diye bağırıyor. Tabii o esnada bel fıtığı “Dur yapma!” dese de libido kulaklarını tıkıyor.

Kendi yaşındaki bir kadın, erkeğin o meşhur “orta yaş krizini” yemiyor. Deneyimli kadın, erkeğin zaaflarını biliyor, hatalarını yüzüne çarpıyor ve onun o bayatlamış esprilerine sadece nezaketen gülüyor.

Oysa genç bir kadın için bu adam; “tecrübeli, bilge ve (genellikle) cüzdanı kabarık” bir figür. Erkek, genç sevgilisinin gözlerindeki o hayranlık dolu bakışlarda kendi yaşlılığını unutuyor.

Yani mesele kadının gençliği değil, erkeğin o kadının gözünde kendini “genç” görmesi. Sanırım yaşlı erkekler, genç partnerlerinden “enerji” emdiklerine inanıyor. Onların dünyasına girerek yaşlanma sürecini durdurabileceklerini sanıyorlar.

Daha genç kuşağın bitmek bilmeyen enerjisi, bizim “teke” için bir nevi doğal Ozempic etkisi; onu dinç tutuyor (ya da öyle hissettiriyor).

Bir de “Hala Maçın İçindeyim” durumu var tabii. Erkekler arasında genç bir sevgili, bazen son model bir spor arabadan daha büyük bir statü sembolü. Akranlarına “Ben hala emekli olmadım, ligde kalmaya devam ediyorum” mesajı vermenin en kestirme yolu, koluna taktığı o “gençlik madalyası”. Aslında genç kadınlara takılmak, bir yaşama tutunma çabası.

Ama unutmamak gerekir ki; kuşak farkı dediğimiz o uçurum, bir noktada ne Ozempic ile kapanır ne de hormon takviyesiyle. Çünkü sonunda adam yorgunluktan erkenden uyuyakalırken, kız arkadaşı whatsappta genç sevgilisi ile ertesi günü planlıyor olacaktır.

Doğa kanunları gibi insana özgü kanunlar da her zaman son sözü söyler!